TMK 369 uyarınca çocuk istismarı ve hürriyetten yoksun bırakma fiilleri nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, zararı öğrenme ve zamanaşımı süresi başlangıcına ilişkin itirazın Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacılar, çocuklarının cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakılma eylemlerine maruz kalması üzerine, eylemleri gerçekleştiren çocukların velileri olan davalılardan Türk Medeni Kanununun 369. maddesi gereği kusursuz sorumluluk esasına dayanarak manevi tazminat talep etmişler; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesi, ceza davasının kesinleşmesiyle zararın öğrenilmiş sayılması ve aile başkanının sorumluluğunda uzamış ceza zamanaşımının uygulanamaması gerekçeleriyle, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davayı reddetmiş ve bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1471 E., 2025/1841 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. Aile MahkemesiSAYISI : 2023/321 E., 2025/145 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkilleri ... ve ...'in müşterek çocukları olan ... ... ve ...'a, davalıların çocukları olan ... ve ... tarafından cinsel istismarda bulunulduğunu, çocuğa yönelik birlikte ve cebir kullanmak suretiyle nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını değişik zamanlarda birden fazla kez işlemesi nedeniyle mahkumiyetlerine karar verildiğini, davalıların 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4271 sayılı Kanun) 369. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek; her bir davalıdan ayrı ayrı olmak üzere müvekkillerinden ... ... için 250.000,00 TL, ... için 250.000,00 TL, müvekkili ... için her bir çocuğuna yönelik gerçekleştirilen eylem yönünden her bir davalıdan ayrı ayrı 100.000,00 TL, ... için her bir çocuğuna yönelik gerçekleştirilen eylem yönünden her bir davalıdan ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalılar ... ve ... vekili; davacıların tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ceza zamanaşımı süresinin aile başkanının sorumluluğunda uygulanmayacağını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ceza davasının derdest olması nedeniyle bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu fiillerin müvekkillerinin çocukları tarafından işlenmediğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ... ve ...'in müşterek çocukları olan ... ... ve ...'un, davadışı ... ve ... tarafından gerçekleştirilen nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarına maruz bırakıldıkları, en son olayın 04.04.2016 tarihinde gerçekleştiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının 12.11.2019 tarihinde kesinleştiği, nitelikli cinsel istismar suçu ile ilgili yargılamanın devam ettiği, eldeki davanın ise 13.04.2022 tarihinde açıldığı, ev başkanının sorumluluğunda uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı, olay tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi dolmamış ise de davacılar ... ve ...'in ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada katılan sıfatı ile yer aldıkları, müşterek çocukları ... ve ... ...'nın da mağdur olarak yer aldıkları, dolayısıyla zararı, fiili ve faili ilgili ceza davası dosyası kapsamında bilebilecek durumda oldukları, kaldı ki anılan ceza davasında müşterek çocuklarına yönelik işlendiği kabul edilen ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının 12.11.2019 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle; davanın zamanışımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davadaki talebin manevi zarara ilişkin olduğu, gelişen bir zarar sözkonusu olmadığı, maddi zarardaki gibi maluliyetinin raporla öğrenilmesi veya tedavinin sona ermesi gibi öğrenmeye ilişkin ektenlere bağlı bulunmadığı, davacılar ... ve ...'in ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada katılan sıfatıyla, müşterek çocukları ... ve ... ...'nın da mağdur olarak yer aldıkları, dolayısıyla zararı, fiili ve faili ilgili ceza davası sebebiyle öğrendikleri, kaldı ki anılan ceza davasında müşterek çocuklarına yönelik işlendiği kabul edilen ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının 12.11.2019 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, davanın iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, Mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; gerekçenin hatalı ve eksik değerlendirmeler içerdiğini, davalıların çocuklarını başı boş bıraktıklarını, herhangi bir araştırma yapılmadığını, haksız fiilde genel zamanaşımı süresinin on yıl olduğunu, iki yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 369. maddesi uyarınca ev başkanının sorumluluğu esasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, ev başkanı olan davalılar haksız fiilin faili olmadıklarından haklarında ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacak olması, davacıların zararı, fiili ve faili ilgili ceza davası sebebiyle öğrenmelerinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının 12.11.2019 tarihinde kesinleşmesine, davanın zararın fiilin ve faillerinin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığının anlaşılmasına göre, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Temyiz eden davacılar adli yardım kararı almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.