Sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanan trafik kazası sonrası rücu talebiyle açtığı itirazın iptali davasında zaman aşımı ve sürücü ehliyeti tartışması.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı olan davalı şirketin aracıyla karışılan ve sürücünün ağır kusurlu olduğu ile yetersiz ehliyete sahip olduğu gerekçesiyle üçüncü kişilere ödediği tazminattan doğan rücu alacağının tahsili için başlattığı icra takiplerine yapılan itirazların iptalini ve takiplerin devamını talep ederken, davalı taraf ise davanın zamanaşımına uğradığını, kaza oluşumunda sürücüsünün kusurlu olmadığını, ehliyetinin yeterli olduğunu ve sigorta şirketinin rücu talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/471 Esas
KARAR NO : 2026/400
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2025
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalı ... Şirketi'ne ait ... plakalı araç sürücüsü 08.08.2022 tarihinde asli kusuruyla çok araçlı trafik kazasına sebep olmuş olup işbu trafik kazasına nedeniyle oluşan maddi hasarlar için müvekkil şirket 170.934,66 TL tazminat ödediğini, sigortalı davalı ... Şirketi'ne ait ... plakalı aracın kazada asli kusurlu olduğu kaza tespit tutanağında belirtildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın, sigortacının sigortalısına rücu hakkını düzenleyen B4 hükmü uyarınca, söz konusu kazada yetersiz ehliyet ile kullanan, davalı sigortalıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olması ve ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan araç sürücüsünün davalıya ait araçta işleten konumunda bulunması dolayısıyla Genel Şartlar B4 hükmünde şartların gerçekleşmesine neden olması sebebiyle, müvekkil şirketin sigortalısına rücu hakkı söz konusu olduğunu, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi 2023/... E.- .... İcra Dairesi 2023/... E. - .... İcra Dairesi 2023/... E. ve .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyaları ile aynı kazadan ötürü başlatılan icra takiplerine kötü niyetle itiraz edildiğini belirterek; davalının tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile davalı borçlunun .... İcra Dairesi 2023/... E., .... İcra Dairesi 2023/... E., .... İcra Dairesi 2023/... E. ve .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyalarına ilişkin itirazlarının iptali ve icra takiplerinin devamına, davalı borçlunun takiplere haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının 08/08/2022 tarihinde meydana geldiğini, müteakibende davacı şirket üçüncü kişilere ödeme yaptığını beyan ve iddia ettiğini, trafik kazasından ve yapıldığı iddia edilen ödemelerden itibaren iki yıldan fazla bir süre geçtiğini, bu konudaki zaman aşımı süresinin iki yıl olduğunu, bu dunumda davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını davanın öncelikle bu açıdan reddine, yasa gereğince icra takibine yapılan itirazın iptali ile ilgili davanın bir yıl içinde açılması gerektiğini, dava konusu takiplere itirazdan itibaren dava tarihine kadar bir yıldan çok fazla sürenin geçtiğini, bu durumda davacının itirazın iptali davası açmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin olay tarihinde sahibi olduğu ... Plaka Sayılı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını davacı Sigorta şirketine yaptırdığını, davacı sigorta şirketi, bu sigorta sözleşmesiyle, müvekkilinin aracının karıştığı Trafik Kazasında üçüncü şahısların maddi zararlarını karşılamakla yükümlü olduğun, davacı şirketin üçüncü şahıslara ödediğini beyan ve iddia ettiği tazminatları müvekkili şirketten rücuen talebe hakkı bulunmadığını, öncelikle müvekkilinin söz konusu trafik kazasının oluşmasında kusuru ağır kusuru bulunmadığını, olay günü, müvekkilinin trafik ışıklarına gelmeden fren yapmış, ancak, yerde bulunan kimyasal madde nedeniyle araç kaymış ve kaza meydana geldiğini, öndeki araçların çok yakın mesafelerle durmaları nedeniyle birbirleriyle temasları olduğunu, müvekkilinin aracının ve diğer araçların birbirine dokunmaları önemli hasarlar oluşturmadığını, hatta en öndeki aracın kendi aracında bir hasar olmadığını, beyanla olay yerinden ayrıldığını, davacının müvekkili şirketin aracını kullanan sürücüsünün yetersiz ehliyet ile aracı kullandığı, beyan ve iddiasının asılsız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin aracını kullanan ... 1987 yılından beri B sınıfı ehliyet sahibi olduğunu, ...'nin sahibi olduğu Ehliyet ve Meslekte Yeterlilik Belgesi, dava konusu trafik kazasında kullandığı minibüsü kullanması içen yeterli belge olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler ile, Davanın, öncelikle, yukarıda A. ve B. Maddelerinde açıkladığımız gibi, davanın, takiplere itirazdan itibaren bir yıllık sürede açılmamış olması ve zamanaşımı açılarından reddine, haksız ve yersiz davanın esas açısından reddine, davacının % 20 inkar tazminatı talebinin reddine, davacının haksız ve yasaya aykırı ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın haksız ve kötüniyetle açılması nedeniyle %20 oranında inkar tazminatının davacıdan alınarak, müvekkilime ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Dairesi 2023/... E. .... İcra Dairesi 2023/... E. .... İcra Dairesi 2023/... E. .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi' ne müzekkere yazılarak ..., ... ve ... plakalı araçların tramer kayıtlarının celp edilerek incelenmiştir.
..., ... ve ... plakalı araçların trafik sicil kayıtları UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınarak incelenmiştir.
Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak aracı kullanan kişinin ehliyetinin veriliş tarihinin Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Mahkememizin 06/01/2026 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereğince, dosyanın mahkememizce resen seçilecek; Adli Trafik, Sigorta ve Makine Mühendisi alanında uzman bilirkişilere tevdine, karar verilmiş olup,
Bilirkişilerin 18/03/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"... plaka sayılı araç sürüsü olduğu,
... plaka sayılı araç sürücüsü ...: Kusursuz (940) olduğu,
... plaka sayılı araç si ...: Kusursuz (940) olduğu,
... plaka sayılı araç sürücüsü ...: Kusursuz (940) olduğu,
... plaka sayılı araçta 76.686,68 TL onarım masrafının olduğu,
... plaka sayılı araçta 30.000,00 TL onarım masrafının olduğu,
Davalı şirkete ait aracı kullanana dava dışı sürücünün yetersiz ehliyet ehliyete sahip olduğu tespit edilemediğinden davacı yönünden rücu şartlarının oluşmadığı," yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, davacı ve davalı vekillerinin rapora karşı beyan dilekçelerini sundukları görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Dairesi' nin 2023/... esas sayılı ve .... İcra Dairesi 2023/... E. .... İcra Dairesi 2023/... E. .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyalarına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde kusur oranları ve rücu şartları bakımından dosya alanında uzman bilirkişiye gönderilmiş olup, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile davacının rücu hakkı olup olmadığı trafik kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler incelenerek değerlendirildiği, araç sahibinin hem kaza tespit tutanağı ile ehliyetinin var olduğu anlaşıldığı hem de yapılan kayıt incelemelerinde ehliyetin var olduğu tespit edildiğinden rücu şartlarının oluşmadığı kanaatine mahkememizce ulaşıldığından davanın reddi kararı verilerek, kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığı anlaşıldığından kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 2.724,79 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 1.992,79 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.300,00.-TL arabuluculuk ücretinin Davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır