Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin cari hesap veya ticari kredi sözleşmesi kaynaklı fatura alacağı davasında icra takibine itirazın iptaline yönelik kararını inceleyen istinaf hükmü.
Özet: Bu hukuki evrak, bir faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davayı ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmesi üzerine hem davacı hem de davalı vekilinin istinaf başvurularını değerlendirmektedir; belge, icra takibine konu faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmemesi durumunda faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağına dair Türk Ticaret Kanununun 21/2 maddesindeki karineye ve faturanın ispat gücüne vurgu yaparak, tarafların ticari defterler, kötü niyet iddiaları ve bilirkişi raporu gibi argümanlarını incelemektedir.

T.C.

G A Z İ A N T E P
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
3. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Esas No : ..
Karar No : .
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :..
NUMARASI :..
DAVACI : ..
VEKİLİ : ..
DAVALI : ..
VEKİLİ : Av. .
DAVANIN KONUSU : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARARININ
TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından süresinde verilen dilekçeler ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan.. tarihli .. TL bedelli faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu, davalının fatura borcunu ödememesi nedeniyle müvekkili tarafından .. İcra Müdürlüğü'nün .. sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini, icra takibine konu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafça faturaya ilişkin BA formunun düzenlendiğini, 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca davalı tarafça yasal süresi içinde takibe konu faturaya itiraz edilmediğini belirterek, davalının... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasına itirazının iptaline, davalının haksız itirazları nedeniyle dava değerinin ..sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takip dosyasına konu faturanın davacı tarafça tek taraflı olarak keşide edildiğini, davacı ve davalı şirketlerin muhasebe işlemlerinin dava dışı serbest muhasebeci ve mali müşavir tarafından gerçekleştirildiğini, ticari defter ve kayıtların dava dışı muhasebeci tarafından davacı şirket lehine davalı şirket aleyhine tutulduğunu,..Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..D.İş sayılı dosyasından yaptırılan tespitte alınan bilirkişi raporunda müvekkiline ait ... ve .. yılı ticari defterlerinin dava dışı.. tarafından davacı şirkete teslim edildiğinin tespit edildiğini, icra takibine konu faturanın ticari defterlerin davacı şirket elinde olduğu bir sırada kötü niyetle tanzim edildiğini, faturanın davalı taraf iradesi hilafı tanzim edildiğini, BA bildiriminin iradesi dışında yapıldığını, faturanın tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, davacı tarafça fatura konusunun yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ''...ispatlanamayan davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine
...'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut tüm belgelerin incelenmediğini, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, takibe konu faturanın vergi dairesi kayıtlarında mevcut olduğunu, tarafların ticari defterlerinde de kayıtlı olduğunu, faturanın şirket çalışanı ve temsilcisine teslim edildiğini, davalının haksız olarak takibe itirazda bulunduğunu, alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C.Değerlendirme ve Sonuç
1. Dava, eser sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ...Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkar ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
3. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.
4. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir..
5. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya .. aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
6. Yukarıda yapılan açıklamalara, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usuli işlemlerin kanuna uygun şekilde yapılarak, aşamalarda ileri sürülen iddia ve cevapların sergilenip, hükme esas alınan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE.
2. Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4. İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
5. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6. Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine dair,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
H.D.