Danıştay 8. Dairede milli park içindeki Orhan Büyükalp Tünelinde GSM baz istasyonu söküm işleminin iptali ve kamu yararı değerlendirmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bir telekomünikasyon şirketi, milli park alanındaki tünel girişinde bulunan GSM baz istasyonunun kaldırılmasına ilişkin bakanlık işlemini iptal ettirmek üzere dava açmış; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak, tünel uzunluğu ve kesintisiz haberleşme zorunluluğu nedeniyle baz istasyonunun yasal olarak gerekli olduğunu, kaldırılmasının kamu yararını zedeleyeceğini ve mevcut bir sözleşmeyle uzun süredir faaliyette bulunduğunu belirterek bakanlık işlemini iptal etmesi üzerine, bakanlık kararı temyiz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2021/1719Karar No : 2025/5563 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Telekominikasyon A. Ş.VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Antalya ile Kemer ilçesi arasında bulunan Orhan Büyükalp Tüneli girişindeki davacı şirkete ait GSM baz istasyonu ve müştemilatlarının 10 gün içinde kaldırılmasına ilişkin ... gün ve ... sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6. Bölge Müdürlüğü Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Antalya ile Kemer ilçesi arasındaki Orhan Büyükalp Tüneli girişinde bulunan GSM baz istasyonu ve enerji nakil hattı tesisinin milli park sahası içerisinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olup olmadığının tespiti amacıyla Mahkemece 05/07/2018 tarihli kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine 26/10/2018 tarihinde icra edilen keşif ve bilirkişi incelemesine müteakiben düzenlenen ve 25/12/2018 kayıt tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava konusu işlemin Heyetimizce incelenebilmesi için gerekli olan ve davacı şirket tarafından sunulan rapor Heyetimizce değerlendirmeye esas olabilecek teknik nitelikte görülmemesi üzerine rapora konu edilmemekle beraber ... İdare Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasının gerek konum, gerekse teknik içerik olarak aynı nitelikte olduğu ve anılan dosyada da aynı heyet görevlendirildiğinden söz konusu dava dosyası çerçevesinde yapılan keşifteki ölçümlerin iş bu dosyada da esas alındığı, bu konuda BTK tarafından belirlenen kritik tünel uzunluğu kıstası ve yasal mevzuata göre [5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayımlanan “Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik”] tünel uygulamalarında tünel uzunluğunun 1000 m.’yi aşması halinde baz istasyonu kurulmasının zorunlu olduğu, aksi halde kurulmasının zorunlu olmadığı, davaya konu mahalde yan yana iki ayrı tünel olduğu ve birinin uzunluğunun 1100 m., diğerinin ise 965 m. olduğu, bu tür durumlarda iki tünelin uzunluğunun ortalamasının alınmasının genel temayül olduğu, iki tünel uzunluklarının ortalamaları da 1032.5 m olduğundan yasal olarak ilgili yere GSM istasyonu kurulması zorunluluğunun söz konusu olduğu, ancak ACİL kodlu sinyallerin hangi hizmet sunucu olursa olsun orada halihazırda mevcut sinyalin operatörü tarafından taşınması zorunlu hale getirildiği ve dava konusu mevcut tünellerde bir başka operatör (Turkcell), hem de Davalı tarafın da bizzat onayı üzerine verilen izinle, baz istasyonu zaten işletildiğinden kamu yararı açısından her hangi bir sorun bulunmadığı, diğer yandan davacı şirketin raporunda da yer alan grafikte de görüldüğü üzere sinyalin mevcut olduğu ve kesildiği durumlarda tünel boyunca yapılan ölçümleri temsil eden renklerin kıyaslanmasından da kolaylıkla fark edilebileceği üzere ilgili GSM ve müştemilatının sökülmesinin davacı taraf müşterilerinin kesintisiz ve kaliteli haberleşme ihtiyacının karşılanması yönünden sorun yaratacağının kesin olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu yönüyle de dava konusu mahaldeki diğer bir GSM firmasının izin almış olduğunun göz önüne alınması gerektiği "görüş ve kanaatine yer verildiği, bilirkişi raporuna karşı taraflarca yapılan itirazların bilirkişi raporunu kusurlandırıcı nitelikte görülmediğinden bilirkişi raporunda yer alan görüş ve kanaatler Mahkemece hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, Antalya ile Kemer İlçesi arasındaki Orhan Büyükalp Tüneli girişinde bulunan davacı şirkete ait GSM baz istasyonu ve enerji nakil hattı tesisinin milli park sahası içerisinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan keşif neticesinde Mahkeme kayıtlarına sunulan bilirkişi raporunda dava konusu mahalde izin almak suretiyle hizmet veren GSM firmasının bulunduğu ve acil sinyal kodları için mevcut operatörlerle de iletişimin sağlanacağı belirtilmişse de; dava dosyasının bir bütün halinde incelenmesinden; Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü ile davacı şirket arasında 18/08/2011 tarihinde düzenlenen sözleşme gereğince kurulan baz istasyonunun kurulumunun uzun zaman önce tamamlandığı, faaliyetine devam ettiği ve 18/08/2022 tarihine kadar kullanım süresi bulunduğu anlaşıldığından, davalı idare tarafından tesis edilen dava konusu işlemin salt Kanun hükmü uyarınca davacı şirketin izninin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu mahaldeki GSM ve müştemilatının sökülmesinin kamu yararına uygunluk niteliğini sağlamayacağı gibi ''idarenin bütünlüğü'' ve ''hukuki güvenlik'' ilkelerini de sarsacağı; diğer yandan "kamu yararı"nın varlığı şartının yalnızca zaruret halleri için geçerli bir husus olmadığı, davacı şirkete ait GSM ve müştemilatının sökülmesinin davacı taraf müşterilerinin kesintisiz ve kaliteli haberleşme ihtiyacının karşılanması yönünden sorun yaratacağı dikkate alındığında; anılan operatörün GSM ve müştemilatları vasıtasıyla iletişim ve haberleşme sağlayan kişi/kişiler açısından da sağlıklı ve nitelikli haberleşmenin de kamu yararı niteliği kapsamında olduğu ve tünel uygulamalarında tünel uzunluğunun 1000 m.’yi aşması halinde baz istasyonu kurulmasının zorunlu olduğu değerlendirildiğinden bahisle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu alanın milli park olduğu, milli parklara ilişkin her türlü iş ve işlemleri yürütme yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne ait olduğu, tünel yapımı için Karayolları Genel Müdürlüğüne verilen iznin, kanunun cevaz vermediği bir usulle gerçek veya tüzel kişilere devredilmesinin hukuka uygun olmadığı, verilen izin çerçevesinde Karayolları Genel Müdürlüğünden alınan taahhüt senedinin 7. maddesinde, "izin sahası ve üzerindeki tesisler idarenin izni olmadan amacı dışında kullanılamaz, üçüncü kişi ve kuruluşlara devredilemez, işletmeye ve kiraya verilemez." hükmünün yer aldığı, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından davacı şirket ile protokol yapılmak suretiyle GSM Baz İstasyonu ve Enerji Nakil Hattı tesisi kurulmasına izin verilmesinin, kendisine karayolu tüneli yapımı maksadıyla verilen iznin amacı dışında kullanıldığını ortaya koyduğu, bu itibarla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle işlemin iptali yolunda karar veren İdare Mahkemesi kararında ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.