12. Ceza Dairesi tarafından, alkollü sürücünün bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya yol açtığı trafik kazası davasında verilen hükmün, kusur ve ceza itirazları çerçevesinde temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, alkollü olarak araç kullanarak bir kişinin ölümüne ve iki kişinin yaralanmasına sebep olan sanık hakkında taksirle öldürme suçundan verilen 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ve sürücü belgesinin geri alınması kararının, ilk derece mahkemesinden sonra istinaf incelemesinden de geçerek onanmasının ardından, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından yapılan temyiz başvuruları değerlendirilmektedir; başvurularda kazadaki kusur dağılımı, adli tıp raporunun yeterliliği, keşif talepleri, cezanın ağırlığı veya hafifliği ve sürücü belgesinin geri alınması gibi çeşitli hukuki ve maddi iddialar dile getirilmektedir.
12. Ceza Dairesi         2022/1058 E.  ,  2026/3607 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/891 E., 2020/1280 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince kurulan sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... /6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ilişkin 19.11.2019 tarihli hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularına dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda 17.11.2020 tarihli karar ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki vekâlet ücretine ve hükmün (1) numaralı bölümünde yer alan "kastın yoğunluğu" ibarelerine ilişkin hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 30.12.2021 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak ölene de kusur izafe edilmiş ise de bu hususun dosya içeriği ile örtüşmediğine, sanığa eylemine nazaran az ceza verildiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; keşif talepleri hakkında karar verilmeden ve keşif yapılmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesinin hatalı olduğuna, sadece kaza tespit tutanağı ve beyanlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmenin eksik olduğuna, park halinde bulununan kamyonun sürücüsünün kural ihlali olup olmadığının araştırılmadığına, Adli Tıp Kurumu raporunun eksik olduğuna, sanık yönünden kusur tayininin fazla olduğuna, olayda basit taksir halinin söz konusu olduğuna, sürücü belgesinin geri alınması kararının hukuka aykırı olduğuna, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan delillere göre 22.10.2016 tarihinde saat 00.30 sıralarında, sanık ...'ın, sevk ve idaresindeki otomobili ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında park halinde bulunan kamyonete arkadan çarpması sonucu mağdur ...'ın yüzünde sabit iz ve vücudunda orta derecede kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, katılan ...'un da yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda ağır derecede kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, ölen ...'ın ise yaklaşık bir yıla yakın tedavi görmesi sonrasında 18.10.2017 tarihinde öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 26.03.2018 tarihli raporuna göre Turan Can'ın ölümünün genel beden travmasına bağlı vertebra kırığı ile birlikte medula spinaliz hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği ve 22.10.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği, suç tarihli kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde sanık ...'ın araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği için kusurlu olduğunun belirtildiği, ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 11.04.2019 tarihli raporuna göre de kazanın meydana gelmesinde sanık ...'ın asli kusurlu, mağdur ..., katılan ... ve ölen ...'ın da alkollü olduklarını bildikleri kişinin aracına binerek can güvenliklerini tehlikeye atmak suretiyle alt düzeyde tali kusurlu oldukları, yolun sağında park halinde bulunan kamyonetin sürücüsünün ise kusurunun olmadığı kanaatinin bildirildiği, sanığın kaza sırasında 1.130 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, buna göre sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahalde gece vakti aydınlatmanın bulunduğu hafif eğimli bölünmüş yolda alkollü vaziyette seyrederken kaza mahalline geldiğinde aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, sevk ve idare hatasıyla aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında park halinde bulunan kamyonete arkadan çarpması sonucu iki kişinin yaralanmasına, bir kişinin de ölümüne sebebiyet verdiği kazada sanığın suçu bilinçli taksirle işlediğinin kabul edildiği, bu nedenle hükmedilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde düzenlenen bilinçli taksir gereğince artırım yoluna gidilerek, aynı Kanunun 53/6.maddesi gereğince sürücü belgesinin 3 ay süreliğine geri alınmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği, temel cezanın tayinindeki isabetsiz gerekçeye ve vekâlet ücretine ilişkin hukuka aykırılıkların ise düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2026 tarihinde karar verildi.