İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, bankanın ticari krediden kaynaklı alacağının kefilden tahsili için açtığı itirazın iptali davasında, imza ve hesap bilirkişisi raporlarının hükme esas alınarak uyuşmazlığın çözümü.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, banka, dava dışı bir şirketin kredi borçlarına kefil olan davalıdan ödenmeyen ticari kredilerin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep etmiş; davalının imza ve borç miktarına yönelik itirazlarına rağmen, Adli Tıp Kurumu raporu ile kefalet imzalarının davalıya ait olduğu, bilirkişi raporu ile de davalı kefilin sorumluluk limiti dahilinde bankanın talep edebileceği güncel alacak miktarının belirli olduğu tespit edilmiş ve mahkeme, tüm deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda ihtilafı çözüme kavuşturmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/743 KARAR NO : 2026/517DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : 20/10/2023KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu --- Şirketi ve davalı ------ arasında imzalanan 13.06.2016 tarihli (300.000 TL bedelli) ve 18.05.2018 tarihli (750.000 TL bedelli) Kredi Çerçeve Sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, alacağın tahsili için --- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin -----sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, takibin mükerrer olduğunu, 18.05.2018 tarihli 750.000 TL bedelli ikinci sözleşmedeki imzanın müvekkili -----ait olmadığını, sadece 300.000 TL limitli kefaletin geçerli olduğunu, davacı banka tarafından talep edilen asıl alacak, %57 temerrüt faizi ve diğer fer'ilerin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davanın İİK 67. Md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı banka ile dava dışı -----Arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının işbu sözleşmeleri kefil olarak imzaladığı, kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği anlaşılmakla; takip anında muaccel banka alacağının bulunup bulunmadığı, davalının kefaletinin geçerli olup olmadığı, kredi sözleşmelerinde yer alan imzaların davalıya ait olup olmadığı ve takip konusu alacağın miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosyanın imza incelemesi için ATK ya gönderilmesine, dava konusu ----. İle dava dışı -----. Arasında imzalanan kredi sözleşmesinde yer alan kefalet imzalarının davalıya ait olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiştir. ------ Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 03.12.2025 tarihli ATK Raporunda; inceleme konusu sözleşmelerdeki kefalet imzalarının davalı----- eli ürünü olduğu rapor edilmiştir. Dosyanın mahkememizce resen seçilecek HESAP BİLİRKİŞİSİNE bilirkişiye verilerek ön inceleme duruşmasında zapta geçen uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.Bilirkişi 17/04/2026 Tarihli raporunda; İnceleme için gerekli olan kat tarihlerini kapsayan hesap hareketleri, kredi kullandırım formları, Kredi Sözleşmelerinin tam imzalı dökümleri, ihtarname görüntüleri ve ilgili tebligat evrakları temin edilerek ilgili inceleme ve hesaplamalar tamamlanmış olup, davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak tutarı 454.146,93 TL olarak belirlenmiş, takip tarihi itibarıyle başlatmış olduğu icra takibine 716.060,30TL üzerinden devam edebileceği, davalı ------ müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak toplam sorumluluk limiti 1.050.000 TL olup; takip tarihi borcunun bu limitin altında kalması nedeniyle, tespit edilen borcun tamamından sorumlu olduğu, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar; asıl alacaklara icra takip talebindeki şartlar ve şimdiye dek uyguladıkları üzere yasal sınırlar doğrultusunda değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasının uygun olacağırapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin yeniden rapor aldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanmış, dosya uzman bankacı bilirkişiye tevdii edilerek düzenlenen denetime uygun olan ve mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak; bankaların bu tür takiplerde hesaplama şekline göre talepte bulunabileceği, bunu aşan taleplerin reddi gerektiği, bunun altında kalan talepler yönünden ise talep ile bağlılık ilkesi gereğince değerlendirilmesi yapılması gerektiği; Bu husus nazara alınarak mahkememizce inceleme yapılmış olup; Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar. Elbette, davalının bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilir, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehine değerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir. Ancak dosyamızda herhangi bir ödeme iddia edilmiş ya da ispatlanmış değildir. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ----. arasında 13.06.2016 tarihli (300.000 TL) ve 18.05.2018 tarihli (750.000 TL) “Kredi Çerçeve Sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafın 18.05.2018 tarihli sözleşmedeki imzaya itiraz etmesi üzerine dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği ve ----- Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 03.12.2025 tarihli ATK Raporunda; inceleme konusu sözleşmelerdeki kefalet imzalarının davalı---- eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda davalı---- müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yasal sorumluluk limiti toplam 1.050.000 TL olarak dikkate alınmıştır.Davacı banka ile dava dışı şirket arasında kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, bu nedenle mahkememiz görevli olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin görev itirazının esas hükümle birlikte İstinafa tabi olmak üzere reddine, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı nazara alınarak davalının hak düşürücü süre itirazının esas hükümle birlikte İstinafa tabi olmak üzere reddine, İnceleme için gerekli olan kat tarihlerini kapsayan hesap hareketleri, kredi kullandırım formları, Kredi Sözleşmelerinin tam imzalı dökümleri, ihtarname görüntüleri ve ilgili tebligat evrakları temin edilerek ilgili inceleme ve hesaplamalar tamamlanmış olup, davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak tutarı 454.146,93 TL olarak belirlenmiş, takip tarihi itibarıyle başlatmış olduğu icra takibine 716.060,30TL üzerinden devam edebileceği, davalı ----- müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak toplam sorumluluk limiti 1.050.000 TL olup; takip tarihi borcunun bu limitin altında kalması nedeniyle, tespit edilen borcun tamamından sorumlu olduğu, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar; asıl alacaklara icra takip talebindeki şartlar ve şimdiye dek uyguladıkları üzere yasal sınırlar doğrultusunda değişen oranlarda temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasının uygun olacağı tespit ve kabul edilmekle; davanın kabulü ile Davalının --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü --- Esas sayılı icra dosyasına Yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere: DAVANIN KABULÜNE; 1-Davalının ---Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra dosyasına Yaptığı itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına;2-Asıl alacak miktarının %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 48.914,08 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 12.228,52 TL harcın mahsubu ile toplam 36.685,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 113.409,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça yatırılmış 12.228,52 TL peşin harcın ve 269,85 TL başvurma harcının, 7.700,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti, 8.371,50 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 28.569,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.