İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası nedeniyle araç hasar, değer kaybı ve hak mahrumiyeti tazminatı talep edilen belirsiz alacak davasında kusur ve miktar ihtilafı.
Özet: Bu tazminat davasında, davacı müvekkil aracında trafik kazası sonucu meydana gelen hasar, değer kaybı ve hak mahrumiyeti bedellerini, karşı tarafın %100 kusurlu olduğu iddiasıyla talep etmiş, başlangıçta belirsiz alacak davası olarak açılan süreçte bilirkişi raporu sonrası değer kaybı talebini artırmıştır; davalılar ise davanın görevsiz mahkemede açıldığını, alacağın belirli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranını ve değer kaybı oluştuğunu reddederek, hasar geçmişi ve yüksek kilometreye dayanarak itiraz etmiş ve hak mahrumiyeti talebinin ispatlanması gerektiğini savunmuşlardır.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/301 Esas
KARAR NO :2026/543
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/04/2022
KARAR TARİHİ:24/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ...plakalı araç ile davalı ...'e ait ve ... yönetimindeki ... plakalı araç arasında 19.07.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre karşı tarafın %100 kusurlu bulunduğunu, kaza neticesinde müvekkil aracında hasar, değer kaybı ve hak mahrumiyet kaybı oluştuğunu, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2022/... bürosunda yürütülen 2022/... numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, zararın tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın müvekkil aracına arkadan çarptığının belirtildiğini, davalı sürücünün hız sınırını aşarak kusurlu hareket ettiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli ve 31269 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan .... sayılı kararları uyarınca reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, TBK 49/1 maddesi gereği davalı tarafın zararı gidermekle yükümlü olduğunu, dosyanın sürüncemede kalmaması adına bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkil aracındaki 100 TL tutarındaki hasar bedeli ile 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL hak mahrumiyet kaybı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, dava sonuçlanıncaya kadar davalı araç üzerine tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı asil tarafından sunulan 18.10.2024 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; 19.07.2020 tarihli trafik kazasına ilişkin 100,00-TL değer kaybı, 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL hak mahrumiyeti alacağı için dava ikame edildiğini, bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı alacağının %10 kusur tenzili neticesinde 7.200 TL olarak hesaplandığını, bu doğrultuda değer kaybı alacağının 4.405,34 TL artırılmasının zaruri olduğunu, toplam 300,00 TL tutarındaki talebin değer kaybı yönünden 4.505,34 TL artırıldığını, tamamlama harcının ikmal edildiğini, harç makbuzunun dilekçe ekinde sunulduğunu, talep artırımının kabul edildiğini, 4.505,34 TL bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAPLAR:
Davalı ... Servis Dan..Oto.Tur.San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklanan zarar taleplerine ilişkin olduğunu ve taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını belirterek davanın öncelikle görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini savunduğunu, davacının daha önce .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. sayılı dosyası ile aynı olaya ilişkin icra takibi başlattığını ve alacak miktarını belirleyebildiğini ifade ederek belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde eksik harcın davacıya tamamlattırılmasını talep ettiğini, 19/07/2020 tarihinde meydana gelen kazada müvekkiline ait ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlali yapmadığını ve kusur oranlarını kabul etmediklerini belirterek kaza tespit tutanağı ile olay yeri fotoğraflarının celbiyle yeniden kusur raporu alınmasını istediğini, davacının hasar bedeli ve değer kaybı taleplerinin ... A. Ş. nezdinde karşılanmış olabileceğini belirterek ilgili sigorta şirketine müzekkere yazılarak hasar dosyalarının ve ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ettiğini, davacıya ait ...plakalı aracın 7.02.2018,03.03.2018,08.01.2019,10.07.2019 ve 19.07.2020 tarihlerinde aynı bölgeden hasar kayıtları bulunduğunu ve 1.000.210 km yol katettiğini vurgulayarak değer kaybı oluşmadığını savunduğunu, hak mahrumiyeti talebinin soyut ve afaki olduğunu belirterek davacının 2020 yılı ticari defterleri ile bilançolarının incelenmesini ve kazanç kaybının somut delillerle ispatlanması gerektiğini ileri sürdüğünü, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, dava konusu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası nedeniyle davanın ... A. Ş. 'ye ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın HMK’nın 107. maddesine dayanarak açtığı davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığını, alacağın miktarının dava açıldığı tarihte belirlenebilir olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın HMK’nın 114. maddesi gereğince usulden reddedilmesi gerektiğini, 7251 sayılı Kanun değişikliği ile bu eksikliğin tamamlanabilir bir dava şartı olmadığını, 19.07.2020 tarihinde meydana gelen kaza sonrası hasar bedelinin davacı tarafından bilindiğini ve belgelenebilir olduğunu, araçtaki hasarın sadece çiziklerden ibaret olması sebebiyle değer kaybı oluşmadığını ve değer kaybı tutarının eksperler aracılığıyla kolaylıkla tespit edilebileceğini, hak mahrumiyeti zararının da aracın onarım süresi ve sefer planları üzerinden net olarak hesaplanabileceğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2021/7853, K. 2021/11914 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere veri ve bilgileri elinde bulunduran davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, usule ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla davanın esastan da reddini talep ettiğini, araçtaki hasarın mini onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, davacının henüz delillerini sunmadan bilirkişi incelemesi talep etmesinin yargılama usulüne aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği delillerin celbini istediklerini, mükerrer tahsilatın önlenmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davacı tarafından açılmış başka bir dava olup olmadığının sorulmasını, hak mahrumiyeti iddiasının tespiti için ... Sigorta A. Ş’den kasko tazminatı veya ikame araç alınıp alınmadığının araştırılmasını, değer kaybı iddiasının incelenmesi için aracın geçmiş kaza kayıtlarının Tramer’den istenmesini, gerektiğinde tanık dinlenilmesini ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle ; dava konusu trafik kazasından doğan maddi tazminat taleplerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresini geçirdiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve genel şartlarla sınırlı olduğunu, 27/10/2020 tarihinde 2.694,66TL tutarında rücuen ödeme yapıldığını, davacının delillerinin tarafına tebliğ edilmediğini, hasar aşamasında yapılan 2.694,56 TL ödeme ile poliçe yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi ve Nden Hem De Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağında yol kusuru ve teknik arıza hususlarının eksik bırakıldığını, değer kaybı hesaplamasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ekindeki formüle göre uzman sigorta eksperi tarafından yapılması gerektiğini, çekme belgeli ve hurda araçlar için değer kaybı tazminatı talep edilemeyeceğini, 04.11.2021 tarihli Genel Şartlar değişikliğinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, 17.7.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararına rağmen sigorta hukukunun kendine özgü yapısı gereği Genel Şartların geçerliliğini koruduğunu, araç mahrumiyet bedeli ve ticari kazanç kaybının dolaylı zarar kapsamında olup poliçe teminatı dışında kaldığını, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin sadece dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini, delillerin tebliğini, bilirkişi incelemesi yapılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Mahkememizce ... Türkiye Noterler Birliği Başkanlığına , ... Sigorta Şirketine, ... A.Ş.'ne, ... A.Ş.'ne, ... Sigorta A.Ş'ne, İstanbul Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne, İstanbul Sigorta Tahkim Komisyonuna, Sigorta Tahkim Komisyonuna yazılan müzekkere cevapları incelenmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 09.05.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "...Bilirkişi raporunda; davalı ... Dan. Oto. Turz. San ve Tic Ltd Şti. adına tescilli ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nın olayda yüzde 90 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacıya ait ...plakalı otobüsün sürücüsü ...'un ise yüzde 10 oranında kusurlu bulunduğunu, somut olayda bahsi geçen kişiler dışında başka birine atfı kabil kusur imkanının bulunmadığını, davacıya ait ...plakalı otobüsün onarım bedelinin KDV hariç 2.283,44 TL ve KDV dahil 2.694,46 TL olarak hesaplandığını, ... Sigorta şirketi tarafından 21.09.2020 tarihinde 2.283,61 TL ve 411.05 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu nedenle karşılanmayan bir onarım zararının kalmadığını, davacıya ait ...plakalı otobüste meydana gelen değer kaybı zararının Yargıtay içtihatlarına uygun piyasa metoduna göre 8.000,00 TL olarak saptandığını, otobüste meydana gelen hasarın onarımı için 5 gün süresince kazanç kaybı oluşacağının anlaşıldığını, kazanç kaybı miktarının ticari defter ve mali kayıtların incelenmesiyle belirlenebileceğini, davacıya ait ...plakalı otobüsün kazanç kaybı talebine yönelik ... şirketi tarafından 21.06.2021 tarihinde 6.742,73 TL ödeme yapıldığını, bu kalemde de karşılanmayan bir zarar bulunmadığını, değer kaybı zararının ödendiğine dair belge sunulmadığı için davalıların kusur durumuna göre 7.200,00 TL değer kaybı zararından sorumlu tutulmaları gerektiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Huzurdaki davada uyuşmazlık ;...plakalı davacıya ait olduğu iddia edilen araç ile ... plakalı davalı ...'e ait olduğu iddia edilen araçlar arasında gerçekleşen trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve hak mahrumiyetinin tahsili hususlarında toplanmıştır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 09.05.2023 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
A- Değer kaybı istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında genel şartlar ifadesi iptal edilmekle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.07.2011 tarihli ve ... sayılı kararında; “Eldeki dava sonuçlanıp kesinleşmeden o davaya uygulanabilecek olan yasa metni Anayasa Mahkemesince iptal edilip, yürürlüğün durdurulmasına karar verildiğine göre, iptal kararı sonucu oluşan durumun 05/09/1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK'da belirtildiği üzere maddi anlamda kesinleşmemiş olup, derdest olan eldeki davaya da uygulanması zorunludur.” denilmiş, aynı yöndeki içtihat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/03/2012 tarihli ve 2012/20-12 esas, 2012/232 karar sayılı kararında da oy birliği ile kabul edilmiştir. Keza 21/01/2004 tarihli ve ... sayılı ve 03/02/2010 tarihli ve 2010/4-40 esas, 2010/54 karar sayılı kararlarında da; “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.) derdest dava yönünden bağlayıcı olup 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre belirlenen değer kaybı hesaplama yöntemine göre değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. Kabul edilen hukuksal durum gereğince, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda; aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış hâldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekmiş olup bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde yukarıda anılan hükme elverişli kusur raporu doğrultusunda davalının %90, davacının ise %10 kusurlu olduğu dikkate alınarak anılan kriterlere ve kusur durumuna uygun olarak 7200 TL değer kaybı belirlendiği görülmüştür. Ancak davacı yanca aynı hasardan kaynaklanan değer kaybına ilişkin dava dışı sigorta şirketine karşı tahkimde başvuruda bulunulduğu, tahkim yargılamasında 2021 E ... sayısı ile dava konusu araca ilişkin kaza nediyle değer kaybının hüküm altına alındığı, mahkememizce tahkim yargılamasının neticesinin beklenildiği, anılı yargılama sonucu verilen hükmün ... ATM ... değişik iş sayılı dosyasının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/9370 Esas 2025/16545 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği görülmüştür. Davacı yanca kararın kesinleşmesi üzerine işbu davanın konusuz kaldığı belirtilmiş olup mahkememizce konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
B- Hasar bedeli yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde; mahkememizce alınan hükme ve denetime elverişli teknik raporda davalının %90, davacının ise %10 kusurlu olduğu, kadri maruf hasar bedelinin ise 2694,46 TL olduğu ancak dava dışı sigorta şirketi tarafından bu bedelin davacıya ödendiği tespit edilmiştir. Anılı tespitler uyarınca davacının talep edebileceği hasar bedeli bulunmadığından bu talebinin reddi gerekmiştir.
C- Mahrumiyet bedeli istemi yönünden yapılan teknik ve hukuki değerlendirme neticesinde;; mahkememizce alınan hükme ve denetime elverişli teknik raporda davalının %90, davacının ise %10 kusurlu olduğu ve dava konusu aracın onarımda kaldığı makul sürenin 5 gün olacağı belirlenmiştir. Anılı raporda dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya mahrumiyet bedeline ilişkin talebinin ödendiği tespit edilmiş davacı yanca da aracın onarım döneminde muadil taşıt kira bedeline ilişkin başkaca bir fatura sunulmamıştır. Anılı tespitler uyarınca davacının talep edebileceği mahrumiyet bedeli bulunmadığından bu talebinin reddi gerekmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafından hasar bedeli için açılan davanın reddine, davacı tarafından hak mahrumiyeti için açılan davanın reddine , davacı tarafından değer kaybı için açılan davanın konusuz kaldığı görüldüğünden karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından hasar bedeli için açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından hak mahrumiyeti için açılan davanın REDDİNE ,
3-Davacı tarafından değer kaybı için açılan davanın konusuz kaldığı görüldüğünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 80,70 TL ve 75,24 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 576,06 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.705,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 3.695,00 TL yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Danışmanlık Otomotiv Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 28,75 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2026
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA