Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarında HAGB kararlarını iade ederken hırsızlık hükmünü onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının temyize tabi olmaması nedeniyle dosyanın itiraz merciince incelenmek üzere iadesine hükmederken; hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak sanık müdafii ve katılan vekilinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, suçun işlenmediği, lehe hükümlerin veya etkin pişmanlığın uygulanması gerektiği ya da cezanın az olduğu yönündeki temyiz istemlerini reddederek, bölge adliye mahkemesinin usul ve yasaya uygun bulduğu kararlarını onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/24993 E.  ,  2026/5796 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3772 E., 2023/1101 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
I. Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.04.2023 tarihli ve 2022/3772 Esas, 2023/1101 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, istinaf başvurusunun reddine dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi kapsamında verildiği değerlendirilerek anılan kararın temyizi kabil olmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında verilen kararın, kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerekmesi nedeni ile Tebliğname’ye uygun olarak, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların atılı suçu işlemediklerine, lehe hükümler ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan vekilinin temyiz isteminin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, az ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.