Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında kusur, tazminat ve nafaka hükümlerine yönelik temyiz itirazlarını inceleyerek, icranın geri bırakılması talebini reddedip bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, davacı karşı davalı erkeğin vekili tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar ve nafaka, davalı karşı davacı kadının vekili tarafından ise nafaka ve tazminat miktarları yönünden yapılan temyiz başvuruları incelenmiştir; erkek vekilinin icranın geri bırakılması talebi, 7343 sayılı Kanun değişikliği uyarınca bu mahkemeden talepte bulunmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, tarafların diğer tüm temyiz itirazları ise Bölge Adliye Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu, iddia edilen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediği sonucuna varılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/263 E., 2025/389 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Aile MahkemesiSAYISI : 2019/21 E., 2021/202 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatlar ve nafaka yönünden; davalı karşı davacı kadın vekili tarafından ise hükmedilen nafaka ve tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Davacı karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde tehir-i icra talebinde bulunmuş ise de; 24.11.2021 tarihinde kabul edilen ve 29.11.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanununun 5. maddesi gereğince 2004 sayılı Kanunun 36. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay'dan ibaresi" takibin yapıldığı yer İcra Mahkemesinden" şeklinde değiştirilmiştir. Kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup herhangi bir geçiş hükmü de konulmamıştır. Bu değişiklik gereğince yürürlük tarihinden itibaren Dairemizden icranın geri bırakılması kararı istenmesinde hukuki yarar bulunmayıp, talep konusunda temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı karşı davalı erkek vekilinin reddedilen yön dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı karşı davalı erkek vekilinin, Dairemizden icranın geri bırakılmasını talep etmekte hukuki yararı bulunmadığından bu talebe yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,2.Davalı karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı karşı davalı erkek vekilinin diğer hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.