İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde kıymetli evraktan kaynaklı itirazın iptali davası; ticari alacak, şirketin içini boşaltma iddiası, sahte YTL belgesi ve arabuluculuk şartı ihlali savunmaları.
Özet: Bir itirazın iptali davasında davacı, ticari ilişkilerden doğan ve imzalanan belgelere dayalı alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu ve kaldırılmasını talep ederken, davalılar ise davanın zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi nedeniyle reddini, 2012 tarihli belgede eski para birimi olan YTLnin kullanılması sebebiyle belgenin tahrif edildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını iddia ederek davanın esasından reddini talep etmekte, ayrıca davalı şirket vekili şirket temsilinde eksiklik olduğunu belirtmektedir.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2022/251 EsasKARAR NO :2026/319DAVA:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:12/04/2022KARAR TARİHİ:16/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin iki ortaklı bir şirket olduğunu, hissedarları takip ve dava konusu talepte bulunulan imzası bulunan ... ile dava dışı kardeşinin olduğunu, davalı şirket ve hissedarları ile sonradan avukat olan (benim) hissedarı olduğu müvekkil şirket arasında, ticari ve şahsi alış veriş yaşandığını, bunun sonucunda, davalıların davacı taraflara borçlu kaldığını, bu esnada, davalı firma hissedarlarının, firmalarının içini boşaltarak annelerinin üzerine aktardıkları ve ortadan kaybolduklarını, bu nedenle, onlarca alacaklı tarafından başlatılan yüzlerce icra takibi ve çek şikayeti, o dönemde çek yasasında yapılan değişikliğin de etkisiyle sonuçsuz kaldığını, davacılara bulunan borçları konusunda, araya ortak arkadaş ve büyüklerin girmesiyle, davalı ...'e ulaşıldığını, davalı şirket ve şahsı adına, muhtelif tarihli belgeler imzalandığını, tarafların tamamen dövize endeksli bir piyasa olan demir çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini ve alış veriş yaptığını, takip konusu sözleşmede 165.000-TL ana para alacağının, dövizden dönülerek hesaplandığının da ifade edildiğini, alacağın döviz olarak devam etmesi halinde, 144.736-USD'nin bugünkü Türk Lirası karşılığını, takip tutarının yaklaşık iki katı nispetinde olacağını, tacir olan tarafların kararlaştırdığı faiz oranı geçerli olduğu gibi, kesinlikle fahiş de olmadığını, zararın bundan kat be kat fazla olduğunu, alacağın likit olmasının herhangi bir tereddüt bulunmadığını, davalıların takibe vaki itirazının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, .... İcra Dairesi, 2022/... Esas Sayılı İcra takibine vaki itirazın iptalini, davalılar aleyhine takip çıkış tutarı üzerinden % 20'den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı üzerinden hüküm kurulmasını, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPLAR:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu davacılar tarafından yapılmadığını, davacılar tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağından da görüleceği üzere 25.12.2021 tarihinde "Ticari Uyuşmazlık (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı) olarak başvuru yapıldığını, davacı tarafından işbu dava ....İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali davası olarak açıldığını, icra takibinden önce yapılan arabuluculuk başvurusunun işbu davayı kapsayamayacağından dolayı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, söz konusu belge davacının iddialarına göre 20.01.2012 tarihinde düzenlendiğini, davacının alacaklı olduğu alacak kalemleri YTL olarak belirtildiğini, Türk Lirasında YTL bankontların 01.01.2009 tarihinde tedavülden kaldırılmasına karar verildiğini ve 1 yıllık dolaşımdan sonra tamamen 01.01.2010 tarihinde kaldırıldığını, davacı tarafından 2012 tarihinde düzenlendiği belirtilen sözleşmenin eski belgelerden tahrifatla düzenlendiği açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın sözde alacağına yönelik olarak zamanaşımına takılmamak için bu şekilde belge düzenlediğinden dolayı davanın reddini talep ettiğini, davacı tarafından icra dosyasına yapılan itirazda sadece borca ve faize yönelik itirazda bulunulduğu imzaya yönelik itiraz edilmediğinin beyan edildiği beyan edilmiş ise de, ....İcra Müdürlüğü 2022/.... Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde davalı müvekkile tebliğ edilen ödeme emri sonrası dosyada yapılan araştırma sonucunda icra dosyasına herhangi bir belge sunulmadan başlatıldığını, imzaya itiraz bakımından yasal süre içerisinde itirazda bulunulmadığını, davanın öncelikle arabuluculuk şartı yerine getirilmediği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddini, dava konusu borcun varlığı halinde zamanaşına uğramış olması nedeniyle davanın reddini, dosyanın esasına girilmesi durumunda davacı tarafından haksız ve kötüniyetli açılan davanın esastan reddini, başlatılan kötüniyetli icra takibinden kaynaklı olarak davacı tarafların %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Metal Tekstil vekili cevap dilekçesinde özetle; 04/05/2023 tarihli celsede ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkililerinin Bora Karayel ve ... olduğu, görev sürelerinin 15/12/2011 tarihinde sona erdiği mahkemece tespit edildiğini, bu nedenle TMK'nın 427/4. Maddesi gereğince temsilcisinin olmadığını, davada temsilinin sağlanması gerektiği anlaşılmakla işbu dava ile sınırlı olarak şirketin temsil ve hukuki haklarının korunması bakımından kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere temsil kayyımı olarak mahkeme tarafından atandığımızı, kararın tarafımıza tebliği ile birlikte temsil kayyımı olarak göreve başladığımızı, davacılar tarafından mahkemeye sunulan itirazın iptali talebi incelendiğinde açıklamalar kısmının ilk paragrafında muhtelif belgelerin arasında o tarihte artık davalı şirketi temsil yetkisi olmayan ...'in davalı şirket ve şahsı adına işbu muhtelif belgeleri imzaladığı beyan edildiğinin beyan edildiğini, imzalanan 20.01.2012 tarihli Mutabakat ve Sözleşme başlıklı belge davalı şirket adına imzalandığı bildirilse de ...'in görev süresi 15/12/2011 tarihinde dolduğunu, iş bu belgeyi şirket adına imzalayan olması ve bu imzanın geçerli olması dayanaktan yoksun olduğunu, ...'in annesinin vefatı suretiyle çok büyük bir servete kavuşması ve davacı şirkete olan borçlarını tahsil kabiliyetine ulaşması arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, iş bu davada ispat yükümlüğü davacı tarafa ait bulunduğunu, davacı taraf iddia ettiği alacağını ve alacaklı olduğunu ispatlayamadığını, alacaklı olduğu yönünde dosyaya belge sunmadığını, davalı şirket ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı tarafa her hangi bir borcu bulunmadığını, davanın reddini , davacı aleyhine takip çıkış tutarı üzerinden %20 den aşağı olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; taraflar arasında imzalanan mutabakat ve sözleşme başlıklı 28/12/2007 ve 20/01/2012 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan alacağın tahsili için yaptığı icra takibine davalının yaptığı itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce uyap üzerinden incelenen dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı takip sayılı dosyasında; mahkememiz davacılarının davalılar aleyhine toplam 1.008.975,00 üzerinden 14/01/2022 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, davalıların ödeme emrine, borca ve ferilerine süresinde itiraz edildiği ve takibin durmasına sebebiyet verildiği görülmüştür.Davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde; dava konusu alacağın sözleşmeden kaynaklandığı ve sözleşme tarihi ile icra takip tarihinin ve arabuluculuk başvuru tarihi itibari ile TBK 146. Maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmediği anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı yanın arabuluculuk dava şartının itirazın iptali davasının gerçekleştirilmediğine yönelik itirazının değerlendirilmesinde; mahkememizin 04/05/2023 tarihli celse 7 nolu ara kararı gereğince; dava ve takip öncesinden önce davacı yanın arabuluculuk yoluna başvurmasının yeterli olduğu ve icra takibinden sonra arabuluculuğa başvurulmasına yönelik davalı yanın itirazlarının ve dava şartı itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 04/05/2023 tarihli celse 2 nolu ara kararı gereğince; TMK'nın 427/4. Maddesi gereğince davalı şirketin temsilcilerinin görev sürelerinin 15/12/2011 tarihinde dolduğu ve temsilcisinin olmadığı anlaşılmakla, işbu dava ile sınırlı olarak şirketin temsil ve hukuki haklarının korunması bakımından kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere temsil kayyımı olarak aylık 2500-TL ücret ile hukukçu ...'ın (... T.C.nolu) TEMSİL KAYYIMI OLARAK ATANMASINA karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce dosyanın ATK Grafoloji İhtisas Daire Başkanlığına gönderilmesine karar verilerek sözleşme asıllarında herhangi bir tahribat yapılıp yapılmadığının ve imzaların gerek şirket adına gerekse şahsı adına ... e ait olup olmadığının tespit edilmesi istenilmiş ve konuya ilişkin 05/02/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Adli Tıp Kurumu anılı raporunda özetle;"İnceleme konusu belgelerde ... ve ... yazıları altında bulunan imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu" şeklinde mütaalada bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ATK raporu geldiği anlaşılmakla, dava konusu protokoller ile protokollerde bahsi geçen çek ve protokollerin gerçek ve doğruluğunun denetlenebilmesi bakımından taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde 01.01.2007 tarihinden itibaren 20.01.2012 tarihine kadar ve güncel en son kayıtlarına göre tespit edilebiliyor ise taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisinin denetlenmesi ve Protokoller taraf ticari defter ve kayıtları incelenerek, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle asıl alacağının miktarının tespiti, temerrüt tarihinin belirlenmesi ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin sözleşme koşullarına göre belirlenmesi, Faizlerin TBK m.88 ve m.120 'deki faiz hakkındaki düzenlemeler gereği faiz kısıtlamasına ve düzenlemelere itibar edilmesi halinde alacak miktarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere ne miktar olduğunun icra takip tarihi itibariyle tespiti için Mali Müşavir bilirkişi ..., Ticaret Hukuku konusunda bilirkişi ..., Borçlar Hukuku konusunda uzman bilirkişi ... .... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin 02/09/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;Davacılar .... San. Ve Tic. A.Ş.- ... ile davalılar ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.- ... arasında itirazın iptaline ilişkin olarak tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler üzerinde | taraflar ticari defterlerini incelemeye sunmamışlardır. heyetimizce yapılan incelemeler ve değerlendirmelerimiz neticesinde ; Sonuç ve kanaatimiz aşağıya çıkarılmıştır. Sayın Mahkemenin kararıyla 23.06.2025 günü Mahkeme duruşma salonunda yapılan Ticari defter incelemesine taraflar bulunmuş, ancak İncelenecek ticari defterleri ibraz edilmediklerinden, incelemeleri yapılamamıştır. İnceleme tamamen dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler üzerinden yapılarak değerlendirildiği,Davacı ve davalı taraflar arasında 21.12.2007 tarihli akdedilmiş sözleşme altında tarafların kaşe ve imzalarının bulunduğu, son olarak — 20.01.20212 tarihinde yaptıkları “ mutabakat ve sözleşme “ 5. Nolu maddesinde ; Davalı şirketin davacı şirkete 165.000,00 TL. borçlu olduğu ve söz konusu borç tutarına 13.01.2008 tarihinden itibaren aylık 96 3 oranında faiz ödeneceğinin beyan edildiği, mutabakat ve sözleşme belgesi altında tarafların kaşelerinin bulunmadığı, imzalarının bulunduğu,Taraflar arasında 20.01.2012 tarihinde yapılmış “ mutabakat ve sözleşme belgesinde, davalı aleyhine mutabık kalınan 165.000,00 TL. borç tutarının ödeme vadesinin belirtilmediği, Davacı tarafın icra takibi başlattığı 20.01.2022 tarihine kadar olan sürede, davalı taraftan, borcun ödenmesine ilişkin bir talepte bulunmadığı ( TTK md.18. ihtarname, taahhütlü mektup, telgraf veya elektronik posta ) bu nedenle davalı tarafın takip tarihi öncesinde temerrüde düşmediği,Davacı tarafın davalı taraf aleyhine 20.01.2022 tarihinde .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlattığı, 165.000,00 TL. asıl alacak , 843.975,00 TL. işlemiz faiz ve takip tarihinden itibaren %36 oranında faiz talep ettiği;Doğrultusunda ; Nihai Karar Sayın Mahkemenin takdirlerinde olmak üzere ;- Davacı tarafın, davalı taraftan 165.000,00 TL. asıl alacağının bulunduğu,- Davacı taraf, TTK md. 18'e göre ödeme talebinde bulunmadığı nedeniyle davalı tarafın takip tarihi öncesi temerrüde düşmediği,- Davacı tarafın, davalı taraf aleyhini itibariyle davalı tarafın temerrüde düştüğü,-Davacı tarafın, davalı taraftan olan 165.000,00 TL asıl alacağına, 20/01/2022 takip tarihi itibariyle fiili tahsil tarihi itibariyle fiili tahsil tarihine kadar süre için aralarında akdedilmiş sözleşmede belirtilen yıllık %36 oranında faiz uygulanması gerekeceği kanaatimiz hasıl olmuştur." şeklinde mütaalada bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı yanın rapora itirazları, beyanları ve davalı ...’in rapora beyan ve itirazları kapsamında;a-Bilirkişi kurulunca itirazların tek tek değerlendirilerek raporda karşılanması,b-Özellikle 20/01/2012 günlü sözleşme hükümleri dikkate alınarak takdiri mahkemeye ait olmak üzere 13/01/2008 tarihinden itibaren icra takip tarihi 14/01/2022 arasındaki yıllık %36 sözleşme faizi uygulanmak suretiyle icra takip tarihine kadar işleyecek faiz oranının belirlenmesi, c-Özellikle ticaret hukuku yönünden uzman değerlendirilmesi yapılarak davalı şirketin ortağı ...’in ... Ltd Şti’yi ticaret siciline tescilli müdür temsil süresi geçtikten sonra (15.11.2011) sözleşmenin 20.01.2012 tarihinde imzalanmış olması nedeniyle şirket ortağının bu sıfatla imzaladığı sözleşmeden ötürü şirket ortağının sorumluluğunun doğup doğurmayacağı konusunda yargı içtihatları ve Doktorin dikkate alınmak suretiyle mahkeme ve yargı yolu denetimine uygun olarak rapor tanzimi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması istenilmiş ve konuya ilişkin 18/02/2026 tarihli ek rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle;"TTK m.540 uyarınca aksi esas sözleşme ve genel kurul tarafından kararlaştırılmamışsa, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla yönetim ve temsile yetkilidir. Davalı ...'in de müdürlük görevi sonra erdikten sonra atanmış başka bir müdürün bulunmaması sebebiyle ilgili hükümde düzenlenen özden organ ilkesi gereği davalı şirketi temsile yetkili olduğu düşünülmektedir. " şeklinde mütaalada bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde açılan işbu davada davacılar, davalı şirket ile hissedarları arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan alacağın 20/01/2012 tarihli mutabakat ve sözleşme başlıklı belge ile belirlendiğini, bu belgeye dayalı olarak alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğu iddiası ile İİK m.67 gereğince itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasına sunulan 20/01/2012 tarihli sözleşmenin incelenmesinden, öncelikle sözleşmedeki imzasına itiraz üzerine yapılan ATK incelemesi sonucunda, davalı şirket adına ve kendi adına davalıların imzasının yer aldığı ATK raporu ile tespit edilmiş olup, 28/12/2007 tarihli sözleşme ile belirlenmiş bulunan hesap ve alacağın yenilenmesi niteliğinde ve hesap özetinin devamı ve ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilerek davacının sözleşmenin 5.maddesinde alacak miktarının USD ve TL olarak toplam karşılığının 165.000 TL olduğu ve 13/01/2008'den itibaren aylık %3 faiz uygulanmasını kabul ettikleri, sözleşme kapsamının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Sözleşmenin altında davacılar ile davalıların imzasının yer aldığı ve sözleşme gereğince borcun ödenmesinin taahhüt edilmiş olduğu mahkememizce belirlenmiştir.Davalı şirket tarafından ileri sürülen zamanaşımı ve arabuluculuğa yönelik ilk itirazlar reddedilmiş, özellikle davalı şirketin, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle temsilcisinin davalı ... olmadığı iddia edilerek şirketin sorumlu olmadığı belirtilmiş ise de mahkememiz tarafından dosyaya celp edilen ticaret sicil kayıtları ile ...'in şirket temsil yetkisinin 15/12/2011 tarihinde sona erdiği, şirketin kurucu iki ortağından biri olduğu, 6267 sayılı TTK'nın yürürlükte olduğu dönemde 20/01/2012 tarihinde yapılan sözleşme gereğince, işbu sözleşmenin sorumluluk kurallarına ilişkin işbu yasadaki hükümlerin uygulanması gerektiği, 6102 sayılı TTK m.1534 ve 6103 sayılı Yürürlük ve Uygulama Kanunun m.2 ve m.43 gereği olduğu, 6267 sayılı TTK m.540 gereğince, "özden organ ilkesi" ne dayalı olarak, limited şirketlerde doktrinde bu ilkenin uygulanması benimsenmiş olduğu ve görev süreleri sona erse de şirket ortaklarının hep birlikte müdür sıfatı ile şirketi idare ve temsile yetkili oldukları mahkememizce benimsenmiş, buna dayalı olarak davalı şirket ve davalı şirketin temsilcisi ...'in yapılan sözleşme ile bağlı olup, yapılan icra takip tarihi itibariyle sözleşmeden kaynaklanan alacağın TBK m.146 gereğince zamanaşımına uğramadığı mahkememizce benimsenmiş, böylece davalıların borçtan sözleşmeden ötürü sorumlu oldukları kabul edilmiştir.Mahkememiz tarafından 02/11/2023 tarihli duruşmada dinlenen ... tarafından, davalı ile olan ticari ilişki ikrar edilmiş ancak borç ödendiği ileri sürülmüş ise de borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğinden HMK m.200 ve devamı gereğince ispat edilemeyen ödeme iddiasına itibar edilmemiştir.Mahkememizce alınan asıl ve ek raporlar ile yukarıda izah edildiği gibi, davacının sözleşmeden kaynaklanan 165.000 TL asıl alacak ve sözleşme gereği 13/01/2008 tarihinden itibaren icra takip tarihine kadar işleyen faizin 831.600 TL olduğu 18/02/2026 tarihli raporda tespit edilmiş olup, yapılan hesaplamanın hukuka uygun olduğu mahkememizce benimsenmiş, dava konusu olayda sözleşme ile faizin başlangıcı ve faiz oranı belirtildiğinden aylık %3 ve yıllık %36 sözleşme faizi uygulanmak suretiyle takibin devamı gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Mahkememizce sonuç olarak; davanın kısmen kabulü ile, davalıların .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın 165.000,00 TL asıl alacak, 831.600,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 996.600,00 TL üzerinden iptali ile, takibin takip talebindeki koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın varlık ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin İİK m.67 gereğince reddine, davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin takibin sırf davalıyı zarara uğratmak kastıyla kötü niyetle yapıldığı ispat edilemediğinden İİK m.67 gereğince reddine dair karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın 165.000,00 TL asıl alacak, 831.600,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 996.600,00 TL üzerinden iptali ile, takibin, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %36 faiz uygulanmak ve takip talebindeki diğer koşullarla birlikte devamına,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Alacağın varlık ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin İİK m.67 gereğince REDDİNE,3-Davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin takibin sırf davalıyı zarara uğratmak kastıyla kötü niyetle yapıldığı ispat edilemediğinden İİK m.67 gereğince REDDİNE,4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 68.077,75 TL ilam harcından peşin alınan 17.225,75 TL'nin (12.180,88 TL peşin harç ve 5.044,87 TL icra harcı dahil olmak üzere) mahsubu ile bakiye 50.852,00 TL ilam harcının davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 12.180,88 TL peşin harç, 5.044,87 TL icra veznesine yatan peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 17.306,45 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça yapılan 56.088,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 55.400 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı ... tarafından yapılan 120,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 1,47 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, kalan kısmın anılı davalı üzerinde bırakılmasına,8-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 155.490,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara ödenmesine,9-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 12.375,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,10-Devletçe karşılanan 1.600 TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul / red oranına göre hesaplanması sonucunda, 1.580,37 TL'nin davalılardan, 1,47 TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin ve temsil kayyımının yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/04/2026Başkan ... e-imzaÜye ... e-imzaÜye ... e-imzaKatip ... e-imza