Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten öldürme ve teşebbüs ile yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerini iştirak ve bağlantı nedeniyle birlikte değerlendirme gereği bozdu.
Özet: Yargıtay, ilk derece mahkemesinin sanıklar hakkında kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve yaralama suçlarından verdiği mahkumiyet ve düşme kararlarını, özellikle kasten öldürme suçunda diğer sanıklarla iştirak halinde işlendiği belirtilen eylemlerde, inceleme dışı sanıklar hakkındaki kararların Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuş ve derdest olması nedeniyle, sanıkların hukuki durumlarında farklı uygulamaların önüne geçilmesi, iştirak hükümlerinin ve tüm sanıkların hukuki durumlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekliliği sebebiyle tüm hükümlerin bozulmasına karar vermiştir.
1. Ceza Dairesi         2026/1264 E.  ,  2026/3619 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/291 E. 2025/451 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, olası kastla yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi, 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca sanık ... müdafinin süresindeki istemi nedeniyle duruşmalı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.05.2010 tarihli ve 2009/70 44... /3265 Karar sayılı bozma ilamı üzerine verdiği, 21.11.2025 tarihli ve 2010/291 Esas, 2025/451 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında;
1A. Maktule karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 29, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
1B. Mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
2.Sanık ... hakkında ...'a karşı olası kastla yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddesi gereğince kamu davasının düşmesine;
3.Sanık ... hakkında ...'a karşı kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddesi gereğince kamu davasının düşmesine;
Karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Mahkemece hükümle birlikte ... hakkında mağdur ...'e yönelik eylemi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç ihbarında bulunulduğu anlaşılmakla, bağlantı nedeniyle anılan soruşturma dosyası akıbetinin araştırılarak, açılmış veya açılacak kamu davasının dava dosyasıyla birleştirilmesinin ve sanık ... hakkında maktule yönelik olarak kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanığın diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte müşterek fail oldukları gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle mahkumiyet hükümleri tesis edildiği, inceleme dışı sanıklar ... ve ... yönünden verilen mahkumiyet hükümlerinin istinaf yasa yoluna tabi olması nedeniyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.02.2026 tarihli ve 2026/301 Esas, 2026/343 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verildiğinin ve Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/21 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında farklı uygulamaların ortaya çıkmaması, kurulan hükümlerin kanun yolu incelemelerinin "iştirak" hükümleri çerçevesinde birlikte yapılmasında zorunluluk bulunduğu ve sanıkların hukuki durumlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki hükümlerin bu nedenle, diğer hükümlerin bağlantı nedeniyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2025 tarihli ve 2010/291 Esas, 2025/451 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve müdafii ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istekleri, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.
05.05.2026 gününde verilen iş bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Dr. Selahattin Doğan'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii, Avukat ...'ın yokluğunda 14.05.2026 tarihinde usulen açık olarak anlatıldı.