11. Ceza Dairesi, sahte altınla dolandırıcılık teşebbüsü iddiasında ağır ceza mahkemesinin beraat kararını olağan dava zamanaşımı sebebiyle bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Sanığın sahte bilezik bozdurmaya çalıştığı iddiasıyla yargılandığı dolandırıcılık davasında, ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmü, temyiz incelemesinde eylemin dolandırıcılığa teşebbüs niteliğinde olduğu ve sanığın sorgu tarihinden itibaren olağan dava zamanaşımının dolduğu tespit edildiğinden bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/346 E., 2016/48 K.SUÇ: DolandırıcılıkHÜKÜM: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Darphane ve ... Genel Müdürlüğünün 10.09.2015 tarihli raporuna göre suça konu 1 adet sahte altının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 198. maddesinde belirtilen "Milli Ziynet Altınları" kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın, ... Kuyumculuk isimli iş yerine gelerek bir adet bilezik bozdurmak istediği, iş yerinde çalışan ...'in bileziği incelediğinde sahte olduğunu anlayıp polise ihbarda bulunduğu, iddia olunan olayda; sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun 157/1.maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 05.05.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.