Hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan ticari alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında ödeme, yetki ve mahsup iddialarının incelenmesi.
Özet: Davacı, 04/06/2013 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesi uyarınca davalılara sattığı şirket hisselerinin 35.000 USD bedelinin ödenmediğini iddia ederek itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiş; davalılar ise yetki itirazında bulunarak, bedelin 10.000 USDlik kısmının ödendiğini, davacının sözleşmeyi haksız feshettiğini ve kalan bakiye alacağın kendi alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğini savunmuştur. Yargıtay bozma ilamında, 35.000 USDnin hisse devir bedeli olduğunun kabulü ve davalıların mahsuplaşma savunmasının usulüne uygun olduğu belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/97 EsasKARAR NO : 2026/478DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 31/05/2017KARAR TARİHİ : 04/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 04/06/2013 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesi uyarınca --------- Şti.'deki tüm hisselerinin toplam 35.000,00 USD bedel ile davalılara satışı konusunda anlaştığını, müvekkilinin sözleşme sebebi ile üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davalıların ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalılara edimlerini yerine getirmeleri için ihtarname gönderildiğini, ancak sonuçsuz kaldığını,---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- sayılı dosyası ile davalılar hakkında takibe geçilerek sözleşmeden doğan ödemelerin talep edildiğini, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların itirazının iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve -------- aleyhine açılan davada, davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasında imzalanan hisse devir vaadi sözleşmesinin 12.maddesiyle sözleşmeden doğacak ihtilaflarda yetkili mahkemenin --------- Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığını, HMK 17.maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz tarafların aralarında çıkacak uyuşmazlıklar için yetki sözleşmesi yapmaya ehil olduklarını, bu nedenle davaya bakmaya yetkili mahkemenin------- Mahkemeleri olduğunu, hisse devir sözleşmesine konu 35.000,00 USD'nin 10.000 USD.lik kısmının noterde hisse devrinin yapıldığı tarihte ödenmesinin kararlaştırıldığını, hisse devir işleminin yapıldığı 04/06/2013 tarihinde müvekkillerinden ...'in ---------Ş.ye talimat vererek saat 14:51'de davacının---------- Bankasındaki hesabına 10.000 USD.karşılığı 18.650,00 TL.nin EFT yoluyla yatırılmasını sağladığını, buna rağmen davacının 11/07/2013 tarihinde ihtarname göndererek ödeme yapılmadığını iddia ile sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiğini, ödeme yapılmış olmasına rağmen davacının sözleşmeyi feshetmesinin açıkça kötü niyetli olduğunu, sözleşme feshedilmeseydi müvekkilleri tarafından diğer ödemelerin vadesinde yapılacağını, ancak davacının sözleşmeye aykırılık iddiasıyla sözleşmeyi feshetmesinden ötürü bakiye tutarın ödenme imkanının da kalmadığını, gönderilen 17/07/2013 tarihli ihtarnameyle bu durumun davacıya bildirilip bundan sonrasına davacı tarafça sözleşmenin aynen uygulanmaya devam edileceğine ilişkin yeni bir beyan göndermemesi halinde ödeme yapılmayacağının ancak ödeme yapılmamasının muhatabın sözleşmeyi feshi ve sözleşme uyarınca üstlenilen edimleri yerine getirmemesinden kaynaklı olup taahhütlerinin ihlali anlamına gelmediğinin de ihtaren bildirildiğini, davacının bu ihtarnameden sonra sözleşmenin aynen uygulanacağına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığını, öte yandan Ağustos ve Eylül 2013 tarihlerinde ödenecek hisse devir bedelleri davacı tarafça ihtarnameyle talep edilmiş olmakla birlikte bu tarihler itibariyle kendilerinin de davacıdan alacaklı olduklarını, davacının borç miktarının 25.000 USD.yi bulduğunu, bu nedenle kendi alacaklarından mahsup edilerek davacıya hisse devir sözleşmesinden kaynaklı borçları bulunmadığının da kabulü gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkememizin 17.02.2022 tarih, ---------E. ve ----------K. Nolu hükmü ----------- Sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak mali müşavir bilirkişiden yeniden rapor alınmıştır. Yargıtay Bozma ilamında; ''...Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .Taraflar arasında 04.06.2013 tarihli sözleşmede belirlenen 35.000,00 USD’nin, hisse devir bedeli olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar yasanın öngördüğü şekle riayet edilmeksizin akdedilen adi yazılı sözleşme geçerli değilse de daha sonra taraflarca şekil şartlarına uygun olarak noterde hisse devir sözleşmesi gerçekleştirilerek devir işlemi tamamlanmıştır. Bu durumda adi yazılı sözleşmede kararlaştırılan 35.000,00 USD’ nin hisse devir bedeli olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki davalı da, cevap dilekçesinde ve dosya kapsamındaki beyanlarında bu bedelin bir kısmını üçüncü kişi havalesiyle ödediğini, kalan kısmının ise davacıdan alacaklarına mahsuplaşmak suretiyle ödendiğini savunmuştur. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının mahsuplaşma savunması, usulüne uygun delillerle ispatlanamadığından anılan ödeme savunmasına itibar edilmemiştir. Davalının, hisse devir işleminin yapıldığı tarihte döviz bürosundan talimat verilerek davacının hesabına 10.000,00 USD karşılığı 18.650,00 TL'nin EFT yoluyla yatırıldığı savunması da usulüne uygun ve karşı taraftan sadır yazılı bir belgeyle ispat edilememiştir. Döviz bürosu tarafından davacıya gönderilen belgede göndericinin döviz bürosu olduğu, ne amaçla gönderildiği açıklanmayan, bu belgeye itibar edilemeyeceği gibi döviz bürosunun tek taraflı olarak mahkemeye hitaben verdiği ve davalı delili olarak sunulan belgeye dayanılarak davacının yapılan ödemeyi kabul ettiği değerlendirilmesi usulen mümkün olmadığından kararın bozulması gerekmiştir...'' şeklinde karar verilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle: Detayı gösterilen hesaplamaya göre; davacının davalı ...'den 15.12.2015 takip tarihi itibariyle 31.500,00 USD asıl alacak ve ( 78,30 * 30,45 * 29,36 * 422,49 4 1.133,86 * 984,17 ) - 2.678,63 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.178,63 USD alacağının bulunduğu, davacının takipten önce istediği toplam 5.803,29 USD tutarındaki faizin tespitlerimizi aşan kısmının yerinde olmadığı, Huzurdaki davada davalı ----------- davası tefrik edilmesine rağmen, bu davalının da davacıya 3.500,00 USD asıl ve 267,86 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.767,86 USD tutarında borcunun bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile Dava, Ltd. Şti. Hisse devri sözleşmesi uyarınca ödenmeyen hisse devir bedellerinin tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır. Tüm dosya kapsamından, davanın taraflar arasında akdedilen hisse devir vaadi sözleşmesiyle kararlaştırılan devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmııştır. 6102 sayılı TTK’nın 595/1. maddesiyle, hisse devir vaadi sözleşmelerinin geçerli bir şekilde kurulabilmesi yazılı şekilde yapılmaları ve taraf imzalarının noterce onaylanması şartına bağlı tutulmuştur. TBK’nın 12/2 maddesinde Kanunun sözleşmeler için öngördüğü şeklin geçerlilik şekli olduğu belirtilerek, bu şekle uyulmadan akdedilen sözleşmelerin hüküm doğurmayacağı düzenleme altına alınmıştır. ANCAK Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere; Her ne kadar yasanın öngördüğü şekle riayet edilmeksizin akdedilen adi yazılı sözleşme geçerli değilse de daha sonra taraflarca şekil şartlarına uygun olarak noterde hisse devir sözleşmesi gerçekleştirilerek devir işlemi tamamlanmıştır. Bu durumda adi yazılı sözleşmede kararlaştırılan 35.000,00 USD’ nin hisse devir bedeli olduğunun kabulü gerekir.Somut uyuşmazlıkta davacının edimini yerine getirerek hisselerini devrettiği, sözleşmede alıcının temerrüdü sebebiyle dönme hakkının açıkça saklı tutulmadığı, bu durumda davacının hisse devir bedelini talep edebileceği ve devir bedelinin ödenip ödenmediği hususunun değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinin 4/1 maddesine göre; davacı 100.000,00 TL olan hissesinin 90.000,00 TL'sini davalı ...'e, 10.000,00 TL'sini ---------- devredeceği, 4/2 fıkrasında; hisse devir toplam bedelinin 35.000,00 USD olduğunun belirtildiği, davalıya devredilen hissenin % 90 olduğu görüldüğünden 35.000,00 USD toplam devir bedelinin ( 35.000,00 USD x % 90 = 31.500,00 USD) 31.500,00 USD 'sinden davalının sorumlu olduğu, Yargıtay bozma ilamında ifade edildiği üzere davalının 10.000,00 USD'nin ödeme tarihindeki karşılığı 18.650,00 TL'yi davacıya ödediği iddiasını ispatlayamadığı bu durumda davalının hisse devir bedelinin tamamını ödemediği anlaşılmış, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının davalı ...'den 15.12.2015 takip tarihi itibariyle 31.500,00 USD asıl alacak ve 2.678,63 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.178,63 USD alacağının bulunduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne, davalı ...'in --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 34.138,63 USD üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmesine, alacak likit olmakla, asıl alacak üzerinden % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜNE,1-Davalı ...'in ---------- İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 34.138,63 USD üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmesine, 2-Alacak likit olmakla, asıl alacak üzerinden % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı 8.267,21-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.452,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.815,15 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 31,40-TL başvuru, 1.452,06-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.483,46- TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.831,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%92,96 kabul %7,04 ret oranında ) olmak üzere 1.702,52-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 238.038,56 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026