Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık dosyasında süresinde yapılmayan temyizin reddi, bazı sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin onanması, avukatlık ücreti eksikliği sebebiyle düzeltilerek onama ve sanık ölümleri nedeniyle düşme kararları.
Özet: Yüksek Mahkeme, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan görülen davada, bir sanığın temyiz başvurusunu yasal süresi içinde yapılmaması sebebiyle reddetmiştir. Kararda, yargılanan birçok sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerinin, isnat edilen suçun sabit olmaması gerekçesiyle hukuka uygun bulunarak onandığı belirtilmiştir. Ayrıca, beraat eden sanıklardan vekil ile temsil edilenler lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi eksikliğini gidermek amacıyla hüküm düzeltilerek onanmış, hüküm sonrası vefat eden sanıklar hakkında ise kamu davasının düşmesine hükmedilmiştir. Bu karar, dolandırıcılık suçlamalarında yargılama usulü ve delil değerlendirmesine dair önemli bir örnektir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/162 E., 2016/180 K.SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama A. Sanık ...'in Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede; Sanığa 14.06.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde kararın tebliğ edildiği, bu karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNEB. Katılan Vekilinin, Sanık ... Müdafii Ve Sanık ... Müdafinin Temyiz Taleplerinin İncelemesinde , Katılan vekilinin hükümlerin esasına ve vekalet ücretine , sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz taleplerine yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;1. Katılan Kurum Vekilinin Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelemesinde ;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve. değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin, temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Katılan Kurum Vekilinin, Sanık ... Müdafii Ve Sanık ... Müdafinin Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar ... ve ... lehine, yine katılan kurum lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanık ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasına "Sanıklar ... ve ... kendisini müdafii ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 3.600 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklar ... ve ...'e ayrı ayrı verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,3. Katılan Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra sanık ...'ın 10.02.2023 tarihinde , ...'in 02.03.2026 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak , oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 4. Katılan Kurum Vekilinin Sanık ... Hakkında verilen Mahkumiyet Kararına Yönelik Temyiz Talebinin İncelemesinde ; Sanıklardan ... adına tescil edilen iş yerinden katılan kuruma sanıkların sigortalı olarak bildirildiği, fiilen çalışmadıkları halde sigortalı olarak görünen sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açıldığı olayda; yapılan yargılama neticesinde kuruma bildirim yaptığı belirtilen sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, bir kısım sanığın kendilerini yönlendirdiklerini belirttikleri sanıklar hakkında da beraat karar verildiği, sanık ...'in de aşamalarda beraat eden sanık ...'in kendisini sigortalı olarak gösterdiğini , sigorta primi kesintisi yapıldığını, beyan etmesi karşısında, savunmasının aksine sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiği yönünde cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi, Kabule göre de; Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.