Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararında zincirleme suç ve ek savunma hakkı süreçlerini inceleyerek usulü hataları giderip hükmü onadı.
Özet: Resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan sanığın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında suçun esasına ilişkin bir hukuka aykırılık bulmazken, hükmün tesisinde usuli bir eksiklik tespit etmiştir; ancak bu eksikliği yeniden yargılama gerektirmeksizin kendisi düzelterek, sanığın mahkumiyet hükmünün ve belirlenen cezanın hukuka uygun olduğuna karar vermiş, sanığın diğer temyiz itirazlarını ise reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/76 E., 2024/428 K.SUÇ : Resmi belgede sahtecilikHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/417 Esas, 2018/551 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53... inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 01.07.2019 tarihli ve 2019/927 Esas, 2019/768 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarının kül halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53... inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.3. Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 2022/10528 Esas, 2023/2805 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken duruşma açılarak sanığa ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanıp hüküm bozulmuştur.4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2024/76 Esas, 2024/428 Karar sayılı kararıyla duruşma açılarak sanığa ek savunma hakkı verilmek suretiyle eylemin kül halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 53... inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz talebi; resmi belgede sahtecilikten derdest olan başka dosyalarının da olduğunu, bozma kararı verilerek diğer dosyalarla birleştirilip yargılama yapılması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde, düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesi'nin , ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın bozularak yeni bir hüküm kurması karşısında, CMK'nın 280/1-g ve 280/2.maddeleri gereği öncelikle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verip akabinde yeni hüküm kurulması gerektiğini gözardı ederek doğrudan hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.V. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, istinaf başvurusunun düzeltilerek. esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi tarafından sanık hakkında belgede sahtecilik suçları yönünden kurulan hükmün ilk kısmına "İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verdiği mahkumiyet hükümlerinin CMK'nın 280/2.maddesi uyarınca kaldırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.