Yargıtay 8. Ceza Dairesi, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan verilen 15 yıl hapis cezasını ve istinaf başvurusunun reddini inceleyerek mahkumiyet kararını onamıştır.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan ilk derece mahkemesince 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezasına çarptırılan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanmış, sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede; istihbari bilgi doğrultusunda sanığın üzerinde ve aracında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile hassas terazi, tanık beyanları ve kriminal raporlar ışığında sanığın uyuşturucu ticareti eylemini işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecinde ve hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı, takdiri indirim uygulanmamasında isabetsizlik olmadığı, tekerrür hükümleri uygulamasındaki hatanın ise sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle bozma sebebi yapılmadığı belirtilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2024/16078 E.  ,  2026/1879 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/105 Esas, 2024/84 Karar
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2023 tarihli ve 2023/256 Esas, 2023/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4.a, 52, 53, 58, 63, 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2024/105 Esas, 2024/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1.a maddesi uyarınca eleştirili esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ...'ye ait olduğuna, fiziki takip tutanağı adı altında düzenlenmiş bir evrakın bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde satıcısı olmadığına, satışa ilişkin delil bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; Adana ilinden Kadirli ilçesine ticari taksi ile uyuşturucu madde getirilerek satıldığı yönünde istihbari bilgi edinen kolluk ekiplerinin devriye görevini ifa ettikleri sırada .. plaka sayılı ticari taksiyi gördükleri , ticari takside şoför olarak bulunan sanık ...'in rızası ile cebinden çıkardığı uyuşturucu madde ve hassas teraziyi kolluk ekiplerine teslim ettiği, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden araçta yapılan aramada ise vites körüğü içerisine gizlenmiş uyuşturucu madde ele geçirildiği, yine araç etrafı kontrol edildiğinde yerde peçete kağıdına sarılı uyuşturucu maddenin bulunduğu, sanığın uyuşturucu maddeleri ticari kasıtla bulundurduğu ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları içeriği, sanığın savunması, tanıkların beyanı, sanığın ve tanık İbrahim'in toksikoloji raporu, kriminal uzmanlık raporuna göre ele geçirilen maddelerin ... olduğu ile hassas terazi üzerinde de ... uyuşturucu maddesi kalıntısının bulunduğunun tespiti, uyuşturucu maddenin miktarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde, sanık hakkında kurulan hükümde ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda "Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. ve TCK' nın 58/7. maddeleri dikkate alınarak, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/144 Esas, 2014/398 Karar sayılı, 13/05/2010 suç tarihli, 22/04/2015 kesinleşme tarihli ilamı ile hükmolunan 10 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2022 tarihinde kesinleşen, 07/07/2015 tarih ve 2015/49 Esas, 2015/439 Karar sayılı cezasının tekerrüre esas alınmış ise de; aleyhe istinaf talebi olmaması nedeni ile sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak bu husus bozma sebebi yapılmamıştır." şeklindeki eleştiri konusunda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak , aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık
hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin 16.01.2024 gün ve 2024/105 Esas, 2024/84 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili ( 9 ) numaralı bendi ikinci paragrafında bulunan "Sanığın 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına" kısmının hükümden çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.