Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, fuar katılımı ve elektrik hizmetinden kaynaklanan 92.000 TL bakiye alacak talepli itirazın iptali davasında delilleri ve bilirkişi raporunu dikkate alarak karar verdi.
Özet: Davacı firma, düzenlediği fuarda katılımcı olan davalının fuar bedeli ve elektrik kullanımından kaynaklanan toplam 192.000 TLlik faturanın 92.000 TLlik bakiye kısmını ödememesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmıştır; davalı ise elektrik bedeli için özel bir sözleşme olmadığını ve borcun kaynağının belirsizliğini ileri sürerken, davacının ticari defterleri ile vergi kayıtlarının alacağı desteklemesi ve davalının defterlerini sunmaması neticesinde, uzman bilirkişi raporu davacı alacağını doğrulamıştır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/893 Esas - 2025/769

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/893 Esas
KARAR NO : 2025/769
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 21/11/2025
YAZIM TARİH : 12/12/2025
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili firmanın yıllardır düzenleyicisi olduğu ... fuarına, 2024 yılında katıldığı ve buna dair fuar katılım sözleşmesini imzalandığı, davalı firmaya müvekkili tarafından gerek katılım bedeli ve gerekse de fuarda kullandığı elektrik bağlantı bedeli ve diğer masraflar için iki ayrı fatura düzenlendiği, bu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği ve davalı şirketin 192.000-TL (kdv dahil) tutarındaki bu iki fatura karşılığında müvekkiline 100.000-TL ödediği, bakiye 92.000-TL tutarın ödenmemesi üzerine, davalı şirkete önce 16.09.2024 tarihinde yazılı bir ödeme ihtarı gönderildiği, davalı firmanın tüm sözlü ve yazılı taleplere rağmen bakiye ödemediği, bu kapsamda davalı aleyhinde ..... Esas sayılı icra takibine başlandığı, davalının bu takibe de itiraz ettiği, takibin devamı için önce davalı yanla arabuluculuk süreci başlatıldığı ve herhangi bir anlaşma sağlanamadığı, itirazın iptali için işbu davanın açıldığını belirtmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme ya da katılım formunun devamının dosyada mevcut olmadığı, davacı tarafından sunulan belgede elektrik kullanımına ilişkin bir madde bulunmadığı, bununla birlikte borcun kaynağının belirsiz olduğu, borcun sebebi olarak "Katılım Başvuru Formu" gösterilmiş olsa da davacı tarafça icra dosyasına sunulan bu sözleşmede elektrik kullanımına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve faturayı destekleyici herhangi bir sözleşme, ek protokol vs. gibi bir belge olmadığından elektrik kullanımına ilişkin alacağın sebebinin bu sözleşme olmadığı, davacı tarafın elektrik alacağı için bu sözleşmeden bağımsız bir şekilde yalnızca fatura sunduğu, Yargıtay güncel kararlarında fatura düzenlenip, davalıya tebliğ edilmiş olması ve buna itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmayacağını ifade edildiği, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisi bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının beklenemeyeceği, takibe dayanak belge olarak gösterilen sözleşmede elektrik ücretine ve bu ücretin hesaplanma yöntemine ilişkin bir madde, bu durumla ilgili bir sözleşme eki, sözleşmeye ek olarak düzenlenen bir protokol yahut başkaca bir belge bulunmadığı, diğer bir deyişle sözleşmede (varsa sözleşme eki, sözleşmeye ek olarak düzenlenen bir protokol yahut başkaca bir belge de dahil olmak üzere) elektrik kullanımında kWh bedelinin ne kadar olduğu, takipteki elektrik bedelinin nasıl hesaplandığı vb. değişkenler ile ilgili bir düzenleme mevcut olmaması buna ek olarak müvekkilinin elektrik kullanıp kullanmadığı, kullandıysa da ne kadar elektrik kullandığının da belirtilmediği bu nedenle borcun kaynağının belirsiz olduğu, davacının dava dilekçesinde müvekkilinin fuara katılımı esnasında kullanmak için elektrik talep ettiği belirtmiş olmasına rağmen bu talebe ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, faturadaki tutarın kaynağını ispatlar bir belgeyi diğer bir deyişle borcun kaynağını mahkemeye ibraz etmemiş olduğundan iddiasını ispatlayamadığı, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-04/04/2024 tarihli katılım başvuru formu başlıklı sözleşme,
-..... Esas sayılı takip dosyası,
-İcra takibine konu edilen 03/06/2024, 07/06/2024 tarihli faturalar,
-Takibe konu edilen faturalara ilişkin vergi idaresi kayıtları,
-Tarafların ticari defter ve kayıtları.
18/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
Davacı ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı görülmüştür.
Davacı ticari defterlerinde davalının 04.12.2024 icra takip tarihi itibari ile 92.000,00 TL borçlu olduğu, icra takibine konu edilen faturaların davalı borcunda kayıtlı olduğu,
Davalı ticari defterlerini sunmadığı ve mahkemece belirlenen sürede bilgi belge dosyaya kazandırılmadığı için davalı ticari kayıtları incelenememiştir.
Davacı ve davalı (BS - BA) Karşılaştırmalı Alış Satış Analiz Raporundaki fatura beyanlarının birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacı ..... Esas sayılı dosya ile davalı aleyhine, 92.000,00 -TL Asıl alacak tutarı ile ilgili 04.12.2024 tarihinde icra takibi başlattığı,
İcra İnkar Tazminatı İstemi ve konunun hukuksal değerlendirmesinin mahkememizin uhdesinde olduğu, görüş ve kanaatlerini ile birlikte raporunu sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Çözümü gereken hukuki ihtilafın davalı tarafça ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali gerekip gerekmediği noktasında toplandığı; dosyada mübrez 04/04/2024 tarihli sözleşmenin taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı/borçlu vekilinde takip dosyasına sunulan 16/12/2024 itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğine dair mazbata bulunmadığı, bu halde 30/12/2024 tarihinde açılan davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı vekilince, süre uzatım ara kararı ile birlikte yasal süresinde sunulduğu anlaşılan cevap dilekçesinde yetki itirazı ileri sürülerek, sözleşmede elektrik kullanımına dair bir düzenleme bulunmadığı, fatura düzenlenmiş ise de faturadaki alacağın ispatlanması gerektiği savunulmuştur.
Davalı vekilinin yetki itirazının, 17/02/2025 tarihli celse ara kararı ile, sözleşmede bulunan yetkiye dair özel şart gereğince reddine karar verilmiştir. 23/06/2025 tarihli celse ara kararı ile bilirkişi incelemesine esas olmak üzere ticari defterlerin sunulması ya da bulunduğu yer hususunda beyanda bulunmak üzere taraflara süre verilmiş, duruşmada hazır bulunmayan davalı vekiline ara karar ifası için tebligat yapılmasına karar verilmiş ve usulüne uygun ihtar içeren duruşma tutanağı 30/06/2025 tarihinde davalı vekiline elektronik tebligat usullerine göre tebliğ edilmiştir. Davalı tarafça, kesin süre içerisinde defter ve kayıtlar hakkında beyanda bulunulmamıştır.
Kesin sürenin ikmali ile dosya bilirkişiye verilmekle davacı kayıtları ile ..... Dairelerinden celp edilen Karşılaştırmalı Alış Satış Analizi belgelerine göre tanzim edilen 18/07/2025 tarihli rapor sunulmuştur. Raporda öz olarak, davacı kayıtlarının TTK'nun 64. maddesi gereğince davacı lehine delil olma niteliğini haiz olduğu, gerek davacı kayıtları gerekse de davacı ve davalının vergi kayıtlarının takibe konu faturanın davalı tarafından kabul edilmiş olduğu, davacının davalıdan takibe konu edilen 92.000,00-TL miktarınca alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmekle davalı tarafından itiraza da uğramadığı, 23/06/2025 tarihli celse ara kararı gereği davalı tarafın HMK'nun 222 maddesi gereğince defter ve kayıtlarını beyan etmeyerek davacı defter ve kayıtlarını kabul etmiş sayılması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, itirazın haksız ve takibi geciktirmeye yönelik olduğu kanaati hasıl olmakla davalının takipte talep edilen asıl alacağın %20'si nispetinde icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile davalının ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynı şartlarla devamına,
Asıl alacağın %20’si nispetinde olduğu hesap edilen 18.400,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 6.284,52-TL harçtan, peşin alınan 1.111,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.173,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma, 1.111,13-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.538,73-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 165,00-TL tebligat ve posta gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.165,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekili Av. .....'in yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.