Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, icra ihalesinin feshinde, bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek değerin muhammen bedelden yüksek olmasının ihaleyi fesih sebebi olduğuna hükmetti.
Özet: Bir borçlunun, taşınmazın kıymet takdirinin düşük olduğu iddiasıyla ihalenin feshini talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davanın reddine karar vermiş, ancak temyiz incelemesinde, yargılama sürecinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, ihalede esas alınan muhammen bedelin (675.000 TL) üzerinde 675.500 TL olarak belirlenen taşınmaz değerinin, borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç doğurarak ihalenin feshi sebebi oluşturduğu tespit edilmiş ve bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına ve ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Borçlunun, sair fesih nedenleri ile birlikte kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliği ve taşınmazın kıymet takdirinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece davanın reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında hazine lehine para cezasına karar verildiği, karara karşı borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 128/a maddesine göre, ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler.Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin itirazları konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak suretiyle incelenerek mahcuzun değerinin belirlendiği tarih esas alınarak bilirkişi tarafından tespit edilen değerin ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesinden ibarettir. (HGK'nın 16.06.2020 tarih, 2017/12-742 E. - 2020/406 K.) Somut olayda; Edirne İcra Dairesine yazılan talimat ile şikayete konu taşınmazın 27.07.2023 tarihinde kıymet takdirinin yapıldığı, 02.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz değerinin (Düzeltilmiş Toplam Değer olarak belirtilmiş) 675.000,00 TL olarak tespit edildiği, işbu kıymet takdirine itiraz neticesinde taşınmaz değeri olarak yine aynı bedelin belirlendiği, akabinde açık arttırma şartnamesi ve tutanağı ile açık arttırma ilanında muhammen bedel olarak da anılan bedelin gösterildiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince 26.06.2024 tarihinde yapılan keşif neticesinde ise 02.08.2023 tarihi itibari ile şikayete konu taşınmaz değerinin 675.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, Mahkemece tespit edilen son değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olduğu görülmekle, bu durumun borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç yaratacağı tabii olup, Dairemiz içtihatları gereği başlı başına ihalenin feshi sebebi kabul edildiği açıktır.O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 05.12.2025 tarih ve 2025/1445 Esas-2025/1941 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Edirne İcra Hukuk Mahkemesinin 27.02.2025 tarih ve 2023/606 Esas-2025/70 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.