Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bozma sonrası hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, sanık müdafiinin usul ve delil eksikliği iddialarını reddederek oy birliğiyle onadı.
Özet: Bozma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen hırsızlık mahkûmiyet hükmünü temyiz eden sanık müdafiinin, şikayetçinin dinlenmemesi, kamera kayıtlarının bilirkişi incelemesi yerine kolluk tutanağı ile yetinilmesi, sanığın inkârı ve yan delil eksikliği ile suç vasfına yönelik usul ve esasa ilişkin itirazları incelenmiş; ancak ilk derece mahkemesinin sanığın şikayetçiye yönelik eylemi nedeniyle kurduğu mahkûmiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilerek temyiz talepleri reddedilmiş ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/2829 E.  ,  2026/3696 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/265 E., 2025/741 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafîinin temyiz isteminin; şikâyetçinin kovuşturmada dinlenilmemesinin usuli eksiklik olduğuna, kamera kaydının çözümü için dosyanın uzman bilirkişiye gönderilmeden kolluğun CD izleme tutanağıyla yetinildiğine, sanığın olaya karışmadığını ve olaydaki hırsızlık fiili ile ilgisi olmadığını samimi olarak ifade ettiğine, hiçbir yan delil bulunamadığına, suç vasfının ve gece vakti uygulamasının hatalı olduğuna, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma sonrasında yapılan yargılamaya, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafîinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.