8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, sanık müdafiinin temyiz başvurularını reddederken, mükerrirlik hükümlerinin hatalı uygulanmasına ilişkin düzeltme yapmıştır.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetine, satış amaçlı bulundurma eyleminin fiziki takip, tanık beyanları ve satışa hazır paketlenmiş uyuşturucularla sabit olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağına ve suçun özel yerlerde işlenmesi nedeniyle ceza artırımının hukuka uygun olduğuna hükmetmiş; ancak ilk derece mahkemesince hatalı uygulanan ikinci kez tekerrür hükmünü, ilgili ilamın suç tarihi itibarıyla kesinleşmemiş olması nedeniyle birinci kez tekerrür olarak düzelterek diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/5723 E.  ,  2026/2489 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/945 E., 2025/875 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2025 tarihli ve 2024/786 Esas, 2025/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2025/945 Esas, 2025/875 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanı k müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1 ve 303/1. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/4-b maddesi gereğince artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın parkta uyuşturucu madde ticareti yaptığı, getirdiği uyuşturucu maddeleri parkta otların içine sakladığı, alıcı tabir edilen şahıslara nereye koyduğunu söylediği, içici şahısların uyuşturucu maddeyi oradan alıp gittikleri ve parasını başka yerde verdikleri yönünde bilgiler alınması üzerine parkın fiziki takibe alındığı, sanığın gelerek cebinden çıkarttığı bir maddeyi 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b kapsamında bulunan yerlere 200 metreden yakın olan otların içine sakladığının görüldüğü, sanığın bıraktığı madde incelendiğinde paketçikler halinde esrar olduğunun anlaşıldığı, Cumhuriyet savcısından alınan arama emri gereğince sanığın ikametinde yapılan aramada da esrar bulunduğu iddiasına ilişkin olarak;
Olay tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar ... ve ...'ın soruşturma aşamasında verdikleri müdafili ifadeleri ve ele geçen maddenin satışa hazır şekilde paketlenmiş olmasına göre sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesi gereğince sanığın cezasında artırım uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi hükmünde sanık hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 01.02.2022 tarih, 2021/448 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararının, aynı mahkemenin 22.05.2025 tarihli ek kararı ile usulüne uygun olarak kesinleşmeyen KDAE kararına dayanılarak hüküm verildiği gerekçesi ile infazının durdurulduğu, güncel sabıka kayıtlarında bu ilamın gözükmediği bu hali ile incelemeye konu dosyanın suç tarihi olan 19/03/2023 tarihinden önce bu kararın kesinleşmediği ve tekerrüre esas alınamayacağı, suç tarihi itibari ile ikinci kez tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilamın da bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında, adli sicil sabıka kaydında bulunan, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.06.2017 tarih ve 2017/180 Esas, 2017/2022 Karar sayılı ilamının birinci kez mükerrirliğe esas alınmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmakta ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.03.2025 tarihli ve 2025/945 Esas, 2025/875 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasından tekerrür uygulanmasına ilişkin 7. maddesininin çıkartılması ve yerine Sanığın adli sicil kaydına esas İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/06/2017 tarih, 2017/180 esas, 2017/2022 Karar sayılı kararının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.