Patates soğan ekimi odaklı tarımsal ortaklık protokolünden kaynaklanan alacak ve karşı davada zarar paylaşımı taleplerinin incelendiği temyiz kararı.
Özet: Taraflar arasında patates ve soğan ekimi amacıyla yapılan 15.02.2014 tarihli protokol kapsamında ortaya çıkan mali anlaşmazlıklar üzerine açılan bu davada, davacı, hasat sonrası masraf ve kar paylaşımında uzlaşılamadığı gerekçesiyle davalılardan 500.000,00 TL alacak talep ederken; davalılar ise karşı davada, davacının ortaklık giderlerini muhasebeleştiremediğini, projenin zararla sonuçlandığını ve kendilerine yapılan transferleri inkar ettiğini iddia ederek 365.051,63 TL mukabil alacak talep etmişlerdir. İki taraf da sözleşmenin niteliği ve mali yükümlülükler konusunda farklı savunmalar ileri sürerek davanın reddini istemiş, karşı davada ise sözleşmenin adi ortaklık olmadığı ve karşı davacıların muvazaalı satış yaptığı iddia edilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/4161 E.  ,  2026/2795 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/930 E., 2025/932 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/1126 E., 2023/12 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar-karşı davacılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı/karşı davalı vekili ... ile davalı/karşı davacı asil ... ve davalılar/karşı davacılar vekili ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında 15.02.2014 tarihli protokol yapıldığını, patates soğan ekimi yapılacağının kararlaştırıldığını, bu protokolde tarafların yükümlülüklerinin düzenlendiğini, ürünler hasat edilip, tartılıp depoya konulduktan sonra yapılan masraf ve kârın paylaşımı konusunda tarafların anlaşmazlığa düştüklerini, bu nedenle ürün paylaşımı yapılamadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydıyla 500.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Karşı davada davacılar vekili; taraflar arasında düzenlenen protokol nedeniyle müvekkillerinin 1.317.571.77 TL harcama yaptığını, paraların banka havalesi, elden ve posta havalesi ile gönderildiğini, ancak verilen paraların nerelere ve ne şekilde harcandığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, patates soğan ekiminden elde edilen gelirin 945.674.90 TL., toplam zararın 371.896.87 TL olduğunu, davacının zarar katılım payı olan 185.948,43 TL, (371.896.87 1/2= 185.948.43 TL) davacıya gönderilen havale miktarı olan 152.801.00 TL ve davacı üzerindeki soğan bedeli 26.302.20 TL’nin toplamı olan 365.051.63 TL müvekkillerinin mukabil alacağı bulunduğunu ileri sürerek; karşı davanın kabulü ile fazlaya dair hakları olmak ve takas def'ileri de dikkate alınarak 365.051.53 TL.'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalılar vekili; müvekkillerinin borçlandığı, taahhütte bulunduğu ya da garanti verdiği bir borç ilişkisi olmadığını, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davacının alacak hakkını isteme süresinin 31.12.2014 tarihinden sonra başlayacağını, dolayısıyla dava açmakta hukuki yarar olmadığını, ortada geçerli ve halen devam eden bir ortaklık mevcut olduğunu, taraflarca ortaklığın sona ereceğine dair bir tarih belirlenmediği gibi ortakların bir kararı yada Mahkemece ortaklığı sona erdiren bir karar veya fesihnamenin mevcut olmadığını, davacının, işleri yürüten, harcamaları yapan, sözleşmede “taşeron” sıfatını taşıyan, hesap vermesi, açıklama yapması, belge sunması gereken kişi olduğunu, ortaklığın gereken hesabını vermediği gibi kendisine yapılan ödemeleri inkar ettiğini, harcamaları müvekkil şirketin yaptığını, ortaklık faaliyetinin yürütülmesi için kendisine para havale edildiğini, ödenmesi gereken giderlerin ödenmediğini, davacının Tarım İl Müdürlüğünün uyarılarını, kontrollerini dinlemeyerek hata, ihmal ve kusur göstererek tohumluk üretimini engellediğini, dava dilekçesinde üretilen mahsulün 15.02.2014 birim fiyatlarıyla değerlendirip, kazanç çıkarılmasının yanlış olduğunu, sözleşmedeki fiyatların tahmini, ümit ve tasarı fiyatı olduğunu, elde edilen soğan ye patatesin belirli ve düzenli borsa fiyatı olmadığını, alıcısının belirsiz olduğu, fiyatların daha çok arz ve talep kurallarına göre belirlendiğini, esas olan ve gerçeğin hasat zamanındaki fiyatı olması nedeniyle, dava dilekçesinde yazılan hesaplama ve gelir hesabını kabul etmediklerini, ortaklığın zarar ettiğini, müvekkillerinin 1.317.571.77 TL harcama yaptığını, paraların banka havalesi, elden ve posta havalesi ile gönderildiğini, ancak verilen paraların nerelere ve ne şekilde harcandığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkil ve şirketin mukabil alacağı bulunduğu, müvekkil ve şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı lehine herhangi bir hak veya alacağın hükmedilmesi halinde takas def'ilerinin dikkate alınması gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davada davalı vekili; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ortaklık sözleşmesi olmadığını, karşı davacıların sözlemeye bağlı kalmadıklarını, sözleşmeye konu ürünleri müvekkiline hiç haber vermeden muvaazalı olarak sattıklarını savunarak; karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen protokol kapsamında soğan patates ekimine ilişkin olarak patates ve soğanın birim fiyatının açıkça belirlenmiş olduğu, yine taraflar arasında ekimle alakalı olarak yapılan masrafların ne şekilde paylaştırılacağı ve tarafların bu kapsamda birbirlerinden ücret talep edip edemeyeceğine ilişkin ayrıntılı düzenlemelerin yer aldığı, taraflar arasında yapılan 01.03.2014-31.12.2014 yılları arasındaki kira sözleşmeleri ve 20.04.2014 tarihli tarla icar sözleşmeleri kapsamında yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ve davacı tarafça ürünlerin teslimine ilişkin tutanakların dosya içerisine bulunduğu, bu kapsamda taraflar arasındaki yapılan sözleşme kapsamında yapılan ifalara ilişkin tanıkların mahkeme huzurunda dinlendiği, davalı tarafça yapılan ödemelere ilişkin faturaların dosya kapsamında bulunduğu, davalı karşı davacıların da davacı tarafından yapılan üretime ilişkin olarak zarar ve ziyanına karşılık olarak belirli bir miktar alacak talebinde bulunduğu, dosya kapsamında tarafların birbirlerinden olan alacaklarını tüm dosya kapsamındaki deliller kapsamında incelenmesi amacıyla bilirkişi raporunun alındığı, tarafların karşılıklı itirazları kapsamında yine ek raporların alındığı, dosya kapsamında tüm bilirkişi raporları ve ek rapordaki çelişkilerin giderilmesi, eksikliklerin tamamlanması amacıyla bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 13/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşme şartları kapsamında ve hasat zamanındaki Türkiye'deki çiftçinin satış bedellerinin en az fiyatından %20 düşülerek fiyatların belirlenmesi şeklinde 2 seçenekli hesaplamanın yapıldığı, sözleşmenin sona erdiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, taraflarca da sözleşmenin sona erdiği veya feshedildiğine dair iddia veya beyanın bulunmaması sebebiyle bilirkişi raporunda sözleşme kapsamında yapılan hesaplamaların esas alındığı, 17.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak karar verildiği, 13.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli olması, dosya kapsamında bulunan tüm belge ve delilleri kapsayıcı, açıklayıcı nitelikte, üst mahkeme denetimine elverişli olması sebebiyle hükme esas alındığı, karşı dava bakımından ise taraflar arasında imzalanan 15.02.2014 tarihli protokole göre masrafların davalı-karşı davacı tarafça karşılanacağının açıkça belirtildiği, davacı-karşı davalı tarafça depoya malların teslim edildiğinin tutanaklar ile sabit olduğu, bu kapsamda taraflar arasındaki yapılan sözleşme kapsamındaki satışa ilişkin kârın davalı-karşı davacı tarafta kaldığı, talepte bulunan karşı davacının söz konusu üretimden herhangi bir zararının olmaması sebebiyle karşı davalının ödemek zorunda olduğu herhangi bir bedelin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; asıl dava yönünden davanın taleple bağlı kalınarak 1.326.172,41 TL olarak kabülü ile; 500,00 TL’nin 16.12.2014 tarihinden 1.325.672,41 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, taraflar arasındaki 15.02.2014 tarihli protokol hükümleri ile ibraz edilen delillere göre tarafların hak ve borçlarının belirlenmesi, asıl ve karşı dava konusu edilen alacak kalemlerinin mahsup yoluyla tespit edilmesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, asıl davada davalılar - karşı davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği; asıl davada davacı - karşı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, asıl davada davacı tarafından dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, ıslah dilekçesiyle asıl davada davacının talebini 1.326.172,41 TL'ye yükselterek harçlandırdığı, ancak mahkemece asıl dava yönünden davanın taleple bağlı kalınarak 1.326.172,41 TL olarak kabulü ile 500,00 TL'nin 16.12.2014 tarihinden, 1.325.672,41TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, asıl dava dilekçesinde yer alan talebin 500,00 TL olarak nazara alınması ve yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; asıl davada davalılar-karşı davada davacıların istinaf başvurularının esastan reddine, asıl davada davacı-karşı davada davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın taleple bağlı kalınarak 1.326.172,41 TL olarak kabulü ile; 500.000,00 TL'nin dava tarihinden, 826.172,41 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl davada davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak asıl davada davacı tarafa verilmesine, karşı dava yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl davada davalılar-karşı davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalılar-karşı davacılar vekili; taraflar arasında borç ilişkini olmadığını, adi ortaklık bulunduğunu, davacının sözleşme şartlarına uymayarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmede hasatın sonuna kadar yani 31/12/2024 tarihine kadar tüm sorumluluk ve yükümlülükler kendisine ait olacaktır şeklinde hüküm bulunduğunu, bu durumda davacının alacak hakkını (muacceliyet kılma) 31.12.20214 tarihinden sonra isteyebileceğini, bu nedenle dava açmakta hukuki yararı olmadığını, müvekkillerinin 1.317.571,77 TL kadar önemli miktarda para harcadığını, davacının vekil olarak ve ortaklığı yürüten kişi olarak düzgün bir hesap vermediğini, harcamaları ve kendisine gönderilen paraları inkar ederek, sözleşmenin süresini de beklemeyerek dava açtığını, bu ortaklıktan müvekkillerinin zarar gördüğünü, tanık beyanları dikkate alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığına, müvekkillerinin alacaklı olduğuna dair tespit yapılmasına rağmen yanlı subjektif raporlar dikkate alınarak haksız olan davanın kabulüne karar verilerek hatalı bir hüküm tesis edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, itiraz edilen bilirkişi raporlarında hesaplamalar Ticaret Borsalarında tescil edilen en düşük fiyatların %20 si düşülerek hesap edilmesi gerekirken TÜİK hesaplamarında üretici fiyatları yerine nihai tüketici endeksi alınarak hesap yapıldığını, bilirkişi itiraz dilekçesinde gerçek üretici fiyatları ... ve ..., ..., ... ,... ticaret borsalarının 2014 aylık fiyatlarının dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporlarında kuruş hesaplarının bilerek yanlış yapıldığını, müvekkili Şirket ve ...’in protokolde belirtmiş oldukları en düşük fiyatın soğanda 190 kuruş, erika soğanda 140 kuruş, patates 320 kuruş derken günlük alışverişlerde piyasada söylenen şekilde belirtildiği gibi sözleşmede de bu şekilde belirtildiğini, burada tarafların asıl maksadının 190 kuruş olarak 0.19 kuruş, 140 kuruş olarak 0, 14... kuruş da 0.32 kuruş olarak belirtmek olduğunu, dosyaya ibraz edilen müstahsil makbuzlarının da beyanlarını doğruladığını, yine satışları ilişkin olarak sözleşme, fatura sureti, bono ve dekontların dosyaya ibraz edildiğini belirterek; asıl ve karşı davada verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve karşı davada taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
1-Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen protokol başlıklı 15.02.2014 tarihli sözleşme gereğince davalılardan alacaklı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Dosyada yer alan ve taraflarca düzenlendiği hususunda ihtilaf bulunmayan 15.02.2014 tarihli sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği ve yine sözleşmede hasatın sonuna kadar (31.12.2014 tarihine kadar) tüm yükümlülüklerin ve sorumlulukların davacıya ait olacağının belirtildiği, sözleşmenin devamında da “harcamalar mahsuplaşma- fiyat belirleme -kar-zarar bölüşümü” başlığı altında kar paylaşımı ve mahsuplaşmanın nasıl yapılacağının düzenlendiği ve ekimi yapılacak olan soğan ve patateslerin hasat sonunda kg fiyatı yazılarak elde edilecek tutardan mahsuplaşma yapılmak suretiyle paylaşma yöntemlerinin belirlendiği görülmüştür.
Asıl davada davalılar vekili, davanın sözleşmeye aykırı olarak hasat zamanından önce açıldığını savunmuş ise de sözleşmede 31.12.2014 tarihine kadar tüm yükümlülüklerin ve sorumlulukların davacıya ait olacağının belirtildiği, davalılar tarafından davacıya 29.04.2014 tarihinde vekalet verilerek üretimle ilgili gerekli işlemler yapma yetkisinin tanındığı, davacının 05.12.2014 tarihinde azledildiği, yine dosya da bulunan 20.10.20 14... .11.2014 tarihli kantar fişlerinden hasatın yapılarak sözleşmeye uygun olarak ürünlerin teslim edildiği, böylece davacının alacağının muaccel hale geldiği anlaşılmıştır.
2-Asıl davada davalılar- karşı davada davacılar vekili, bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığı, sözleşmede asıl amaçlarının ürünlerin kilogram fiyatının 0.19 kuruş, 0,14 kuruş, 0.32 kuruş olarak belirlenmesi olduğunu, dosyaya ibraz edilen müstahsil makbuzlarının da beyanlarını doğruladığını belirterek, hesap yöntemine ve ürün fiyatlarına itiraz etmiştir. Dosyada bulunan ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmede ekimi yaptırılacak olan soğan ve patateslerin cinsleri belirtilerek ayrı ayrı rakam ve yazıyla fiyatlarının yazıldığı, herhangi bir karalama ve düzeltme bulunmadığı, tarafların ahde vefa gereği yapılan sözleşme ile bağlı oldukları, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ekim yaptıran şirketin sözleşmede kararlaştırılan rakamların gerçek iradelerini yansıtmadığı yönünde beyanlarına itibar edilemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre yanılma nedeniyle davalıların 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek sözleşmeden dönebilecekleri, sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin bir belgenin dosya içinde yer almadığı, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada ürün teslim tutanaklarındaki ürün miktarlarının dikkate alındığı, davalılar tarafından yapılan masrafların hesaplamada gözetildiği, 18.05.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda 2014 yılı hasat zamanı ortalama üretici satış fiyatları esas alındığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede “kantar fişlerinin, karşılıklı imza altına alınarak hesap yapılacağının, karşılıklı imza altına alınmayan soğan, patates kantar kilogramlarının ödendi olarak hesabı yapılamayacağı” şeklinde düzenlemesinin yer aldığı, ürünlerin depoya konulmasının istenen standartlarda ürün teslim edildiğini gösterdiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, davalılar-karşı davacılar vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin asıl davada davalılar, karşı davada davacılardan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.