Rüzgar Enerjisi Santrali RES katkı payı fatura hesaplama yönteminin sözleşmeye uygunluğu ve teklif mektubu önceliği konusunda borçlu olunmadığı tespiti davası temyizi.
Özet: Davacı şirketin, rüzgar enerjisi santrali işletmesi için davalı TEİAŞ tarafından düzenlenen 2021 ve 2022 yılına ait RES katkı payı faturalarının, imzalanan anlaşma ve yönetmeliğe aykırı olduğu, ilk teklif mektubunun hükümsüz kaldığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi, taraflar arasındaki teklif mektubu, taahhütname ve RES katkı payı anlaşmasının bir bütün oluşturduğu, hesaplamanın teklif mektubundaki birim fiyatın TÜFE oranlarıyla güncellenmesi suretiyle yapılması gerektiği ve davalı faturalarının sözleşme ve eklerine uygun düzenlendiği, davacının ihalede sunduğu teklife dayanarak yaptığı itirazın dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.
6. Hukuk Dairesi         2026/1419 E.  ,  2026/1589 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1757 E., 2026/359 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/120 E., 2023/316 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davacının, ... Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, taraflar arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalının 2021 yılı üretim dönemi için 12.396.339,83 TL bedelli fatura düzenlediğini, söz konusu faturada hesaplanan toplam tutarın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı olan yönetmeliğe aykırı olduğunu, bu sebeplerle faturaya süresi içinde itiraz edildiğini, ilk aşamada sunulan teklif mektubunun, sonrasında farklı bir hesap şeklini ihtiva eden anlaşmanın imzalanmasıyla hükümsüz kaldığını, serbest iradeyle imzalanan anlaşmanın basiretli tacir olan davalıyı da bağlar nitelikte olduğunu belirterek, 12.396.339,83 TL bedelli fatura nedeniyle davacı şirketin davalıya KDV dahil 7.278.736,37 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; davacının, ... Rüzgar Enerjisi Santralini işlettiğini, taraflar arasında RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalının 2022 yılı üretim dönemi için 17.140.409,96 TL bedelli fatura düzenlediğini, söz konusu faturada hesaplanan toplam tutarın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı olan Yönetmeliğe aykırı olduğunu, bu sebeplerle faturaya süresi içinde itiraz edildiğini, ilk aşamada sunulan teklif mektubunun, sonrasında farklı bir hesap şeklini ihtiva eden anlaşmanın imzalanmasıyla hükümsüz kaldığını, serbest iradeyle imzalanan anlaşmanın basiretli tacir olan davalıyı da bağlar nitelikte olduğunu belirterek, 17.140.409,96 TL bedelli fatura nedeniyle davacı şirketin davalıya KDV dahil 10.965.796,91 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçelerinde; uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, davacının tüm tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihten itibaren yirmi yıl süre boyunca, davalı TEİAŞ'a ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından RES katkı payı faturalarının doğru hesaplandığını ve davacı şirketin, imzaladığı teklif mektubunu verirken, teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin, basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu belirterek, asıl ve birleşen davaların yargı yolu ve hukuki yarar dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olursa esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yarışma Yönetmeliği ile buna uygun olarak yapılan yarışma/ihale neticesinde, davacı tarafından verilen teklif mektubu ile taahhütnameye göre boş kısmı doldurularak imzalan matbu olarak düzenlenmiş Res Katkı Payı Anlaşması birlikte nazara alındığında, teklif mektubu ve taahhütname ile sözleşmenin bir bütün oluşturduğu ve bunların RES Katkı Payı hesabına ilişin hükümleri arasında çelişki bulunmadığı gibi bulunsa dahi önceliğin sözleşme eki/temeli sayılan teklif mektubunda olacağı kabul edilerek, teklif birim fiyatının verildiği 2011 yılından, ücrete esas yıla kadarki TÜFE oranları üzerinde birim fiyatın güncellenerek uygulanması gerektiği, bilirkişinin güncellenmiş birim fiyat üzerinden yaptığı hesaplamada davalının düzenlediği faturaların, sözleşme ve eklerine uygun düzenlendiğinin tespit edildiği, yine davacının, yarışmaya teklif mektubunda yazılı şekilde teklif ettiği miktar üzerinde katıldığı ve diğer rakiplerinden daha uygun fiyat verdiği için teklifinin kabulü ile sözleşmenin imzalandığı, ücret ödeme aşamasında ise yarışma yönetmeliği ekindeki matbu olarak hazırlanmış sözleşme, teklif mektubu ve buna uygun yapılan hesaplamaya dayalı davalı faturaların, sözleşme hükümü yerine, teklif mektubu nazara alınarak fazla miktarda RES Katkı Payı hesabı yapıldığından itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan RES Katkı Payı sözleşmesi ile dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları ve ek raporlarda; davacı tarafın 16.12.2011 tarihli RES Katkı Payı Sözleşmesi uyarınca geçici kabulden itibaren yirmi yıl boyunca her bir KWH-enerji için 4,24 TL ödemeyi kabul ettikleri, sözleşme ve yönetmeliğe göre RES Katkı Payı hesaplama formülü toplam RES Katkı Payı Tutarı =
kr X E x TÜFE olup buna göre sözleşmede belirtilen davacının KWH başına ödemeyi taahhüt ettiği, kuruş cinsinden katkı payı bir önceki yılda gerçekleşen yıllık net elektrik enerjisi üretimi ve TÜİK
tarafından ocak ayında açıklanan bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık tüketici fiyat endeksi
çarpılması sonucu bulunacak miktarın katkı payı olarak esas alınmasının gerekeceği, bu durumda
toplam fatura bedelinin 11.292.216,58 TL olup, 18.244.533,21 TL'nin fazladan alındığının rapor edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilerek, asıl davanın kabulü ile davacının, davalıya 7.278.736,37 TL borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın kabulü ile davacının, davalıya 10.965.796,91 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili asıl ve birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinde; zamanaşımı, yetki, görev yönünden itirazlarının olduğunu, basiretli tacir olan davacının teklif mektubu doğrultusunda ihaleyi kazandığını, bu sebeple teklif mektubunun geçerli olmadığı yönündeki iddialarının ihaleye katılan diğer şirketler yönünden haksız rekabet oluşturduğunu, teklif mektubu, yönetmelik ekleri bir arada değerlendirilerek katkı payı alacağının belirlenmesi gerekiğini, Yarışma Yönetmeliği uyarınca sunulan teklifte değişiklik yapılmayacağını, davacının daha sonra bahse konu teklif mektubu ile bağlı olmadığı yönündeki iddiasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, katkı payı hesabında TÜFE'nin esas alınmasının amacının yaşanan ekonomik değişimler karşısında alacağın güncellenmesi olduğunu, değişen mevzuat hükümleri ile katkı payı ödenmesi yerine rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin alım garantisi birim fiyatları üzerinden eksiltme yarışması yapılması uygulamasına geçildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, Rüzgar Elektrik Santralleri Katkı Payı alacağına ilişkin fatura nedeniyle kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince asıl ve birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.