Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, taraflar arasındaki RES katkı payı anlaşmasından kaynaklanan hesaplama uyuşmazlığına ilişkin istirdat davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onamıştır.
Özet: Taraflar arasındaki yenilenebilir enerji kaynakları katkı payı anlaşmasından kaynaklanan uyuşmazlıkta, davacı, davalının sözleşmeye aykırı bir hesaplama yöntemi kullanarak fazladan katkı payı talep ettiğini ve ihtirazi kayıtla ödediği tutarın iadesini talep etmiş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, katkı payının sözleşmedeki belirli formüle göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davacının istirdat talebini haklı bularak kabul etmiş, davalının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1742 E., 2026/117 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2023/207 E., 2024/442 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 17.01.2012 tarihinde RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalı tarafından davaya konu katkı payı tutarının hesap edilerek müvekkiline gönderildiğini, davalı tarafından talep edilen miktarın mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırı hesaplanmış olduğunu, müvekkilinin fatura tutarını ihtirazi kayıtla ödediğini ve hesaplama şeklinin sözleşmede açık olduğunu ileri sürerek 19.01.2023 tarihli faturanın, 4.258.062,77 TL’lik kısmının istirdadına, alacağın tamamına avans oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili; idari yargının görevli olduğunu, davacı şirketin imzaladığı teklif mektubunu verirken, teklif mektubunda bulunan formülü göz önüne alarak ödeyebileceği RES katkı payı tutarını hesaplaması ve buna göre teklif fiyatını belirlemesinin, basiretli davranma yükümlülüğünün bir gereği olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmedeki katkı payı hesabının sözleşme öncesi formdan farklı olduğu, nihai sözleşmede bu formun sözleşmenin bir parçası olduğunun kabul edilmediği, basiretli olarak hareket etmesi gereken tacirlerin sözleşme serbestisi kapsamında uyuşmazlığa konu res katkı payı anlaşmasını imzaladıkları, esasen hesaplamanın artık bu sözleşme hükümlerine göre yapılmasının zorunlu olduğu, davalının faturaya mesnet hesap yönteminin yerinde bulunmadığı, davacının sorumlu olduğu tutarın sözleşmenin 3. maddesinde net olarak açıklanan 'krxExTüfe' formülüne göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamanın yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ve sözleşme hükümlerine göre yapıldığını, davacının hesaplama şekli ile bağlı olmadığını ileri sürmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, RES Katkı Payı alacağına ilişkin faturadan kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.