Yargıtay 2. Ceza Dairesinin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık hakkında verilen hükümlere ilişkin temyiz başvurularının incelenerek onanması.
Özet: Bu hukuki metinde, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesi ele alınmış olup; konut dokunulmazlığının ihlali suçuna yönelik temyiz istemi, ilgili yasal düzenleme uyarınca temyiz incelemesine tabi olmaması nedeniyle reddedilmiştir. Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminde ise, sanık müdafiinin katılan beyanının yeniden alınması gerektiği ve mükerrirlik uygulamasında hata yapıldığı yönündeki iddiaları yerinde görülmeyerek reddedilmiş, böylece ilk derece mahkemesinin hırsızlık suçundan verdiği mahkumiyet kararının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesine dair bölge adliye mahkemesi kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/3504 E.  ,  2026/5577 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1967 E., 2022/1735 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; bozma öncesi yargılamada katılanın şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan ettiğine, katılanın tutumunun zaman içerisinde değişebileceğinden bozma sonrası yargılamada da dinlenilmesi ve şikâyetinin devam edip etmediğininin sorulması gerektiğine, sanığa verilen cezayı etkileyebilecek katılan beyanının alınmasından vazgeçilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ikinci kez mükerrirliğe esas nitelikteki ilâmının doğru şekilde tekerrüre esas alındığı, sadece aynı ilâm içinde yer alan 9 ay ve 1 yıl hapis cezasından 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, İlk Derece Mahkemesince yerinde bir şekilde ikinci kez mükerrirliğe hükmetmiş olması sebebiyle bir hukuka aykırılık oluşmayacağı gözetilmeden ikinci kez mükerrirlik yönünden 765 sayılı Kanun döneminde işlenmiş olma hali engel teşkil etmediği halde, bu hususta hatalı değerlendirme ile ikinci kez mükerrirlik hükmünün çıkarılmış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, birinci kez mükerrirlik uygulaması çerçevesinde TCK'nın 268/1. maddesi gereğince kurulan 1 yıl hapis cezasının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.