İcra takibinde haksız tahsil edildiği iddia edilen işlemiş faizin istirdadı ile asıl alacağa yönelik menfi tespit ve kötüniyet tazminatı istemli davaya ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davalının başlattığı ilamsız icra takibi sonrası cebri icra tehdidi altında ödeme yapan davacının, haksız tahsil edildiğini iddia ettiği işlemiş faizin iadesi (istirdat), asıl alacağın belirli bir kısmı yönünden borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) ve kötüniyet tazminatı talepleriyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davalı alacaklının davacıyı temerrüde düşürmediği gerekçesiyle faiz talep edemeyeceğine kanaat getirerek, davacının kısmi ödemeler sonrası icra takibindeki belirli bir miktar asıl alacak için borçlu olmadığının tespitine hükmetmiş, istirdat ve kötüniyet tazminatı taleplerini ise reddetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/2088 E.  ,  2026/1532 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/1 E., 2025/189 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, Kayseri İcra Müdürlüğü'nün 2019/146221 E. sayılı ilamsız icra takip dosyası ile 227.000,00 Türk Lirası asıl alacak ve 56.149,85 Türk Lirası işlemiş faiz üzerinden takip yaptığını, müvekkili davacının cebri icra tehdidi altında 97.705,21 Türk Lirası ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi dayanak gösterilerek haksız şekilde işlemiş faiz, masraf ve fer'ilere mahsup edilen bu paradan, işlemiş faize karşılık ödenen 56.149,85 Türk Lirası'nın istirdadı ile davalının bu bedeli zorla tahsil etmiş olmasından dolayı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkil tarafından cebri icra tehdidi altında yapılan 97.705,21 Türk Lirası kısmi ödemenin istirdadı talep edilen faiz kısmından kalan 41.555,36 Türk Lirası'nın 227.000,00 Türk Lirası asıl alacaktan mahsubu neticesinde 185.444,64 Türk Lirası asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında kalıp, demir ve döşeme işçiliği işi için sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin işi yaptığını, davacının iş bedelini ödemediğini ve sözleşmede belirlenen kesin tarihin gelmesiyle temerrüde düştüğünü, belirlenmiş olan vadenin belirsiz bir vade olmadığını, taraflar arasında ek sözleşme düzenlendiğini, müvekkilinin yaptığı iş miktarının tespit edildiğini ve davacının da yapmış olduğu ödemelerin düşülerek ödeyeceği bakiye borç miktarının belirlendiğini, davacı tarafın asıl alacağa ilişkin olarak menfi tespit davası açtığını, faizin asıl alacağa bağlı bir fer'i alacak olduğunu, istirdat davasında hukuki yarar bulunmadığını, istirdat davasında kötüniyet tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli kararı ile ek sözleşme ile tarafların sözleşme kapsamında yapılan işin tasfiyesini yaptıkları, takip tarihi itibariyle davalı alacaklının davacı borçludan talep edebileceği miktarın 227.000,00 Türk Lirası olduğu, davalı alacaklının davacı borçluyu temerrüde düşürmediğinden faiz talep edemeyeceği, icra takip dosyasında davacı borçlu tarafından toplamda 97.705,21 Türk Lirası ödeme yapıldığı, bilirkişi raporuna göre davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 06.12.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davacı borçlunun 1. ödemeye kadar işlemiş avans faizi miktarının 7.696,23 Türk Lirası olduğu, ana para ve işlemiş faiz miktarından yapılan ödemenin mahsubu sonucu 144.696,23Türk Lirası bakiye alacağın kaldığı, daha sonrasında davacı borçlunun 7.705,21 Türk Lirası'nı 20.03.2020 tarihinde icra dosyasına ödediği, bu tarihte ana para ve işlemiş faiz miktarının toplam 150.419,66 Türk Lirası olduğu, yapılan ödemenin mahsubu sonrası bakiye alacak miktarı 142.714,45 Türk Lirası olup davacının 2. ödeme tarihi olan 20.03.2020 tarihi itibariyle davalıya borçlu olmadığı miktarın 140.435,40 Türk Lirası olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine; davacı tarafın istirdat talebinin reddine, davacı tarafın menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile davacının Kayseri İcra Dairesi'nin 2019/146221 E. sayılı icra takip dosyasında (icra harçları, takip masrafları ve icra vekalet ücretleri hariç) davalıya 140.435,40 Türk Lirası borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafın takibini haksız ve kötüniyetle yaptığı davacı borçlu tarafından kanıtlanamadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine, davalı alacaklının alacağını geç alma durumunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davalı tarafın icra inkâr tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı şirketin 16.10.1019 tarihli ek sözleşmedeki imzasına açıkça itiraz etmeyip, imzasının sahteliğine yönelik yapılmış bir suç duyurusu da olmadığından ek sözleşmenin geçerli olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, traflar arasında işin tasfiyesine ilişkin ek sözleşmede 27.000,00 TL için kesin vade belirlendiğinden bu tutar yönünden vadeden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, asıl alacak ile 27.000,00 TL’nin avans faizi toplamı üzerinden bulunan toplam alacak miktarı yönünden ise, kalan alacak bakımından gönderilen ihtarname davacıya tebliğ edilemediği için TBK'nın 117. maddesi uyarınca temerrüt oluşmadığının kabul edilmesi ve TBK'nın 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin önce faize sonra asıl alacağa mahsup edilerek denetime elverişli ek rapor alınması gerekirken aksi yönde yapılan hatalı hesaplamaya dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davacının borçlu olmadığı miktarın 137.824,76 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine; davacı tarafın istirdat talebinin reddine, davacı tarafın menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2019/146221 Esas sayılı icra takip dosyasında (İcra Harçları, takip masrafları ve icra vekalet ücretleri hariç) davalıya 137.824,76 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebi ile davalı tarafın icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
b. Bozmaya uygun şekilde rapor düzenlenmediğini,
c. Dosyaya 2. ödeme olarak yapıldığı kabul edilen ödemenin davalıya yapılmadığını, dosyada teminat olarak tutulduğunu,
d. Davacının dava tarihi itibari ile borçlu olmadığı rakamın tespitinin yanlış yapıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece hüküm fıkrasında “davanın kısmen kabul kısmen reddine; davacı tarafın istirdat talebinin reddine, davacı tarafın menfi tespit talebinin kısmen kabulü ile davacının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2019/146221 Esas sayılı icra takip dosyasında (İcra Harçları, takip masrafları ve icra vekalet ücretleri hariç) davalıya 137.824,76 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın kötüniyet tazminat talebi ile davalı tarafın icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine” şeklinde hüküm kurulmuş, ancak davacının davalıya hangi tarih itibariyle borçlu olmadığının belirtilmediği, hükmün bu hali ile infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Hükmün infazının mümkün olabilmesi için dava tarihi itibariyle davacının borçlu olmadığı miktarın ne olduğunun hükümde açıkça belirtilmesi gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
1. Davalı vekilinin 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendine “...137.824,76 TL borçlu olmadığının tespitine...” ibaresinden önce yazılmak üzere “dava tarihi itibariyle” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.