Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık davasında sanık ve müdafiinin maddi unsura ve beraate yönelik tüm temyiz başvurularını reddederek hükmü onadı.
Özet: Sanık ve müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, pişmanlık ve araca zarar verilmediği iddialarıyla beraat, takdiri indirim veya lehe hükümlerin uygulanması talepleriyle yaptıkları temyiz başvurusu yüksek mahkemece incelenmiş; ancak kararda hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığı tespit edilerek, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş ve hükmün tebliğnameye uygun olarak onanmasına, temyiz istemlerinin ise esastan reddine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1058 E., 2023/1376 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : ONAMA Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun maddi unsurunun olmadığı, takdiri indirim uygulanarak cezanın alt sınırdan belirlenmesi ile sanık hakkında beraat kararı verilmesine yönelik, sanığın temyiz isteminin ise pişman olup, araca zarar vermediği, takdiri indirim ile lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.