Adana Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatif üyesinin kura ile edindiği bağımsız bölümün haksız devri üzerine açılan tapu iptali ve tescil davasını inceliyor.
Özet: Davacı, kooperatif ortağı olarak kura ile kendisine tahsis edilen ancak tapusu adına tescil edilmeyip sonrasında eski kooperatif yönetimi tarafından üçüncü kişilere devredilen dubleks dairenin mevcut tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep ederken; davalı mevcut tapu sahibi, taşınmazı iyi niyetle, bedeli karşılığında ve tapu sicilinde kısıtlama olmaksızın önceki malikinden edindiğini, kendisine husumet yöneltilmesinin objektif iyiniyet kuralları ile örtüşmediğini savunarak davanın reddini ve davacının harç eksikliğini gidermesini istemektedir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1445
KARAR NO : 2026/1790
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/03/2023
NUMARASI : 2021/796 Esas ve 2023/197 Karar
DAVACI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :24/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :24/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih, 2021/796 Karar ve 2023/197 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalı kooperatifin ortağı olup, kooperatifçe davalı ..., ... ve ...'ın murisi ...'ın hisse ile malik olduğu tapunun ... ili ... ilçesi ... köyü 110 ada 1 parselinde kayıtlı taşınmaz. üzerine farklı özelliklerde yapımı planlanan konut tiplerinden dubleks konut (J/Blok 31 nolu bağımsız bölüm) için kooperatife karşı olan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı kooperatifçe yapımı gerçekleştirilen konutların ortaklara tahsisi için .... Noterliği huzurunda çekilen kura sonucunda düzenlenen 16.02.1999 tarih ve 4592 Y. Nolu kura zaptında yazılı olduğu Üzere davacıya 110 ada 1 parselde kayıtlı bulunan 1 1.ve 12. kat 31 nolu bağımsız bölüm tahsis olunduğunu, kura ile kooperatif ortağı olan davacıya 110 ada 1 parselde kayıllı 31 nolu bağımsız bölümün tahsisi yapıİmış olduğu halde, dairenin tapusu davacı adına tescil olunmadığını, davacı dairesinin tapusunu istediğinde, tapuların arsa sahibinde olduğu, arsa sahibi ile bir kısım sorunlar olduğu, sorunlar çözüldüğünde tapusunu alacağı, endişe etmesine gerek olmadığı şeklinde gerekçelerle davacının yıllarca oyalandığını, tapunun verilmesi konusunda davacıyı yıllarca oyalayan davalı kooperatifte 2013 yılı ve sonrasında genel kurullar yapılamadığı için 2013-2016 yılları arasında yönetim boşluğu oluşmuş ve davacı tapusunu almak için muhatap bulamadığını, genel kurullarını yapamadığı için 2017 - 2016 yıllarında yönetim boşluğu yaşanan kooperatife bir kısım ortağın müracaatı üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03 06.2016 tarih ve 2016/347 B. sayılı kararı ile kayyum ataması yapılması üzerine tapu için davalı kooperatife müracaat eden davacıya dairesinin tapusunun eski yönetimce 22.01.2009 tarihinde ... isimli kişiye devredilmiş olduğu, ...'ın da 20.01.2009 tarihinde davalı ... ...'a verilmiş olduğu bildirildiğini, Halbuki, davalı kooperatif ile arsa malikleri arasında düzenlenen 18.05.2006 tarihli Anlaşma (Sulh) protokolü başlıklı ek sözleşmenin 4/b maddesinde “Dubleks meskenlerden geriye kalan ve kooperatife ait olması gereken 29 adet dubleks meskenden halen arsa sakipleri adına kayıtlı olan dubleks meskenlerden adedini kooperatife devir yada kura çeken üyelere intikal ettirilecektir.” Denilmek suretiyle, bu dairelerin kurada hak sahibi olan ortaklar adına tescil olunacağı da açıkça davalı kooperatifin yanı sıra davalı arsa malikince de açıkça belirtildiğini, belirtilen nedenlerle davanın kabulü ile tapunun ... ili ... ilçesi ... köyü 10 ada 1 parselinde kayıtlı bağımsız bölümün davalı ... adına olan tapu kaydımın iptali ile davacı adına tesciline, masraf ve vekelet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmaz malın maliki olan ...'dan 22/01/2009 tarihinde kat irtifaklı olarak (Tapu Sicilde kısıtlama olmadığından ) bedeli karşılığında satın aldığını, kooperatiften taşınmaz mal satın almadığını, müvekkiline husumet yöneltilmesinin TMK.2ve 3md. tarif edilen objektif iyi niyet kuralları ile örtüşmediğini, müvekkil hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, Kooperatifler Kanunu’nun 1. maddesindeki tanımda kooperatifin ortaklık olduğu belirtilmiş ise de bunun ticari nitelikte bir ortaklık olduğunun belirtilmediği, kooperatiflerde amacın kazanç elde edip bunu ortaklar arasında paylaşmak olmayıp, ortakların ekonomik menfaatlerini, özellikle meslek veya geçimlerine ilişkin ihtiyaçlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle korumak ve gidermek maksadıyla bir araya geldikleri, aksi bir kabulün Anayasa’nın kooperatifleri düzenleyen hükmünde belirtilen amacına uygun düşmeyeceği, ... ili ... İlçesi ... (...) Mahallesi , 110 ada ,1 parsel nolu taşınmazda kayıtlı J.blok 10 no /BB. önceki maliki'den Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen resmi senet ile taşınmazı satın aldığı dava tarihi itibariyle taşınmazın serbest piyasa şartlarında en az 475000,00TL değerde olup davacının öncelikle Dört Yüz Yetmiş Beş Bin TL. Harcını yatIrması (ikmal yapması)'nı talep ettiklerini, müvekkilinin kooperatiften taşınmaz mal satın almadığı 4.kişiden Tapu kaydının alenilik ilkesi gereği her hangi bir kısıtlama yada ayıbı olmayan taşınmaz malı iyi niyetli olarak bedeli karşılığı satın aldığını, açılan dava müvekkilinin haksız fakirleşmesine neden olacak dava olduğunu, reddini talep ettiklerini, bu nedenlerden dolayı müvekkilinin aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih, 2021/796 Karar ve 2023/197 Karar sayılı kararında, TMK'nin 1023. maddesinde belirtildiği üzere tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet edinen üçüncü kişinin bu kazanımı korunacağını, yeter ki bu ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken kişi durumunda olmasının, öte yandan TMK.'nin 3. maddesi uyarınca kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığı olduğunu, bu nedenle bir kimsenin kötü niyetle taşınmaz edindiğinin iddia edilmesi halinde, iddia edenin bunu kanıtlaması gerektiğini, dava konusu taşınmaz 29.01.2009 tarihinde 2943 yevmiye nolu işlem ile davalı ...'a devredildiğini, son kayıt maliki ...'in kötüniyetli olduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulamadığını, sonuç olarak kötüniyetinin kanıtlanamadığı kanaatine varıldığını, diğer davalılar yönünden ise bu davalılar tapuda kayıt maliki olmadığından tapu iptali ve tescil istemi yönünden reddinin gerektiğini, kaldı ki alınan mali müşavir bilirkişi raporu uyarınca da davacının dava tarihi itibariyle kooperatif aidat borcu bulunmakta olup tescil koşullarının oluşmadığını, belirtilen tüm gerekçelerle davanın ispat edilemediği davanın reddine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtildiği üzere davaya konu taşınmazın, davacının ortağı bulunduğu davalı kooperatif ile tapunun ... ili ... ilçesi 110 ada 1 parselinde kayıtlı taşınmaz hissedarları ..., ..., ..., ... arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden davalı kooperatif tarafından yapılmış olduğu davacıya tahsis olunduğunu, mahkemenin karar gerekçesinde davaya konu taşınmazın birden fazla el değiştirmiş olduğunu, taşınmazı tapuya güvenerek iyi niyetle alan kişilerin aksi ispatlanana kadar iyi niyetle edindiklerini kabulü gerektiği bildirilmiş ise de gelen tapu kaydında davaya konu taşınmazın ilk maliki olarak gözüken ...'ın davaya konu taşınmazın üzerinde kurulu bulunduğu ve taşınmazı davalı kooperatife kat karşılığı veren arsa hissedarlarından biri olup, kat irtifakı ile davaya konu dairenin tapusu arsa hissedarı olarak adına çıktığını, taraflar arasında düzenlenen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine göre davalı kooperatife ait olan taşınmaz tapusu kooperatife devir olunmak yerine, arsa maliki ... tarafından 22.01.2009 tarihinde ...’a, bir hafta sonra da 29.01.2009 tarihinde ... tarafından da davalı ...’a devir olunduğunu, dolayısıyla, davaya konu taşınmazla ilgili iki satış işlemi olup, iki satış işlemi arasında bir hafta gibi bir sürenin bulunmuş olması da iyi niyetli üçüncü kişi yaratma gayesi ile yapıldığını, kaldı ki, kooperatif ortağı olan davacı adına tahsisli dairenin satış ve devrinde iyi niyet iddiasının dinlenmesi ve kabulünün mümkün olmadığını, bununla birlikte her ne kadar yargılama aşamasında ödenmiş olsa da davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife borçlu bulunduğunu, bu nedenle adına tahsisli tapuyu talep hakkının bulunmadığı yolundaki değerlendirmesinin de yerinde olmadığını, davalı kooperatifin davalının borçlu bulunduğu bu nedenle tapu tescilini isteme hakkının bulunmadığı yolda bir iddia ve itirazının olmadığını, Kaldı ki, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, davalı kooperatif 2012 yılından itibaren genel kurullarını yapamamış dolayısıyla organlarını oluşturamamış acze düştüğü bu nedenle davalı kooperatife .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/347 E. sayılı dosyası ile yönetim kayyumu atandığını, dolayısıyla, 2012 yılından itibaren yönetim boşluğu yaşanan kooperatifin ödeme yapılacak banka hesabı olmadığı gibi, ödeme yapılacak muhatabının bulunması da söz konusu olmaması nedeniyle, sadece davacı değil tüm kooperatif ortaklarının 2011 yılından sonra ödeme yapmaları mümkün olmadığını, bu hususun, kayyum atamasına ilişkin dosya içeriği ile sabit olduğu gibi, kooperatif defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, karar mahkemesinin davanın reddine dair kararında aidat borcuna atıfta bulunarak, davacının aidat borcu nedeniyle tapu tescili isteyemeyeceği yolundaki değerlendirmesi de yerinde olmayıp, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile kurulan kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece yapılacak yargılama ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih, 2021/796 Karar ve 2023/197 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz. Yargı harçları, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. (492 Sayılı Kanun m.15,21). Bu anlamda davanın maktu veya nispi harca tabi olup olmaması, kural olarak dava konusunun para ile değerlendirilebilir olup olmamasına göre değişmektedir. Nispi harç, konusu belli bir değerle (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ilgili davalarda, hüküm altına alınan değer üzerinden tarifedeki belli nisbete göre alınan harçtır ( 1 Sayılı Tarife, madde III/1-a). Maktu harç ise, konusu belli bir değerle tespit edilemeyen davalarda ve davanın reddine ilişkin kararlardan alınan harçtır ( 1 Sayılı Tarife, madde III/2-a). Harçlar Kanunu'nun 16/1. maddesinde değer ölçüsüne göre harca tabi işlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı öngörülmüştür.
492 Sayılı Harçlar Kanunu harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüş ise de; tarafların üzerinde uzlaşamadıkları durumlarda, harca esas alınacak dava değerinin uzman bilirkişiler aracılığıyla keşfen saptanmasında zorunluluk vardır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarih 2014/18159 E., 2016/6901 K. Sayılı kararı bu yöndedir.)
Davacı vekili dava dilekçesinde tapu iptal ve tescil talep etmiş ve 20.000,00 TL dava değeri belirlendiği, tapu iptali ve tescil davası nispi harca tabi olduğu, bu durumda mahkemece, davaya konu taşınmazın değerinin tespiti için mahallinde uzman bilirkişi ile birlikte keşif yapılıp, taşınmazın değeri üzerinden nispi harç tamamlatılıp sonucuna göre tapu iptali ve tescil talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, bu eksiklik tamamlatılmadan davada tapu iptal tescil talebi konusunda karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, belirtilen eksiklik tamamlanmak üzere yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih, 2021/796 Karar ve 2023/197 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih, 2021/796 Karar ve 2023/197 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 179,90.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 24/06/2026 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır