İş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle maddi tazminatın hesaplanmasında ücret belirlemesi, usuli kazanılmış hak ve Yargıtay bozma ilamına uygun yargılama süreci.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi tazminat davasında, Yargıtayın önceki bozma ilamına uyularak verilen kararın, davacının gerçek ücretinin belirlenmesinde yetersiz araştırma yapılması, zararın kaza tarihi yerine daha sonraki bir dönem ücretine göre hesaplanması, kamu düzenine ilişkin asgari ücret artışlarının davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmadan davanın her aşamasında uygulanması gerekliliği gibi hususlarda hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/770 E., 2021/74 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı .... San. ve .... Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin meydana gelen iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğradığı, kazanın davalıların kusurlarından ileri geldiğinden bahisle 388.207,67 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli ilk kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2019 tarihli kararı ile somut olayda, tanık beyanlarının ücretin belirlenmesi noktasında yeterli olmadığı dikkate alınmadan davacı iddiası doğrultusunda net asgari ücretin 2,50 katına denk gelen ücret üzerinden maddi zararın hesaplanmasının isabetsiz olduğu, sigortalının yaptığı iş, yaşı ve kıdemi belirtilmek suretiyle ..., Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve ilgili meslek odalarından bilinen dönemde alabileceği ücretlerin sorulması, elde edilecek sonuçların dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirilerek davacının gerçek ücretinin tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, davacı vekilinin kök hesap raporuna karşı beyanı nedeniyle davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek bilinen dönemin 14.01.2014 tarihli kök hesap raporundaki tarihlere göre esas alınması ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca belirlenen %52,00 oranındaki sürekli işgöremezlik oranı dikkate alınmak suretiyle davacının maddi zararının yeniden hesaplatılması, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 28.01.2021 tarihli kararla davacının gerçek ücretinin sendika cevabi yazıları doğrultusunda asgari ücretin 1,773 katı düzeyinde olduğu, davacının kaza nedeniyle %52,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, iş kazasının oluşumunda davacının %20, davalı Yeşil İnşaat şirketinin %35, davalı ... şirketinin ise %45 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacı lehine 165.803,27 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Ücret belirlemesine yönelik itirazlarını tekrar ettiklerini, ücretin hatalı belirlendiğini, İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporundaki açıklamaları görmezden geldiğini ve kök raporda Yargıtay bozma ilamına uygun şekilde yapılan hesaplamayı neden uygun bulmadığına ilişkin kararında herhangi bir gerekçeye yer vermediğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 11.03.2019 tarihli bozma ilamında sigortalının bilinen devrede alabileceği ücretlerin araştırılarak dosyadaki diğer verilerle birlikte değerlendirilmesi ve davacının gerçek ücretinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesine rağmen bu yönde gereği gibi araştırma yapılmadığını, bozma sonrasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2014 yılındaki ücreti esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davanın niteliği gereği kazalının yaşı, bakiye ömrü, kazanç durumu, bilinen aktif dönem zararı ile bilinmeyen aktif ve pasif dönem zararının kaza tarihi olan 2010 yılı itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, davacının gerçek zararının belirlenmesi için gerçek ücretin esas alınmasının zorunlu olduğunu, hesaplamalarda hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücret artışlarının dikkate alınması ve davacının net ücreti ile asgari ücret kıyaslanarak asgari ücret üzerindeki oran belirlenmek suretiyle zarar hesabı yapılması gerektiğini, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle davanın her aşamasında uygulanmasının zorunlu olduğunu ve bozmadan sonra dahi asgari ücrette artış olmuşsa yeniden tazminat hesabı yapılması gerektiğini, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretin uygulanmasının kamu düzeni gereği zorunlu olması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilinen en son aylık net asgari ücretin esas alındığı belirtilmişse de hesaplamada bilinen en son asgari ücretin uygulanmadığını, bu nedenle davacının bilinmeyen aktif dönem başındaki geliri ile pasif dönem hesabının da hatalı yapıldığını ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, ücretin belirlemesinin hatalı olduğunu, her ne kadar sendikalara yazı yazılarak emsal ücret araştırması yapılmış ise de davacının sendikalı işçi olmaması nedeniyle sendikalar tarafından bildirilen ücretlerin davacı açısından emsal alınamayacağını ve bu hususun Yargıtay uygulamalarıyla da kabul edildiğini, Yüksek Sağlık Kurulu raporuna yönelik itirazlarının bulunduğunu, kusur tespitinin hatalı olduğunu, müvekkilinin işveren sıfatının bulunmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, hesaplamalarda %5 iskonto uygulanmasının zorunlu olduğunu, ayrıca meslekte kazanma gücü kaybı oranının %60’ın altında kaldığı durumlarda kişinin emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek de olsa çalışmasını sürdürebileceği ve yaşlılık aylığına hak kazanabileceği kabul edildiğinden, 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasından sonra alınan hükme esas hesap raporunda; ... verilerinde montajcıların Kasım 2014 tarihindeki aylık ortalama brüt ücretinin 2.033,00 TL olduğu, ... ... yazısında 2014 yılının ilk altı aylık döneminde çıplak saat ücretinin 7,41 TL, günlük yemek yardımının 7,41 TL ve aylık sosyal yardımın 74,01 TL olabileceğinin bildirildiği, ... ...yazısında 2014 yılı toplu iş sözleşmelerinde saatlik brüt ücretin 7,41 TL, rayiç saatlik brüt ücretin ise 7,10 TL olabileceğinin belirtildiği, ...yazısında 2010 yılı Ağustos döneminde brüt ücretin 2.694,15 TL olabileceğinin bildirildiği, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının “2010 Yılı İnşaat ve Tesisat Birim Fiyatları” listesine göre doğrama ustasının saatlik birim ücretinin 5,00 TL olduğunun belirtildiği, devamla ... Sendikası ve ... ...2014 yılı için bildirilen emsal ücretlerin ortalamasının dönem asgari ücretinin 1,773 katına isabet ettiği kabul edilerek yapılan hesaplamada davacının maddi zararının 158.129,52 TL olarak belirlendiği, ancak bilirkişinin %52,00 olarak dikkate alması gereken sürekli iş göremezlik oranını %50,20 olarak esas alması nedeniyle Mahkemece resen yapılan hesaplamada davacının maddi zararının 165.803,27 TL olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. Davacının, vasıflı işçi olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belli olmaktadır. Öte yandan vasıflı işçinin asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği, işyeri kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı açık-seçiktir. Yerel Mahkemenin bu nedenle emsal ücretlerin ne olacağı doğrultusunda araştırma yapması isabetlidir. Ancak, davalı işverene ait işyerinde toplu sözleşme uygulaması olmadığından sendikaların bildirdiği ücretlerin esas alınamayacağı ve yapılan işin niteliğine göre Ticaret Odasının emsal ücret belirleyecek konumda olmadığı da açıktır.Somut olayda, tanık beyanlarının ücretin belirlenmesi noktasında yeterli olmadığı, sendikaların meslek odası olmadıkları yine açıklanan nedenlerle ticaret odası ve sendikalarca bildirilen ücretlerin dikkate alınamayacağı gözden kaçırılarak, net asgari ücretin 1,773 katına denk gelen ücret üzerinden maddi zararın hesaplaması yoluna gidilmesi isabetsiz olmuştur.Mahkemece yapılacak iş; sigortalının yaptığı iş, yaşı, mesleki kıdemi ile işyerindeki kıdemi belirtilmek suretiyle meslek odalarından bilinen devrede sigortalının alabileceği ücretleri sormak, elde edilecek sonuçları dosyadaki ticaret odası ve sendikalarca bildirilen ücretler dışındaki diğer veriler birlikte değerlendirerek davacı kazalının gerçek ücretini tereddütsüz şekilde belirlemek, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi hâlinde 14.01.2014 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz) ve bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini ve sürekli iş göremezlik oranının %52,00 olarak belirlendiğini gözetip, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.