Bölge Adliye Mahkemesinin, İran mahkemesi kararının tanıma ve tenfizinde MÖHUK 54 uyarınca savunma hakkı ihlali ve kamu düzeni aykırılığı itirazlarını incelediği istinaf kararı.
Özet: Dava, İran mahkemesince verilen bir kararın tanınması ve tenfizi talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi tenfiz talebini kabul ederken, davalı vekili kararı istinaf ederek, yabancı mahkeme kararının müvekkilinin yokluğunda ve savunması alınmadan verildiğini, bunun müvekkilinin savunma hakkını ihlal ettiğini ve Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, ayrıca kararın kesinleşme şartlarının Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 54. maddesinde belirtilen koşulları taşımadığını ve kesinleşme durumunun yeterince belgelenemediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/44 KARAR NO: 2026/1207T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 26/11/2025NUMARASI: 2023/689 Esas - 2025/1078 KararDAVA: Tanıma Ve TenfizİSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın taraflarının İran uyruklu olduklarını, Tahran Adalet Adliyesi 105.Genel Hukuk Mahkemesi'nin ...../02/2020 Tarih, ... karar nolu mahkeme kararının tenfiz koşulları bulunduğundan müvekkili lehine tenfizine karar verilmesini talep ve dava emiştir.CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tenfizi talep edilen kararın kesinleşme şerhi bulunmadığını, ayrıca İran'da müvekkili yönünden usulüne uygun yargılama yapılmadığını, müvekkilinin İran'a fiilen gitmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerle infaz koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesi bulunmamaktadır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tefize konu, Tahran Adalet Adliyesi 105. Genel Hukuk Mahkemesi'nin 08/02/2020 Tarih, ... karar sayılı ilamının kesinleşme şerhi ile birlikte usulüne uygun olarak mahkememize sunulduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuk'u hakkında kanunun 54.maddesinde ön görülen tenfiz koşullarının mevcut olduğu, bu bağlamda davacı tarafın tenfize yönelik talebinin kabulüne, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre tenfiz davasının aynı zamanda bir tespit davası niteliğinde olduğu, bu nedenlerle maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesine, Sabit görülen davacının davasının kabulüne; Tahran Adalet Adliyesi 105.Genel Hukuk Mahkemesi'nin 08/02/2020 Tarih, ... karar nolu ilamın Davacı Lehine İnfazına,..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yabancı mahkeme kararlarının tenfizi ve buna ilişkin şartların, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usûl Hukuku Hakkında Kanun’un 54. maddesinde açıkça düzenlendiğini, huzurdaki davada tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararı incelendiğinde, kararın MÖHUK m. 54 anlamında tenfiz şartlarını taşımadığı zira dava konusu yargılamanın davalının gıyabında yürütüldüğü ve hükmün davalı savunması alınmadan tesis edildiği, yabancı mahkeme kararının içeriğinden açıkça anlaşıldığını, bu durum, kanun hükmünün açıkça MÖHUK m.54/ç bendine aykırı olduğunu, hüküm, davalının yokluğunda tesis edilmiş olup, tenfiz koşulları yönünden kanunun aradığı en temel şartlardan biri gerçekleşmediğini, dava konusu yabancı kararın dayanağı olan çek yönünden; çekin ibraz edildiğine, ibraza rağmen karşılıksız kaldığına veya çekin ödenmediğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge, emare yahut makul açıklama dosya kapsamına yansıtılmadığını, bir diğer önemli eksikliğin ise, yabancı mahkeme kararının ne şekilde kesinleştiğinin anlaşılamadığını, Mahkemece, yalnızca Tahran Adalet Sarayı’ndan gönderilen yazıya dayanılarak kararın kesinleştiği varsayılmış; ancak kararın hangi usûlle, hangi tarihte ve kime tebliğ edildiği konusunda dosyada hiçbir belge bulunmadığını, oysa MÖHUK m. 54 uyarınca tenfiz edilebilmesi için hükmün, yabancı devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilam niteliğinde olmasının zorunlu olduğunu, dosyada yer alan yazıdan kararın hangi usûlle tebliğ edildiği, tebliğ prosedürünün o ülke hukukuna uygun olup olmadığı ve kesinleşmenin hangi işleme dayandığının anlaşılamadığını, dava konusu mahkeme kararının ne şekilde kesinleştiğinin belli olmadığının, buna rağmen salt Tahran Adalet Sarayı'ndan dosyaya gönderilen kararın kesinleşmesine ilişkin evraka göre karar verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, tenfiz kararı yabancı mahkemeden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan bir ilâmın bulunması şartına bağlı olarak verilebileceğini, kararın davalının gıyabında verilmiş olması, kanunun 54/ç bendinde düzenlenen temel tenfiz engelini oluşturmakta olup, bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesinin zorunlu olduğunu, yargılamanın taraf dinlenmeksizin yürütülmesi, savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu ve Türk kamu düzeniyle bağdaşmadığını, ilk derece mahkemesinin tenfiz kararı, hem usûl hem de maddi hukuk bakımından açık bir isabetsizlik içerdiğini, tenfiz koşullarının oluşmadığı bu derece bariz bir durumda tenfiz kararı verilmiş olması, karar gerekçesi bakımından da ciddi eksiklik ve hataları bünyesinde barındırdığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için gerekli koşulların bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı tarafından başvurulması üzerine İran İslam Cumhuriyeti Tahran Genel Hukuk Mahkemesinin 105. Şubesince ... nolu karar verilmiştir.Davacı tarafça, davaya konu yabancı mahkeme kararının icra edilebilmesi için kararın Türkiyede tenfizine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin olarak 5718 sayıl Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun(MÖHUK) hükümlerinin uygulanması gerekir. MÖHUK'un 50/1. Maddesi, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır, şeklinde düzenlenmiştir. MÖHUK'un 53. maddesine göre, tanıma ve tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekir. MÖHUK'un 54. maddesine göre de, tenfiz kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması; ilâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması; hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması; o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması, gerekir.Somut olayda davalı ...(...), tenfiz istemine karara ilişkin yargılamanı kendisine tebligat yapılmadan ve yokluğunda yapıldığını, bu haliyle tenfiz koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Ancak, davalı tarafından sunulan belgelere göre tenfiz istemine konu mahkeme kararına ilişkin tebligat usulsüzlüğü ile ilgili itirazı reddedilmiş, ilk derece mahkemesince uluslararası istinabe yolu ile elde edilen belgelere göre de davalının istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği, tenfizi istenen mahkeme kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmadığı ve o mahkemede temsil edilmediği yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı ... tarafından tenfizi istenen mahkeme kararının ilam niteliğinde olmadığı iddia edilmiş ise de, kararın mahkeme tarafından verilmiş olması nedeniyle davalının söz konusu itirazı yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Tanıma ve tenfiz davasının maktu harca tabi olması nedeniyle davalı ... tarafından maktu harç dışında yatırılan 23.000,00 TL nispi harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde kendisine iadesine,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026