Kamu ihale sözleşmesi kapsamında yüklenici firmanın hatalı çalışması sonucu oluşan asfalt çökmesi nedeniyle ödenen idari para cezası ve kaplama bedelinin rücuen tahsili davası.
Özet: Bir idare, yüklenici firma ile kamu ihale kanununa tabi sözleşmeler çerçevesinde yapılan yol çalışmasında kazı alanının usulüne uygun kapatılmaması ve asfalt çökmeleri nedeniyle maruz kaldığı 739.527,96 TL idari para cezası ile 369.763,98 TL asfalt kaplama bedelinin (toplam 1.109.291,94 TL) rücuen tahsilini talep ederken, davalı yüklenici firma ise zarara yol açan işlerin kendi sorumluluğunda olmadığını, idari para cezasının muhatabı olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ve husumet itirazı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/950 KARAR NO : 2026/554DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 22/12/2023KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili idare arasında Kamu İhale Kanunu’na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında,davalı firma tarafından -----Caddesi üzerinde çalışma yapılmıştır. (EK.1) Yüklenici firma tarafından yapılan çalışma sonrasında asfalt yolda çökmeler meydana geldiğini, ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümenince 25/05/2022 tarih ve ---- sayılı kararı ile yüklenici tarafından --- Mahallesi, ---- Caddelerinde yapılan çalışmalarda kazı alanının usulüne uygun şekilde kapatılmadığından bahisle müvekkil idare aleyhine 739.527,96 TL idari para cezası uygulandığını, bunun yanında yine aynı çalışma sebebiyle kazı alanının usulüne uygun şekilde kapatılmadığından bahisle 369.763,98 TL'lik asfalt kaplama bedeli müvekkili idareden istendiğini, ---- Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Kararınca verilen idari para cezası iptali talebiyle ----.Sulh Ceza Hakimliği nezdinde başvuruda bulunulduğunu, başvuru neticesinde -----.Sulh Ceza Hakimliğinin ---- sayılı kararı ile itirazlarının reddedildiğini, itirazlarının reddine dair karara karşı ---.Sulh Ceza Hakimliğine başvurulmuş ancak ---- sayı ile itirazımızın reddine karar verilerek kesinleştiğini, Müvekkili kurumun ---- Belediyesine ödemek zorunda kaldığı idari para cezası ve alan tahrip tutarı davalı yüklenici firmanın çalışması nedeniyle meydana geldiğini, para cezasının iptali ve alan tahrip tutarı talebinin iptali talebiyle başvuru yaptığı ---.Sulh Ceza Hakimliğince ---- sayılı dosyasından hazırlanan bilirkişi raporunda "Fen ve sanat kurallarına göre oluşturulan ihale teknik şartnamelerinde belirtilen hususlara uygun yapılan tranşe kapatma işlerinden sonra aşağıdaki yol fotoğraflarında görülen lokal yol çökmelerinin oluşmayacağı öngörülmektedir." şeklinde kanaat belirtildiğini, bilirkişi raporunda da yüklenici firmanın ihale teknik şartnamesine uygun olmayan şekilde çalışma yaptığı ortaya koyulduğunu beyan ederek ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümenince 25/05/2022 tarih ve ---- sayılı kararı ile uygulanan 739.527,96 TL'lik idari para cezası ile yine aynı çalışma sebebiyle kazı alanının usulüne uygun şekilde kapatılmadığından bahisle 369.763,98 TL'lik asfalt kaplama bedelinin toplam 1.109.291,94 TL'nin (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu hasarın meydana geldiği iddia edilen cadde üzerinde bulunan parsel baca, bağlantı imalatları ve hendek üzerine yapılan 20 cm beton imalatını müvekkili şirketin sözleşme kapmasındaki sorumluluğu olmayıp bu işlemler müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, yapılan iş, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki sorumluluğu olmadığı gibi bu işlemleri yapanlar da davacı ve dava dışı 3. Şahıslar olduğunu, --- encümen kararı ile kesilen idari para cezasının muhatabının da müvekkili şirket olmadığını, tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle, Rücu istemi ise tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, alan tahrip bedeli 369.763,98 TL'nin iki katı olan 739.527,96 TL tutarındaki idari para cezası 25/05/2022 tarihli, --- nolu Encümen kararı doğrudan davacı ---- tebliğ edildiğini, söz konusu idari para cezasının muhatabı doğrudan davacı ---- olduğunu, yani müvekkili şirket ---- encümen kararının tarafı bile olmadığını, nitekim dava konusu yazıda "..---- Yol Bakım ve altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığınca asfalt düzenlemesi yapıldığı ve tahrip bedeli 369.763,98 TL hesaplandığı, ayrıca ilgi (b) ile de encümen kararı tebligatı ile 739.527,96 TL idari para cezasının idaremize yansıtıldığı bildirilmiştir. " diyerek --- Encümen kararının muhatabının kendileri olduğunu açıkça belirtmiş olduğunu, encümen kararında müvekkil şirketin ismi geçmediği gibi bu konuda herhangi bir ima bile bulunmadığını, davacı idareye kesilen cezada ve hasarın meydana geldiği alan da müvekkilinin sorumluluğu altında olmadığını beyan ederek davanın zamanaşımı defi ve husumet itirazımız nedeni ile davanın reddine, mahkemenin esasa girmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça dava dışı kurum ve şirkete yapılan idari para cezası ve asfalt kaplama bedeli ödemesinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davaya konu ettiği rücu ödemesinin davalı şirketten tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, rücu istemine konu idari para cezası ve asfalt kaplamasına yönelik tazminin davalı kusuru ile meydana gelip gelmediği, davalının husumet ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olup olmadığı, yine davalının zararlara konu işlerin kendilerince yapılmadığına dair itirazlarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. ---- Sulh Ceza Hakimliği --- sayılı dosya, -- İdare Mahkemesi ---- Esas ve ----- Esas sayılı dosyaları celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte incelenerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/05/2025 tarihli raporda; "Ayıp Bakımından, Yapılan teknik incelemelerde; yüzeyde gözlemlenen oturma ve asfalt deformasyonları, zemin dolgularının taşıma kapasitesini kaybettiği izlenimini verdiği, bu durumun dolgu işlemleri sonrası oluşan ve yer altında gelişmiş olabilecek bir temiz su veya atık su sızıntısından kaynaklanabileceği, fakat dosya içindeki mevcut belgelerle bu hususun kati olarak tespit edilemediği, yol çökmesinden sonra görülen su birikintisine yönelik bir tespit raporu da bulunmadığı, bununla beraber dosyadaki mevcut veriler nazara alındığında ayıba sebep olan ihtimallerin sıkıştırma işleri ve inşaat hatalarının olduğu, Ayıbın Meydana Geldiği Yer Bakımından; zarar talebine konu 12/01/2022 tarihli hasar tespit tutanağındaki krokideki elle çizimde gösterilen, ----Caddesi kesitinin, online açık kaynaklardaki güncel harita tabanları ile eşleştirilemediği, bu eşleştirememenin ilgili yerde sokak adı değişmesi vb. gibi sebeplerle meydana gelebileceği gibi, krokiye atıf yapılan yer isimlerin yanlış yazılmış olmasından da kaynaklanabileceği, bu bakımdan, davalının itirazı kapsamında 8 ayrı yerde yola yama yapıldığı anlaşılan yerlerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki yer mi yoksa dava dışı 3. Kişi konumundaki başka bir yüklenici tarafından yapılan yer mi olduğunun dosyadaki mevcut kroki çiziminden net olarak tespit edilemediği, dosyaya ayıbın giderildiği yerlerin konumunu gösteren verilerin sunulması halinde ilgili hususun tespit edilebileceği Mevcut durumda ilgili yerin davalı yüklenicinin sözleşmede yapımını üstlendiği yerlerden olması durumunda meydana gelen ayıp sebebiyle, davalı yüklenicinin sorumlu olacağı, aksi halde davalı yüklenicinin sorumluluğunun doğmayacağı, ayıbın Davalı yüklenicinin sözleşmede yapımını üstlendiği yerlerde meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde, davacı iş sahibi idarenin, seçimlik haklarına binaen ayıp giderilme bedelini talep edebileceği gibi, şartları varsa genel hükümlere binaen ödemiş olduğu ceza bedelini de yükleniciden talep edebileceği, Zarar Bakımından; davalı yüklenicini edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle, yolun belli yerlerde çökmesine binaen meydana gelen ayıp sebebiyle, davacının yapmış olduğu, 369.763,98 TL hasar giderim bedelinden sorumlu olacağı, Ceza Bakımından; iş sahibinin yüklenicinin zararını azaltmak ile yükümlülüğü kapsamında, Dosya içerisinde meydana gelen hasarın giderilmemesi halinde, idare tarafından ceza uygulanacağına dair davacı iş sahibinin, davalı yükleniciye yapmış olduğu bir bildirime rastlanılmadığı, Cezaya hükmedilen Encümen Kararında atıf yapılan 19/10/2021 tarih ve ---- sayılı dava dışı Belediye’nin Altyapı ve Koordinasyon Müdürlüğü yazısında, 12/01/2022 tarihli keşif zaptında tespit edilen ---- Caddesi ile Karamandere Caddesinde 8 yerdeki hasar için de davacı idareye bildirimde bulunulması, bu yazıda hasarın 5 gün içerisinde giderilmesi aksi halde ceza tatbik edileceğinin bildirilmesine binaen, davacı idare tarafından da hasarın süresi içinde giderilmesi için davalı yükleniciye bildirimde bulunulması halinde, idare zararı azaltma yükümlülüğü kapsamında bildirimde bulunduğu için, tahakkuk ettirilen 739.257,39 TL’yi de davalı yükleniciden talep edebileceği, 12/01/2022 tarihli keşif zaptında tespit edilen --- Caddesinde 8 yerdeki hasarın süresi içinde giderilmesi aksi halde idare tarafından hasarın 5 katına kadar ceza tatbik edileceğine dair davalı yükleniciye bildirimde bulunulmaması halinde ise, iş sahibinin yüklenicinin zararını azaltmak ile yükümlülüğü kapsamında bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden idarece kendisine tatbik edilen cezayı, davalı yükleniciden talep edemeyeceği," kanaatinin bildirildiği,Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/02/2026 tarihli raporda; "Ayıbın Meydana Geldiği Yer Bakımından, davaya konu 12/01/2022 tarihli keşifteki ayıplı yolların, sözleşme kapsamındaki ve davalının çalışma yaptığı yerlerden olduğu, Dosyaya sunulan harita, .dwg ekleri, hakedişler ve koordinat verileri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu hasarların meydana geldiği yol güzergâhlarının, davalı yüklenici --- … tarafından imalat yapılan alanlar içerisinde kaldığının anlaşıldığı, bununla birlikte, aynı güzergâhlar üzerinde dava dışı yükleniciler tarafından da farklı tarihlerde kazı, kaplama sökümü, baca yerleşimi, dolgu ve asfalt imalatları gerçekleştirildiği, özellikle 12/01/2022 tarihli hasar tespitine konu ayıpların, davalı yüklenicinin kesin kabulünden sonra ve diğer yüklenicilerin sahada aktif olduğu bir dönemde ortaya çıktığının beyan edildiği, mevzuatımıza göre sözleşme fesh edilmediği sürece karine olarak işin yapılan kısmının yüklenici tarafından ifa edildiğinin kabul edildiği, Dosya içerisinde 12/01/2022 tarihinde davalı yüklenicinin yapmış olduğu alandaki ayıpların, daha sonradan dava dışı 3. Kişi konumundaki başka bir yüklenici tarafından yapıldığına ve bu yapım işinden kaynaklanan imalatların ayıplı olduğuna dair bir veri olmadığı, Bildirim Bakımından; 20/10/2021 tarihinde tespit edilen ayıpla, 12/01/2022 tarihinde tespit edilen ayıpların farklı olduğu, 20/10/2021 tarihindeki ayıp süresi içinde davalıya bildirilmekle ve davalı tarafından bedeli ödenmekle birlikte, 12.01.2022 keşif tutanağında tespit edilen ayıpların, davalıya bildirildiğine dair dosya içerisinde bir veriye rastlanılmadığı, Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, 30/11/2021 tarihli hasar tespitine konu 130.285,63 TL bedelli ayıplar bakımından davalı yüklenici ---- … firmasına bildirim yapıldığı ve söz konusu bedelin davalı tarafından karşılandığı, buna karşılık, 12/01/2022 tarihli hasar tespit tutanağında yer alan 369.763,98 TL tutarındaki ayıplar yönünden davalı yükleniciye yapılmış yazılı bir ayıp bildiriminin dosyada yer almadığı, Alacak Miktarı Bakımından; Mevcut durumda davacının davalıdan, ayıbın sebep olduğu, 369.763,98 TL hasar giderim bedelinin tamamının talep edebileceği ve bu tutarın 2022 yılı piyasa ve kurum uygulamaları ile yapılan birim fiyat araştırmalarına göre tarafımızca kadri maruf bulunduğu, davacı iş sahibinin zararı artırmama yükümlülüğüne binaen, 12/01/2022 tarihinde ortaya çıkan ayıpların giderilmesi için davalı yükleniciye süre vermeden, bu hususla ilgili ihtarda bulunmadan, dava dışı idare tarafından tahakkuk ettirilen 739.257,39 TL’yi ise davalıdan talep edemeyeceği, mahkemenin aksi kanaatte olması ve davalının çalışma sahasında meydana gelmesine rağmen, 12/01/2022 tarihinde meydana gelen ayıpların, davalı yüklenicinin değil, dava dışı 3. Kişi konumundaki yüklenicilerin edimlerinden kaynaklandığına ve bu edimlerin ayıplı olduğuna kanaat edilmesi halinde ise, davacının 369.763,98 TL lik tutarı da davalıdan talep edemeyeceği," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Davacı vekili tarafından sunulan 11/03/2026 tarihli talep dilekçesi ile dava konusu her iki işlemin iptali talebiyle başvurduğu --- Sulh Hukuk Hakimliğinin ---- sayılı kararı ile başvurularının kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek idari para cezasının 369.763,98 TL'lik kısmı kaldırıldığını, verilen bu karara karşı yaptıkları itiraz reddedilerek ---Sulh Ceza Hakimliğinin------- D.İş sayılı kararı ile kesinleştiğini, kaldırılan kısım ---- Büyükşehir Belediyesinden iade alındığını, davaya mesned olan idari para cezasının yarısı yargı kararı ile dava açıldıktan sonra ortadan kaldırılmış olduğundan 369.763,98 TL'lik kısım yönünden dava konusuz kalmış olup, kaldırılmamış olan 369.763,98 TL'lik kısım ile 369.763,98 TL'lik alan tahrip tutarına ilişkin kısım açısından talep ve davasının devam etmekte olduğunu beyan ederek davanın ---- Sulh Hukuk Hakimliğinin verdiği karar gereğince 369.763,98 TL'lik kısmı açısından davanın konusuz kaldığına, hakimlikçe verilen kararın reddedilen kısmı olan 369.763,98 TL'lik kısım ile 369.763,98 TL'lik alan tahrip tutarı toplam 739.527,96 TL'lik kısım için davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Somut dosya kapsamında davacı ile davalı arasında 12/08/2018 tarihinde Atık Su ve İçme Suyu Yapım, Bakım ve Onarım Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 3.3. maddesine göre, yapılacak işler bakımından, 47 parça iş sayıldığı, işlerin içinde ilgili alandaki, söküm, kazı, dolgu, asfalt kaplama işlerinin de bulunduğu, taraflar arasındaki yapım, bakım ve onarım işlerini içeren sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının iş sahibi, davalının ise yüklenici sıfatında bulunduğu, davacı kurum tarafından sözleşme kapsamındaki işlerin yapılması için 17/06/2020 tarihli ruhsatın alındığı, ruhsatın alınmasından sonra ilgili bölgede çalışılmaya başlandığı, dosya içerisindeki hak edişlere bakıldığında, --- İli, --- İlçesi, ---- Caddesindeki niza konusu Atık Su ve İçme Suyu Yapım, Bakım ve Onarım Sözleşmesi kapsamındaki işlerin, 30/06/2020 ve 29/07/2020 tarihinde davalı yüklenici tarafından ifa edildiği, geçici kabullerinin yapıldığı, teknik bilirkişi tarafından dosya kapsamındaki bilgi belgeler ayrıntılı incelenerek ayıbın meydana geldiği yer bakımından, davaya konu 12/01/2022 tarihli keşifteki ayıplı yolların, sözleşme kapsamındaki ve davalının çalışma yaptığı yerlerden olduğu, dava konusu hasarların meydana geldiği yol güzergâhlarının, davalı yüklenici tarafından imalat yapılan alanlar içerisinde kaldığının bununla birlikte, aynı güzergâhlar üzerinde dava dışı yükleniciler tarafından da farklı tarihlerde kazı, kaplama sökümü, baca yerleşimi, dolgu ve asfalt imalatları gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi ve hasar tespitine konu ayıpların, davalı yüklenicinin kesin kabulünden sonra ve diğer yüklenicilerin sahada aktif olduğu bir dönemde ortaya çıktığının beyan edilmesi karşısında davacının davalı şirket tarafından davaya konu edilen sahadaki çalışma sonrasında asfalt yolda çökmeler meydana geldiği, bu nedenle --- Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümenince 25/05/2022 tarih ve ---- sayılı kararı ile yüklenici tarafından---- Mahallesi, -- Caddelerinde yapılan çalışmalarda kazı alanının usulüne uygun şekilde kapatılmadığından bahisle davacı idare aleyhine kesilen ve ödenen 739.527,96 TL idari para cezası ve yine aynı çalışma sebebiyle olduğu iddia edilen kazı alanının usulüne uygun şekilde kapatılmadığından bahisle 369.763,98 TL'lik asfalt kaplama bedeli talebinin davalıdan tahsili talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davacı tarafın davalı şirket arasındaki sözleşme kapsamında 15 yıl süre ile sorumlu olduğuna ilişkin iddiasının ise buna ilişkin maddede yapının fen ve sanat kurallarına uygun olmamasından bahsettiği, ancak davalı tarafça işin tamamlanıp kesin kabul yapıldıktan sonra davacının davaya konu iddialarda bulunulmasının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin 11/03/2026 tarihli dilekçesinde davaya konu olan idari para cezasının yarısının yargı kararı ile dava açıldıktan sonra ortadan kaldırılmış olduğundan 369.763,98 TL'lik kısım yönünden dava konusuz kaldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin diğer taleplerinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının açtığı davanın 369.763,98-TL sinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, -Fazlaya ilişkin 739.527,96 TL yönünden ispatlanamayan davanın reddine,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 18.211,34-TL'nin yatıran tarafa iadesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 172.394,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.