Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, Asliye Ticaret Mahkemesinin itirazın iptali davasında verdiği kararın istinafında, tarafların sulh protokolü ile feragat etmesi üzerine dosyanın sonuçlanması.
Özet: Davacı tarafından, davalının icra takibine itirazının iptali talebiyle açılan davanın yerel mahkemece kabul edilerek takibin devamına karar verilmesinin ardından, davalının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu, dosyanın bölge adliye mahkemesinde incelendiği sırada tarafların aralarında imzaladıkları ibra ve sulh protokolü doğrultusunda davalının istinaftan feragat etmesi ve davacının da bu feragati kabul etmesiyle sonuçlanmıştır.

T.C. BURSA BAM ,..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.................

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
..... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ............
KARAR NO : ..............
BAŞKAN : ...............
ÜYE : ............
ÜYE : ............
KATİP : ...........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : .........
KARAR NO : .........
KARAR TARİHİ : ........
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ..........
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde, davalı hakkında Bursa ..... İcra Müdürlüğü’nün ............... esas sayılı dosyasında alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, müvekkilinin asfalt, yol ve maden işleriyle uğraştığını .........ilçeleri cadde ve sokaklarını asfalt kaplama ve yama yapılma işinin davalı tarafından müvekkiline yaptırıldığını, müvekkilinin sözleşmelerle kararlaştırılan işi yaparak davalıya teslim ettiğini, ancak davalının aralarında hesap mutabakatına rağmen ödemeleri tam olarak yapmadığını ödenmeyen 157.648,91.-TL’nin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itirazında herhangi bir sebep bildirmediğini, itirazın dayanaksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile aralarında ............lçelerinin cadde ve sokaklarının asfalt kaplama ve yama yapılması işinin bir kısmını davacıya verdiğini, kendisinin işi aldığı işverenin yapılan işleri kontrol ederek geçici kabul ve kesin kabullerinin yapılmasından sonra ödeme yapıldığını ve bu ödemeleri aldıktan sonra davacıya ödeme yaptığını sözleşmelerinde buna göre düzenlendiğini, davacının kendisine verilen işleri eksik hatalı veya bir kısmını hiç yapmadığından aynı işleri müvekkilinin yapmak zorunda kaldığını bu nedenle kendilerinin, davacının dayandığı hesap mutabakatına ilişkin iddiaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacının yapmadığı işleri yeniden yaptıklarını, iddiaları kabul etmediklerini davanın reddi ile takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda davacının yapmış olduğu işlerin ayıplı olduğunu davalı tarafından ispatlanması gerektiği ve bununla ilgili delil tespitinin olmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyadaki belgelere göre yapılan işlerden kaynaklı ayıbın varlığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline takibin devamına icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafa başvuru dilekçesinde, davacının yapmış olduğu işlerin ayıplı olduğu konusunda tartışmalı bir husus bulunmadığını, davacının işi ayıpsız bir şekilde teslim ettiğini ispatlıyamadığını, ayrıca ayıp itirazının süresinde yapılmadığına ilişkin bir savunmada bulunmadığını mahkemece ispat yükünün ters çevrildiğini, istenilen işin usulüne uygun yapılmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, ayıbın bizzat tespitinin iş sahibi kurum tarafından saptandığını ve müvekkili tarafından giderilerek teslim edilerek kesin kabulünün yapıldığını davacının edimlerini yerine getirmediğinden iş bedeli talep edemeyeceğini, ayıp ihbarının zamanında yapıldığının ispatı için tanık deililine dayandığını ancak mahkemece tanıklarını dinlenmediğini bunun da usul ve yasaya uygun olmadığını, davanın bilirkişi raporlarına göre reddine karar veirlmesi gerekirken dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı gibi son olarak dosyaya giren 10/07/2019 ve 16/07/2019 tarihli raporları tanzim eden bilirkişilerle ilgili itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dosyanın istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada davalı vekili Av. ............ 11/06/2021 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile davacı ile aralarında görülmekte olan dava sonucunda verilen karara karşı başvurdukları istinaf kanun yolu başvurusundan feragat ettiklerini gereğinin yapılarak dosyanın mahkemeye iadesine karar verilmesini istemiş, dilekçesine ek olarak da taraflar arasında düzenlenmiş 11/06/2021 tarihli ibra ve sulh protokolünü ibraz etmiştir. Davacı vekili ise 15/06/2021 tarihli dilekçesi ile davalı tarafça sunulan istinaftan feragat dilekçesini kabul ettiklerini, dava nedeniyle herhangi bir harç ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiş, davalı vekili 15/06/2021 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile davacının aralarındaki anlaşma nedeniyle davadan feragat ettiğini kendilerinin de davadan feragat ettiğini, karşı yandan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını beyan etmiştir.
Taraf vekillerinin kanun yollarından feragat ve feragati kabule yetkisi olduğu anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin istinaf incelemesi sırasında dosyaya sundukları dilekçelerin içeriğine göre, aralarında bir sulh ve ibra protokolü düzenlenmiş olup, bu protokol istinaftan feragat dilekçesini ekinde sunulmuş, davalı vekili yapılan anlaşmaya göre davacının davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Ancak Dairemize davacı vekilinin vermiş olduğu dilekçede, davalının istinaftan feragatini kabul ettiklerini bildirmesine rağmen davalı vekilinin beyanından bildirdiği şekilde bir davadan feragat veya protokol nedeniyle karar verilmesi yönünde talebi bulunmamaktadır. Taraflar arasında istinaf aşamasında yapılan protokol doğrultusunda beyanlarının alınarak bir karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve ................ sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna davalı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 17/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip