Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası eksik takdir edilen manevi tazminat nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat talebini reddedip manevi tazminat olarak belirlenen 7.500 TLyi hükmetmesi, bölge adliye mahkemesinin ise bu kararı onaması üzerine Yargıtayın incelemesinde, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve tutukluluk süresi gibi faktörler ışığında hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktarda manevi tazminat belirlenmesi gerekirken eksik hükmedildiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/7610 E.  ,  2026/3565 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2413 E., 2021/4118 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, maddi tazminatın reddine, 7.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın reddi yönündeki kararın usul ve yasaya uygun olmadığına, takdir edilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/8248 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 09.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 09.11.2016 tarihinde tahliye edildiği, 02.08.2016-09.11.2016 tarihleri arasında 99 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 08.02.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararının 23.02.2019 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında geçirdiği sürenin infaz gördüğü ve başka bir cezasından mahsup edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında, dava tarihinin ''21.11.2019'' olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.04.2026 tarihinde karar verildi.