Hazineye karşı açılan, imar-ihya ve kazanandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tarım arazisi haline getirilen tapusuz taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin temyiz davası.
Özet: Davacı tarafından, kadastroda tescil harici bırakılan ve idari yollarla Hazine adına kaydedilen taşınmazın imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiği ve zilyetliğinde olduğu iddiasıyla açılan tapu tescili davasında, Yargıtayın bozma ilamına uyularak yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, taşınmazın yirmi yılı aşkın süredir tarım arazisi vasfında olduğu ve davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu tespit edilmiş; bu doğrultuda, Hazine adına olan tapu kaydının iptaliyle taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2026/1905 E.  ,  2026/2443 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/233 E., 2020/180 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararları ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca ... ili, ... ilçe, ... köyünde yapılan ve 19.03.1976 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları sonucunda; dava konusu 61.051,30 metrekare yüz ölçümlü alanın tarıma elverişli olmayan taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, idari sınır değişikliği sonucu ... ilçesi, ... köyü sınırlarına dahil olduğu, dava sırasında 19.02.2014 tarihinde dava konusu kısmın idari yoldan ihdasen Hazine adına tescil edilen hali arazi vasıflı 1.944.192,53 metrekare yüz ölçümlü 2107 parsel içerisinde kaldığı, ihdasen oluşan 2107 parselin de 17.12.2015 tarihli ifraz işlemi sonucunda 21 55... parselleri oluşturduğu, 2156 parselin 23.06.2016 tarihli ifraz işlemi sonucunda 21 57... parsellere gittiği, 2158 parselin 31.05.2017 tarihinde toplulaştırma işlemi sonucunda 2 04... parsel, 2 05... parsel ve 2 08... parsele gittiği, dava konusu kısmın fiziken ... ilçesi, ... Mahallesi 2 04... parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, davalı Hazinenin 1.279.165,99 metrekarelik tarla vasıflı nihai 2 04... parselin maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili; ... ili, ... ilçe, ... köyünde (idari sınırların değişmesinden sonra ... ilçesi, ... Mahallesinde) kain olup kadastro sırasında tescil harici bırakılan tapusuz taşınmaz bölümünün davacı tarafından imar-ihya edilmek suretiyle tarım arazisi haline getirildiğini, nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla dava tarihine kadar kullanıldığını ileri sürerek davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, imar ihya şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ... belediyesi vekili ve dahili davalı ilçe belediyesi vekili imar-ihya şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.2014 tarihli ve 2012/106 E, 2014/538 K. sayılı kararı ile; imar-ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (A) harfli 61.061,30 metrekare yüz ölçümlü tescil harici taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli ve 2015/8422 E., 2015/11177 K. sayılı kararıyla; komşu 3 31... parsel sayılı taşınmazların dayanağı olan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönünü mera okuduğu halde mera araştırması yapılmadığı, 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi heyeti ve jeodezi ve fotogrametri bilirkişileri katılımıyla yeniden keşif yapılması, önceki ziraat bilirkişi raporu da değerlendirilerek taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı rapor hazırlanması, mahalli bilirkişi ve tanıklara taşınmazın önceki niteliğinin, kim tarafından ne kadar süre nasıl kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiğinin sorulması, taşınmazın tüm yönlerini gösterir fotoğrafların çekilmesi gerektiği gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2016/316 E., 2017/519 K. sayılı kararıyla; idari sınırlar değişikliği nedeniyle Mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesi üzerine talep halinde dosyanın yetkili Ceylanpınar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Ceylanpınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ve 2017/233 E., 2020/180 K. sayılı kararıyla; uyma kararı verilen bozma ilamı doğrultusunda yeniden keşif yapıldığı, 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi heyetinden rapor alındığı, dava tarihinden geriye 15-20-25 yıl önceki hava fotoğraflarının getirilerek jeodezi ve fotogrametri mühendisince incelendiği, TMK 713. maddesindeki yasal ilânların yapıldığı, dosya kapsamından (A) harfli 61.051,30 metrekare yüz ölçümlü dava konusu kısmın 20 yıldan fazla süredir imar-ihya çalışmalarının tamamlandığı ve tarım arazisi vasfında olduğu, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki fen bilirkişisi ... ve harita mühendisi ...'nun 19.06.2017 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 61.051,30 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın davalı Hazine adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre Mahkemece davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı iktisap şartlarının oluştuğu belirtilip davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine'nin davanın esasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ne var ki; Mahkemece (A) harfli kısmın Hazine adına tapu kaydının iptali ve tesciline karar verilmiş ise de dava konusu bölümün içinde bulunduğu 2 04... parsel sayılı taşınmazın maliki Hazine olan birden fazla parselin toplulaştırılması sonucunda oluştuğu göz önüne alındığında ifrazen tapu iptali ve tescil hükmü verilmesi Toplulaştırma Kanunu'nun amacına aykırılık oluşturmuştur.
Hâl böyle olunca; dava konusu taşınmaz bölümünü kapsayan sahada yapılan toplulaştırma çalışmalarına ilişkin haritalar ve dağıtım cetvelleri temin edilerek gerekirse bilirkişiden toplulaştırma sırasında nasıl işlem yapıldığı, dava konusu taşınmaz bölümünün içinde bulunduğu ilk ihdas parseli olan 2107 parselin 2 04... sayılı toplulaştırma parseline ne oranda gittiği ve dava konusu A harfli bölümün 2107 ihdas parseline oranı tespit edilerek gerekirse toplulaştırma işlemleri ve dağıtım cetvellerine ilişkin detaylı rapor alınması, toplulaştırma çalışmalarının amacına uygun olacak şekilde ifrazen tapu iptali ve tescil kararı verilmeksizin davacının, ihdas 2107 sayılı parselinden 2 04... sayılı toplulaştırma parseline giden davalı Hazine payı üzerinden tespit edilecek oranda paydaş kılınması suretiyle HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde infazı kabil bir hüküm kurulmalıdır.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Ceylanpınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.