Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ayıplı buhar kazanı satışı, sürekli arızalar ve montaj hatalarından kaynaklanan maddi zararların tazmini talepli dava.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı buhar kazanının kurulumdan itibaren sürekli arızalandığını, davalı firmanın bildirimlere rağmen sorunları gidermemesi üzerine üçüncü tarafça onarım yaptırarak ve bilirkişi raporlarıyla tespit edilen baca çapı hatası, patlatma kapağı eksikliği gibi ayıplar nedeniyle büyük maddi zarar uğradığını iddia ederek 31.271,30 TL maddi tazminat talep ederken; davalı, kazanın standartlara uygun teslim edildiğini, patlatma kapağının bu tip kazanlar için zorunlu olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve bürülür kapağındaki arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:TALEP :Davacı vekili 02/06/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten taraflar arasında düzenlenen 21/02/2013 tarihli sözleşme ile ... marka buhar kazanı satın aldığını, alınan buhar kazanı makinesinin kurulduğu günden itibaren sürekli arıza verdiğini ve düzenli olarak kullanılamadığını, durumun davalı şirkete sürekli bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını, makinedeki sorunlarla ilgili Antalya . Noterliğinin 10/10/2013 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ile durumun davalıya ihtar edildiğini, davalı tarafça 23/10/2013 tarihli cevabı ihtarname ile arızanın kendilerinden kaynaklanmadığının, bir hafta içerisinde tamir için geleceklerinin müvekkili şirkete bildirildiğini, aradan 1 aylık zaman geçmesine rağmen davalı tarafça tamir için bir işlem yapılmaması üzerine müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Teknolojik Tesisat şirketinden teknik destek alındığını ve 8.271,30TL onarım için bu şirkete ödeme yapıldığını, davaya konu buhar makinesinin durumu için Antalya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını ve bu dosyaya makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporla eksikliklerin ve ayıpların tespit edildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket ederek satın alınan malda ağır kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, gelinen aşamada baca çapının yanlış hesaplanması sonucu montaj hatası ve diğer ayıplı işlerin giderilmesi için 23.000TL masraf yapılması gerektiğini, mevcut haliyle kazanın değerinin 23.000TL azalmış olduğunu ayrıca müvekkili tarafından tamir ve bakım için 8.271,30TL masraf yapmak zorunda kaldığını beyanla müvekkili şirketin 31.271,30TL maddi zararının ve tespit masrafları olan 658,50TL maddi zararının yargılama giderleri ile vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 21/07/2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin cevap dilekçesindeki savunmalarını kabul etmediklerini, davaya konu ayıp ihbarının süresi içinde davalı tarafa yapıldığını, buna ilişkin mail yazışmalarının mevcut olduğunu, davalı tarafın sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğini, davaya konu kazanda patlatma kapağının bulunmasının zorunlu olduğunu, bu durumun Makine Mühendisleri Odasının davaya konu kazandaki periyodik kontrol sonrası düzenlenen raporda da belirtildiğini, Türk Standartları Enstitüsünün de normları arasında olması gerektiğinden bahsedildiğini, davalı tarafça bu duruma ilişkin beyanların bilimsel verilerden yoksun kişisel yorumlar olduğunu ve kabul edilemez olduğunu, davalı tarafın beyanlarının aksine bürülür kapağındaki arızaların montaj ve izolasyon hataları sonucu oluştuğunu, buna ilişkin arızanın giderilmesi için davalı tarafa ihtar çekildiğini ancak sonuç alınamadığını, bürülür kapağının dava dışı başkaca bir şirketten alındığı iddiasına ilişkin olarak da, arızanın davalı tarafça giderilmediğinden dolayı dava dışı başkaca bir şirketten bu arazının giderildiğini ve tazminat taleplerinden 8.271,30TL tazminat taleplerinin de buna ilişkin olduğunu, bu durumun kullanıcı hatasından olmadığını, davalı tarafın ayıplı malından dolayı olduğunu, bu bedelinde fahiş olmadığını, fatura edilen bedel üzerinden arıza ödemesi yapıldığını, baca ölçülerine ilişkin olarak müvekkili tarafından bildirilen bir baca ölçüsü durumu olmadığını, kazanın baca iç çapının kapasiteye göre yetersiz olduğunu, tanık dinletme taleplerinin devam ettiğini beyanla önceki talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili 30/04/2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın buhar kazanı olup yeni nesil gaz yakıtlı kazanlarda patlama kapağının standartlar gereği yapılamayacağını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de böyle bir taahhüt de bulunulmadığını, buhar makinesinde gerekli emniyet tertibatların bulunduğunu, sıvı yakıtlı buhar kazanlarında patlatma kapağının kullanıldığını, davacı tarafça açılan tespit dosyasında alınan raporda bu durumun yanlış tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından satışı yapılan kazanın olması gerektiği gibi davacı tarafa teslim edildiğini, satışının müvekkillerce yapılmadığı bürülürün kullanıcı tarafından uygun şekilde ayarlanmadığından kapak izolasyonunda tahribatlar oluşturduğunu, bürülürün kazanın yanmayı yani ateşlemeyi sağlayan tertibat kısmı olduğunu, bunun kapasitesinden fazla ayarlanması ya da bozuk bir şekilde ayarlanmasının tahrifatlara sebep olabileceğini, bu tertibatla ilgili müvekkilleri şirketlerin bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu durumun mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, müvekkillerinin satışını yapmadığı tertibata ilişkin müvekkillerine yönelik ayıptan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın 8.271,30TL tamir ve bakım masrafına ilişkin zarar talebinin tamamen kullanıcı hatasından oluşan zararlar olduğunu ve müvekkillerinden talep edilemeyeceğini, davacı şirketin istediği teklife göre müvekkillerinin baca ölçülerini bildirerek teklif sunduğunu, buna ilişkin mail yazışmalarının mevcut olduğunu, baca çapının küçük olduğuna yönelik tespit raporunun da teknik olarak yanlış olduğunu, tespit raporun sunan bilirkişinin yeni nesil tekniklerden anlamadan böyle bir rapor sunduğunu, davacı tarafın süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkillerinin sözleşme gereğince edimlerini eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde yerine getirdiğini, iddia edilen ayıplardan müvekkillerinin sorumluluğunun olmadığını, talep edilen tazminat miktarın da fahiş bedeller olup gerçeği yansıtmadığını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili 19/08/2014 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; her iki tarafında tacir olduğunu, TTK'nun hükümleri uyarınca ayıp ihbarının usulünce ve süresi içinde yapılmadığını, mail yazışmaları ile ayıp ihbarı yapıldığı iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın ayıp ihbarını kanunun aradığı şekillere uygun yapmadığının açık olduğunu, yeni nesil gaz yakıtlı kazanlarda patlatma kapağının zorunlu olmadığını, bu durumun açık olduğunu, yeni nesil gaz yakıtlı kazanların incelenmesinde de bu durumun ortaya çıkacağını, kapağın olmamasının ayıp olarak değerlendirilemeyeceğini, ayıp olarak düşünülse bile bu duruma ilişkin ayıp ihbarı yapılmadığını, brülörün ayarlarından kaynaklanan sıkıntıların kullanıcı hataları olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede blörürün olmadığını, blörürün başkaca bir şirketten alınmasında müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığını beyanla hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce, Antalya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş esas sayılı dosyası, Antalya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... d.iş esas sayılı dosyası, Antalya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, Antalya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Antalya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Antalya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Antalya . İş Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ve Antalya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İl Müdürlüğünden davaya konu buhar kazanı nedeniyle yaşanan iş kazasına istinaden yapılan inceleme ve bu incelemelere ilişkin tutulan tutanaklar celp edilmiş, davalı Mevsim Doğalgaz Mühendislik şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle muhasebe uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, Antalya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat mahkemesi aracılığıyla mahallinde keşif yapılmak suretiyle makine mühendisi, iş sağlığı uzmanı ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Antalya . Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile, sanıklardan Galip Yarar hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan davada yaşanan olayda kusursuz olmasından dolayı beraat kararı verildiği, kararın istinaf ve yargıtay incelemesinden geçerek 27/06/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Antalya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat mahkemesi aracılığıyla mahallinde keşif yapılmak suretiyle makine mühendisi, iş sağlığı uzmanı ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetince düzenlenen 16/04/2025 tarihli raporda özetle; "...-Kazan patlaması tarihi 19.11.2014 olup patlama sonucu oluşan hasarlara buhar kazanı sebebbiyet vermiştir. Kazanın Patlaması hususunda kazanın 17 ay boyunca herhangi bir sebeple patlamadığı Ancak 19.11.2014 tarihinde işletmeden kaynaklanan sebeple patlamanın olduğu, - Buhar kazanı 13.06.2013 tarihinde faturalandırılarak ... San.ve A.Ş işyerine kurulmuş olduğu, 17 ay kullanıldığı, Kazanda her türlü emniyet sisteminin bulunduğu böylece 12 bar işletme basıncında çalıştırılmış olduğu, Gizli yada Açık bir ayıbın olmadığı, Patlamadan 3 gün öncesi kazanın kendisini korumaya aldığı yani durduğu bunun üzerine elektrik panosundan sisteme otomatik su besleme sisteminin devre dışı bırakılarak müdahale edildiği kazanın çalıştırıldığı dosya içindeki ifadelerden anlaşılmaktadır. Eğitim almamış personellerce patlama günü yapılan bir işlem neticesinde kazanın susuz kalarak 1000c ye yükselmesi sonucu kontrolsüzce kazana su verilmesi sonucunda (300/180-1,66 kat) 12 bar işletme basıncının 1,50 katı olan 18 bar test basıncı'nın da üzeri olan 18 bar'ın 1,66 katı olan 29,88 bar basınca ulaşması sonucunda kazanın 300mt uzağa fırladığı düşünülmektedir. Gizli ayıplı bir durumun söz konusu olmadığı,- Buhar kazanının imalatından mı yoksa montajından mı kaynaklı olarak bir hasar meydana geldiği hususu için kaza ne imalatından nede montajından kaynaklanan bir sebeple patlamamıştır. Kazan susuz kalması ve akabinde ehliyetsiz kişiden kaynaklanan sebeple buhar kazanına su verilmesi nedeniyle patlamıştır şeklinde düşünülmektedir. Gerçek zararın; Yapılan tespitler sonucu, 2.484.123,00 TL olacağı,- ... Tic. A.Ş.'nin, işveren olarak yükümlülüklerini yerine getirmedeki zafiyetinin dava konusu kazanın kök nedenini oluşturduğu ve işverenin ETKİSİNİN BÜYÜK OLDUĞU değerlendirilmiştir.- Davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ve ... Taah. İı Ltd. Şti.'nin dava konusu kazanın meydana gelmesinde ETKİLERİ OLMADIĞI değerlendirilmiştir.-Davacı sigorta şirketi tarafından ödemesi yapılmış olan 2.484.123,00 TL tutarındaki toplam hasar bedelinin poliçe genel ve özel şartları ile belirtilen koşullara ve hasar tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun olduğu,-Mahkemenizin takdirinin, tazminatı gerektiren olayın sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olduğu yönünde olması halinde, hasar ödemesinin sigorta genel şartları ve poliçe özel şartları kapsamında davalılara rücusunun mümkün olabileceği..." kanaatleri bildirilmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE: Dava, davacı iş sahibi ile davalı yükleniciler arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Mahkememiz 25/06/2025 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "...1-Mahkememiz kök ... esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE... 2-Birleşen mahkememiz ... esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar davacılar vekillerince istinaf edilmiş olup Konya BAM . Hukuk Dairesinin 20/11/2025 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda ana davada taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup birleşen davada ise herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığı, davanın dayanağının dava dışı sigortalı için ödenen sigorta bedelinin rücu talebi olduğu, dolayısıyla eldeki davada iki ayrı hukuki sebepten kaynaklı iki ayrı davanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda HMK'nın 166. maddesinde gösterildiği şekilde her iki dava arasında bağlantı bulunduğu kabul edilemez. Hal böyle olunca iki davanın birleştirilmesi kararının hatalıdır. İki ayrı dava nedeniyle verilen hükümlerin farklı kanun yolu mercileri tarafından incelenmesi gerektiğinden tabii hakimlik ilkesi de gözetildiğinde davaların tefrik edilip yeniden taraf delileri değerlendirilerek hüküm verilmesi gerekir. Davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile sair yönler incelenmeksizin kararların kaldırılmasına karar verilmelidirAçıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ... Paz.Aş vekilinin ve birleşen davada davacı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile sair yönler incelenmeksizin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Asıl davada davacı ... Paz.AŞ vekilinin ve birleşen davada davacı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE,2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/06/2025 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE..." şeklinde karar verilmiştir. İstinaf kaldırma kararı gereğince dosya mahkememize gönderilmiş olup 31/12/2025 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz 07/01/2026 tarihli tensip tutanağının (2) numaralı ara kararı ile; "Bölge Adliye Mahkemesinin kararına istinaden birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının iş bu davadan tefrikine, ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, artan gider avansının tefrik edilen dosyaya aktarılmasına," şeklinde karar verilmiş karar gereğince mahkememiz birleşen ... esas sayılı dosyası tefrik edilmiş olup mahkememiz ... esasına kaydedilerek bu dosyanın yargılamasına yeni esası üzerinden devam edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, dava konusu yangın olayı ve bundan kaynaklı zararların ortaya çıkmasına davalıların imalatçısı ve satıcısı oldukları buhar kazanın etkili olup olmadığı, buhar kazanında imalat veya montaj kaynaklı bir ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, davacıların, davalıların kusurundan kaynaklı bir zararının olup olmadığı, varsa tazmini gerekli zarar miktarının ne olduğu hususundadır. Bir ticari satımda, üretici veya üretimi sağlayıcı ile alıcı arasında normalde bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak öğretide ve uygulamada üretici ile zarar gören arasında böyle bir bağ olmasa bile, Borçlar Kanunu’nun 41. (6098 sayılı TBK’nın 49. ) maddesinin 1. Fıkrası hükmü uyarınca üreticinin sözleşme dışı sorumlu tutulabileceği kabul edilmektedir. Bu madde hükmü uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zira, 12.03.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ile üreticinin sorumluluğu hüküm altına alınmış ve bu konudaki yasa boşluğu giderilmiştir. Üreticinin buradaki sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Üretici bulunduğu faaliyet gereği hukuk düzenince gerekli olan ve kendisinden beklenebilen tüm özeni göstermesi, önleyici tedbirler alması gerekir. Üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişki bulunması da zorunlu değildir. Üretici BK’nun 41. madde hükmü uyarınca meydana gelen haksız fiilden sorumludur. Ürün ile üretici (Üreticinin fiili ile üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar.) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlüdür. Nitekim, Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 16.04.2015 gün, ... esas ve ... karar, 16.03.2011 gün ... esas ve ... karar, 11.10.2016 gün ... esas ve ... karar, . Hukuk Dairesi’nin 05.03.2014 gün ... esas ve ... karar, 23.10.2014 gün ... esas ve ... karar, Hukuk Dairesi’nin 11.04.2000 gün, ... esas ve ... karar, 27.03.1995 gün ... esas ... karar sayılı kararlarında da üreticinin ayıplı maldan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla, davalı şirketlerin ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp piyasaya arzını sağlamaları karşısında pasif husumet ehliyetlerinin olduğunun kabulü gerekmiştir. TBK'nun İşsahibinin sorumluluğu başlıklı 476.Maddesi: "Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz." hükmünü, TBK'nun Eserin Kabulü başlıklı 477. Maddesi: "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü, TBK'nun Zamanaşımı başlıklı 478. Maddesi: "Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmünü içermektedir. Dosya içerisinde mevcut mail yazışmaları, servis formları, ihtarname içerikleri dikkate alındığında davacı şirketin ayıp bildirimlerinin süresinde yapıldığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan zorunlu arabuluculuk sürecindeki durma süreleri, zarar tarihi, dava tarihleri dikkate alındığında her iki davanın iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davayı görmeye Mahkememizin yetkili ve görevli olduğu tespit edilmiştir. Dava taraflarının iddia ve savunmaları ile dosyaya sundukları deliller, yukarıda yer verilen yasa hükümleri ve yüksek mahkeme içtihatları ile Antalya . Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile kesinleşen maddi vakıa tespitleri ve özellikle Mahkememizce benimsenen 16/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve bu raporla örtüşen ve anılan ceza dosyasına sunulan teknik üniversitelerin öğretim üyelerince düzenlenen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket ile davalı ... Limited Şirketi arasında düzenlenen 21/02/2013 tarihli sözleşme ile, diğer davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin imalatçısı olduğu bir buhar kazanı satın alınarak davacının iş yerine kurulduğu ve kullanılmaya başlandığı, bahse konu buhar kazanının 19/11/2014 tarihinde patlaması sonucunda işyerindeki bazı çalışanlarının vefat ettiği, bazı çalışanlarının ise yaralandığı ayrıca kazanın kullanılamaz hale geldiği ve davacının iş yerinde hasar oluştuğu, birleşen dosya davacısı sigorta şirketi tarafından oluşan bu zarardan dolayı sigortalısına hasar ödemesi yapıldığı, patlamadan kaynaklı vefatlar ve yaralanmalar sebebiyle açılan ve Mahkememizce neticesi beklenilen ceza yargılaması sonucunda Antalya . Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile buhar kazanının çalıştırılma yöntemi ve kullanımına bağlı olarak patladığı, iş yerinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, kazandaki imalat eksikliği veya hatası sebepli bir patlama olmadığı, kazanın imalatçısı şirketin yetkilisinin bir kusurunun olmadığı tespitlerini yapıldığı ve imalatçı şirket yetkilisi hakkında yüklenen suç yönünden bir kast veya taksirinin bulunmaması gerekçesiyle CMK'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, bahse konu ceza mahkemesi kararının kanun yolu incelemelerinden geçerek kesinleştiği, Mahkememizce talimat dosyası kanalıyla buhar kazanı üzerinde keşfen yaptırılan inceleme ile aldırılan 16/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ve kesinleşen ceza dosyasına sunulan teknik üniversitelerin öğretim üyelerince düzenlenen bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, buhar kazanının, patlama hadisesinden önce yaklaşık 17 aylık süre boyunca aktif olarak kullanıldığı, kazanda her türlü emniyet sisteminin bulunduğu, patlamadan 3 gün öncesi kazanın kendisini korumaya aldığı, yani çalışmasını kendiliğinden durdurduğu, buna rağmen kazandaki otomatik su besleme sistemi elektrik panosundan devre dışı bırakılmak suretiyle kazana dıştan emniyetsiz şekilde müdahale edilerek kazanın çalıştırıldığı, patlama günü kazanın 1000C'ye yükselmesi ve kontrolsüzce kazana su verilmesi sonucunda kazanın 18 bar test basıncının 1,66 katı olan 29,88 bar basınca ulaşması sonucunda patlayarak 300 mt uzağa fırladığı, yani buhar kazanındaki emniyet sisteminin devre dışı bırakılarak kontrolsüz ve emniyetsiz bir şekilde çalıştırılması nihayetinde dava konusu zararların meydana geldiği, buhar kazanının imalatından veya montajından kaynaklı olarak bir zarar oluşmadığı, bu haliyle zararın ortaya çıkmasında davalılara atfedilebilir bir kusur bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından açılan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekli olmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 534,05TL ve yargılama sırasında alınan 11,23TL tamamlama harcı toplamı olan 545,28TL harcın mahsubu ile bakiye 186,72TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan 7,60TL vekalet suret harçları yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-AAÜT'ye göre hesaplanan 31.929,80TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/04/2026 Başkan Üye Üye Katip