Danıştay 4. Dairesi, Bitlis Tatvanda otoyol projesi kapsamında gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işlemine karşı mülkiyet hakkı ihlali iddiasıyla açılan davada Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bitliste otoyol projesi kapsamında gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işlemine karşı açılan davada, davacının ev ve meyve ağaçlarının bulunduğu arazisinin otoyol güzergahında kalması nedeniyle yerinin değiştirilerek mağdur edildiği iddiası üzerine Bölge İdare Mahkemesi, toplulaştırma işleminin kamu yararına uygun olduğunu, çiftçinin tarımsal faaliyetini sürdürmesini sağlayarak toprağın verimli işletilmesini koruduğunu, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuna dayalı, meşru ve teknik zorunluluktan kaynaklandığını belirterek davacının istinaf başvurusunu reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/5537Karar No : 2025/6618 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: 06/02/2014 tarih ve 28905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2014/5791 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Bitlis ili Tatvan ilçesi, ... Mahallesinde Van Edremit ve Merkez (otoyol) Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan inceleme sonucunda; istinaf incelemesine konu olan İdare Mahkemesi kararının hem sonucu hem de kısmen gerekçesi itibarıyla hukuka ve yargılama usûlüne uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir nedenin de bulunmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davalı idarenin davaya konu toplulaştırma işlemini Karayolları Genel Müdürlüğü ile toplulaştırma yapılan güzergahta yapılacak otoyol projesine ilişkin protokolün imzalanması sonrasında yaptığı ve davacı tarafından dava dilekçesinde ve istinaf başvurusunda bu hususun toplulaştırma amacına aykırı olduğunun dile getirildiği görülmekte ise de; davalı idare tarafından yapılan toplulaştırma işlemi ile uyuşmazlığa konu uygulama alanı olarak belirlenen davaya konu tarım arazilerinin otoyol projesi nedeniyle parçalanması ve kullanılamaz hale gelmesinin önlendiği, otoyol alanında kalan arazilerin karşılığında çiftçiye arazi verilmesi suretiyle, çiftçinin tarımsal faaliyetine devam etmesi, toprağın verimli şekilde işletilmesi ve işletilmesinin korunmasının sağlandığı, bu nedenle de Anayasaya ve anılan Kanun'un 1. maddesinin (a) ve (e) bendinde öngörülen amaçlara ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla mülkiyet hakkına yapılan müdahelenin Kanuna dayalı olarak, meşru ve kamu yararı amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmediği, toplulaştırma işlemi ile otoyol projesinin birlikte yürütüldüğü, iki sürecin birlikte yürütülmesinin kamu yararına uygun olduğu, davaya konu taşınmazda yer alan evin ve meyve ağaçlarının otoyol projesi alanında kaldığı, anılan bölgeden davacıya tahsis yapılamamasının teknik zorunluluktan -otoyol projesinin hukuka uygun bir şekilde hukuk alemindeki varlığını sürdürmesi nedeniyle- kaynaklandığı, bu durumun ayrıca ek rapor ile de tespit edildiği görülmekle dava konusu toplululaştırma işleminde bu sebeple de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçe eklemek suretiyle reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunda parsel malikine yakın yerden tahsis yapıldığından genel olarak toprak yapısının aynı olduğu, önceki ile sonraki parselin eşdeğer olduğu ve mevzuata uygun olduğunun belirtildiği, oysaki uzun yıllar öncesinde diktiği meyve ağaçları ve 1 katlı yapılı evinin tapu dışında bırakıldığı, arazinin önceki şekli dikdörtgen iken, şimdiki şeklinin üçgen olduğu, Tatvan Çevreyoluna güzergah açmak amacıyla toplulaştırma işleminin yapıldığı, arazileri yer değiştirdiği için hem kendisinin hem de komşu arazi maliklerinin arazilerini satamadığı, ekip biçemediği, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir.Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkeme kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.Uyuşmazlıkta, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklemek suretiyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih E:......K:... sayılı kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/03/2025 tarih ve E:2023/10703, K:2025/1284 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklemek suretiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun gerekçe eklemek suretiyle reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY :Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/03/2025 tarih ve E:2023/10703, K:2025/1284 sayılı bozma kararı üzerine verildiği dikkate alındığında; söz konusu kararın, bozma kararındaki esaslar doğrultusunda verilip verilmediği hususu değerlendirilerek temyiz isteminin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.