Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin, tanıkların usulüne uygun dinlenmemesi, yeni delillerin sunulmaması ve eksik araştırma gerekçeleriyle bozulması kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, belirleyici tanıkların duruşmada doğrudan veya usulüne uygun olarak dinlenmeyip yalnızca ifadelerinin okunmasıyla yetinilmesi, hükümden sonra dosyaya giren ve sanık ile müdafisine okunması zorunlu olan "kovuşturmaya yer olmadığı" kararına ilişkin evrakların değerlendirilmemesi ve sanığın hukuki durumunu etkileyebilecek yeni dijital yazışmaların yeterince araştırılmadan hüküm kurulması gibi temel usul ve araştırma eksiklikleri nedeniyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/20046 E.  ,  2026/9181 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/225 E., 2022/884 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/540 E., 2021/353 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3,58/9 ve 63. maddeleri gereğince kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat mahkemesince dinlenen tanıklar ... . ve ... .'nün doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifadelerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2- Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.05.2023 tarihli sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna muhalefet suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına ilişkin evrakların 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması zorunluluğu,
3- Temyiz kanun yolu aşamasında gelen 05.11.2025 tarihli araştırma tutanağı göre; ... . isimli şahsa ait olduğu değerlendirilen ... ID tarafından ... . isimli şahsa ait olduğu değerlendirilen ... ID'ye gönderilen 29.01.2016 tarihli mesaj içeriğinde ''... tel 05...62 mail ... .edu.tr'' şeklinde sanığa ait bilgiler içeren yazışmanın geçtiği dikkate alınarak yazışmayı yapan şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.