Elektrik şirketinin kaçak kullanım iddiasıyla başlattığı icra takibine karşı açılan borçlu olmadığının tespiti davasında, bilirkişi raporu ve tüketimin sayaçtan geçtiği kabul edilerek istinafın onanması üzerine davalının temyiz itirazlarının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik abonesinin, hakkında kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla şirket tarafından başlatılan icra takibine karşı açtığı borçlu olmadığının tespiti davasını incelemektedir. Davacı abone, borcun ve tespit tutanağının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerken, davalı şirket kaçak kullanımın tespit tutanağı ile sabit olduğunu savunmuştur. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı şirketin kaçak kullanımı ispatlayamadığına ve tüketilen enerjinin sayaçtan geçtiğine hükmederek davacının lehine karar vermiştir. Davalı şirket bu kararı temyiz etmiştir; Yüksek Mahkeme, birleşen davanın temyizini miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle reddederken, asıl davanın temyiz dilekçesini incelemeye almıştır ve uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı iddiasının ispatı ve enerji tüketiminin yasalara uygunluğu ekseninde devam etmektedir.
3. Hukuk Dairesi         2025/5553 E.  ,  2026/2740 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1258 E., 2025/51 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1904 E., 2024/3705 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1- (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, birleşen davada davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen tutar olan 81.165,56 TL (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) dava tarihi itibari ile (temyiz) kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin asıl davaya ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin 4909657 tesisat numaralı tarımsal sulama abonesi olduğunu, davalı şirket tarafından hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, tahakkuk ettirilen borcun ve varsa düzenlenen tutanağın mevzuta aykırı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin ... . İcra Müdürlüğünün 2022/27946 E. sayılı dosyasında davalı şirkete şimdilik 10,00 TL borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 18.10.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 486.876,18 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket yetkilileri tarafından davaya konu tesisin bulunduğu yerde yapılan kontrolde davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edilerek hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu, kaçak kullanımının kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, tüketilen enerjinin sayaçtan geçtiği, abonesiz tüketimin ve kaçak elektrik kullanımının mevcut olmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davalı şirketin davacının kaçak/usulsüz elektrik kullanımını ispatlayamadığı, davaya konu kaçak elektrik tespit tutanaklarında belirtilen maddi olguların yerinde olmadığı, davacının ise davalının takibe geçmekte kötüniyetli olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına göre ispat külfeti üzerinde olan davalının alacağın varlığı ve miktarını usulüne uygun olarak ispat edemediği, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişsiz olduğunu, rapora karşı yaptıkları itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, davacı tarafından kaçak kullanım yapıldığının sabit olup bu nedenle yapılan tahakkukun Yönetmeliğe uygun olduğunu, kaçak tutanağının aksini iddia eden davacının bunu resmi belgeler ile ispatlaması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; asıl davada, davalı şirket yetkililerince yapılan kontrollerde abonesiz sayaçsız trafo ile kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmek suretiyle 26.07.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek, 470.587,58 TL borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, aldırılan 13.10.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, 4909657 tesisat numaralı aboneliğin davacı adına kayıtlı olduğu, abonelik tarihinin 12.10.2020 olarak görüldüğü, ancak 08.01.2017 tarihinden itibaren endeks akışının bulunduğu ve bu tarihin kaçak tutanak tarihinden önce olduğu, bu durumda tüketilmesi gereken enerjinin sayaçtan geçtiği, yapılan tespitlerin kaçak tutanaklarını doğrulamadığı ve tespit tarihinde kaçak elektrik kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davaya konu 26.07.2022 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen 20.12.2022 tarihli kaçak kayıt dökümündeki tesisat numarası ve adres ile bilirkişi heyeti tarafından rapora esas alınan tesisat endeks dökümündeki tesisat numarası ve adresin farklı olduğu, ayrıca keşfin yapıldığı mahalde belirtilen kordinatların, kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen kordinatlar ile uyuşmadığı, raporun bu haliyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak heyet ile mahallinde yeniden keşif yapılarak yer tespitinin yapılması, davacının kaçak elektrik kullanımının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve davalı şirketin davacıdan isteyebileceği bedelin tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Temyiz olunan asıl davaya ilişkin, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının asıl dava yönünden aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.