İmzasız olduğu iddia edilen reklam hizmet sözleşmesine dayalı alacak talebiyle açılan itirazın iptali davasında sözleşmenin hukuki geçerliliğinin değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, taraflar arasında reklam hizmet sözleşmesi bulunduğunu, bu kapsamda hizmet verdiğini, kesilen faturalardan ilk ikisinin gecikmeli de olsa ödendiğini ancak son faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve alacağın tahsilini talep ederken; davalı ise söz konusu reklam hizmet sözleşmesinin kendi tarafından hiç imzalanmadığını, bu nedenle geçersiz ve hukuken bağlayıcı olmadığını, imzasız bir belgeye dayalı icra takibi ile itirazın iptali davasının yasal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/577 Esas
KARAR NO : 2026/536 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 29/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı vekilinin sunduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 11/01/2024 başlangıç tarihli Reklam Hizmet Sözleşmesi ("Sözleşme") düzenlendiğini, bu sözleşme ile müvekkil şirket 6 ay boyunca davalıya, müvekkil şirketin ticari hayatta hizmet verdiği ana iştigal konusu olan ve ayrıca Sözleşme'nin 1. Maddesinde de belirtildiği üzere reklam alanında hizmet vermeyi, davalı şirket de bu hizmete ilişkin olarak hizmet bedeli ödemeyi kabul ettiğini, İşbu sözleşme müvekkil şirket yetkilileri tarafından imzalanarak davalı tarafa iletildiğini iletilen sözleşme nüshalarının davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanmasını müteakip bir nüshasının müvekkil şirkete gönderilmesi talep edildiğini ancak her iki tarafın imzalamış olduğu nüsha müvekkil şirkete iletilmediğini, müvekkil şirket tarafından her iki tarafça imzalanan Sözleşme nüshasının kendilerine gönderilmesi defaatle talep edilmiş Müvekkil tarafından 31.01.2024 tarihli 135.000 TL+KDV (Yüz Otuz Beş Bin Türk Lirası +KDV) bedelli kesilen fatura ve 29.02.2024 tarihli 135.000 TL+KDV (Yüz Otuz Beş Bin Türk Lirası +KDV) bedelli kesilen fatura 22.03.2024 tarihinde davalı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödendiğini, ancak bu ödemeler taraflar arasında kararlaştırılan tarihlerde değil daha geç olarak ödendiğini, müvekkil şirket tarafından, kibar bir üslup ile davalıya ödemede gecikmelerin olduğu, sözleşmeye aykırı hareket edildiği bildirildiğini, müvekkil tarafından 29.03.2024 tarihinde kesilen, ... nolu fatura davalıya iletildiğinde, davalı tarafından fatura girişinin yapıldığı e-posta ile müvekkil şirkete bildirilmiş olduğunu, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve haklarımız saklı kalmak üzere; Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, ana para/fatura bedelinin ve ferilerinin ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar/kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı .... Vekili sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar taraflar arasında 11.01.2024 tarihli Reklam Hizmet Sözleşmesi (bundan böyle sözleşme olarak anılacaktır) imzalanmış olduğu iddia edilmiş ve işbu sözleşme uyarınca davacının müvekkil şirkete 6 ay süre ile sözleşmenin 1. Maddesinde belirtildiği üzere reklam alanında hizmet vermeyi üstlendiği, sözleşme uyarınca verilen hizmet bedeline ilişkin olarak ... nolu ve 29.03.2024 tarihli fatura tanzim edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması neticesinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, müvekkil şirketin başlatılan takibe itirazları uyarınca takibin durması nedeniyle huzurda görülmekte olan işbu davanın ikame edilmiş olduğu iddia edilmişse de davacının bu iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğundan tarafımızca kabulü mümkün değildir 1 taraflar arasında imzalı herhangi bir sözleşme bulunmamakta olduğunu, davalı tarafça, ilbu davaya gerekçe olarak gösterilen 11.01.2024 tarihli reklam hizmet sözleşmesi taraflarca imzalanmadığından, geçerli ve yürürlükte olmadığını, bu nedenle, söz konusu metin yazılı delil olarak kabul edilemez. imzasız sözleşmeye dayalı icra takibi ve itirazın iptali davası açılması usul ve yasaya aykırı olup, işbu davamızda delil ve dava gerekçesi olarak kabul edilemez. zira, imzasız ve geçersiz sözleşmenin yargılama aşamasında delil olarak kabul edilmeyeceği kamu düzenine ilişkin olup, sayın mahkemeniz tarafından resen dikkate alınması ve sözleşmenin hiçbir surette işbu davada münkir addedilmesi gerekmekte olduğunu, öncelikle önemle davacı tarafından her ne kadar taraflar arasında reklam hizmet sözleşmesi imzalanmış olduğu iddia edilmişse de ortada taraflarca imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafça işbu dava ve icra takibine dayanak olarak gösterilen sözleşme, imzasız olduğundan hiçbir zaman geçerli ve yürürlükte olmamıştır.bu nedenle sözleşme içerisinde yer alan herhangi bir düzenleme taraflar arasında bağlayıcı ve geçerli olmadığından, işbu davanın reddi gerekli olduğunu, borcun varlığını kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından fatura tanzim edilmiş olması hizmetin gereği gibi tam ve eksiksiz ifa edildiğini kanıtlamaya yeterli olmadığını, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile; işbu dilekçemizin kabulü ile, imzasız ve geçersiz bir sözleşmeye dayalı olarak, haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz gerekçelerle açılan işbu itirazın iptali davasının reddine, davacı tarafından haksız ve kötü niyetle icra takibi başlatılması sebebiyle İcra ve İflas Kanunu 67. Maddesine göre %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... vekili sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ödeme emri usulsüz tebliğ edilmiş olmayıp, mevzuata uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacı yanın iddiaları somut durumu yansıtmamakla birlikte kesinlikle kabul anlamına gelmemekle bir an için aksi düşünülse dahi davacı icra takibinden haczedilen maaşından yapılan ilk kesinti ile haberdar olmuş durumda olduğunu, şikayet süresi geçmiş olduğunu, müvekkil şirketin alacağına istinaden başlatılan icra takibinde ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi akabinde icra dosyası kesinleştirilmiş ve icrai işlemlere başlanmış olduğunu, borçlu davacının aracı üzerine 12/02/2024 tarihinde haciz şerhi işlenmiş olduğunu, yapılan SGK sorgusu uyarınca borçlu davacının çalıştığı ...'ne maaş haczi müzekkeresi gönderilmiş, 19/02/2024 tarihinde de tebliğ edilmiştir akabinde derhal 29/02/2024 tarihinde maaş kesintisi yapılmaya başlanmış olduğunu, bu işlemler akabinde, borçlunun işvereni tarafından....., ....., .... ve ..... tarihlerinde maaş haczi kesintileri icra dosyasına ödenmiş olduğunu, personelin 28/06/2024 tarihinde işten ayrılmış olduğunu, hayatın olağan akışında, sigortalı çalışan bir işçinin 5 ay boyunca maaşının 1/4'ü oranında yapılan kesintilerden haberdar olmaması mümkün olmadığını, davacı yanın kötü niyetli olması hasebiyle, müvekkil şirketin uğradığı zararın artmaması için ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, arz ve izah edilen hususlar ve resen nazara alınacak sebepler muvacehesinde;
öncelikle davacının icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosyaya davacı yanca teminat depo edilmesine, işbu haksız ve mesnedi olmayan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hizmet sözleşmesine ilişkin alacak nedeni ile başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 22/08/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 153.900,00-TL asıl alacak, 3.440,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 157.340,6-TL yönünden 10/06/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak fatura gösterildiği, davalı tarafından 14/06/2024 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Taraflar arasında reklam hizmet sözleşmesi kapsamında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, davalının ödeme yapıp yapmadığı, ne kadar ödeme yaptığı, davacının alacaklı olduğu miktar ile davalının itirazının haklı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan .... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Tarafların ticari defterleri, belge, bilgi ve mübrez belgeler ile
sınırlı olarak yapılan tespit inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Dava konusunun; davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki itirazının
iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talebinden ibaret olduğu,
Dava konusu sözleşmenin geçerliliği için yazılı şekle tabi olmadığı, sözleşmenin mevcut
olduğunun ispatına ilişkin taraflarca yapılan yazışmaların takdirinin Sayın Mahkemenizde
olduğu,
Davacı defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan
2024 yılına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal
süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2024 yılına ait Yevmiye Defterlerinin kapanıĢ tasdikinin
yasal süresi içerisinde olduğu, bu itibarla HMK 222 md.ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde
gereğinde mevcut haliyle davacının2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin
bulunduğu,
Davalı; defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan
22024 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde sadece Envanter Defterinin
noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2024 yılı envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi
içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md.ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde
gereğinde mevcut haliyle davalının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin
bulunduğu, Davacı tarafın davacı şirket aleyhine 10.06.2024 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü
... E.Sayılı İcra Dosyası ile sözleşmeye dayalı alacağından kaynaklanan alacağını
dayanak göstererek 153.900,00 TL asıl alacak, 3.440,61 TL işlemiş faiz üzerinden toplamda
157.340,61 TL takip başlattığı,
Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (10.06.2024) itibariyle, davacının
davalıdan488.498,57 TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, Davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (10.06.2024) itibariyle, davalının davacıya
borçlu/alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunmadığı,
İtiraz edilmeyen faturalar bakımından fatura tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü,
Sayın Mahkemece alacağın kabul edilmesi halinde; davacının davalıdan 153.899,98 TL
tutarında alacak talep edebileceği,
Sayın Mahkemece alacağın kabul edilmesi halinde; davacı tarafça icra takibinde 3.440,61 TL
İşlemiş Faiz talep edildiği tespit edilmiş olmakla beraber, dosya münderecatında, davacının
davalıya ihtarname göndermediği, borcun muaccel hale getirilmediği tespit edilmiş olup,
temerrüde düşmediğinden işlemiş faiz talep edemeyeceği, ancak Sayın Mahkemece işlemiş faiz
alacağının kabulü halinde; 9.382,63 TL hesaplandığı, davacının icra takibinde 3.440,61 TL
işlemiş faiz talep ettiği, talebe bağlılık ilkesi gereği 3.440,61 TL işlemiş faiz talep edebileceği,
sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda yeniden değerlendirme yapmak üzere dosya daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/12/2025 tarihli ek raporda özetle " tarafların ticari defterleri, belge, bilgi ve mübrez
belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Dava konusunun; davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki
itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talebinden ibaret olduğu,
Dava konusu sözleşmenin geçerliliği için yazılı şekle tabi olmadığı, sözleşmenin
mevcut olduğunun ispatına ilişkin taraflarca yapılan yazışmaların takdirinin Sayın
Mahkemenizde olduğu,
Davacı defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu
olan 2024 yılına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış
tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2024 yılına ait Yevmiye
Defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde olduğu, bu itibarla HMK
222 md.ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davacının2024
yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
Davalı; defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu
olan 22024 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde sadece Envanter
Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2024 yılı envanter defteri açılış
tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md.ve 6102
sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davalının 2024 yılı ticari
defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı tarafın davacı şirket aleyhine 10.06.2024 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü
... E.Sayılı İcra Dosyası ile sözleşmeye dayalı alacağından kaynaklanan
alacağını dayanak göstererek 153.900,00 TL asıl alacak, 3.440,61 TL işlemiş faiz
üzerinden toplamda 157.340,61 TL takip başlattığı,
Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (10.06.2024) itibariyle, davacının
davalıdan 488.498,57 TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu,
Davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (10.06.2024) itibariyle, davalının davacıya
borçlu/alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunmadığı,
İtiraz edilmeyen faturalar bakımından fatura tarihi itibariyle davalının temerrüde
düştüğü,
Sayın Mahkemece alacağın kabul edilmesi halinde; davacının davalıdan 153.899,98 TL
tutarında alacak talep edebileceği,
Sayın Mahkemece alacağın kabul edilmesi halinde; davacı tarafça icra takibinde
3.440,61 TL İşlemiş Faiz talep edildiği tespit edilmiş olmakla beraber, dosya
münderecatında, davacının davalıya ihtarname göndermediği, borcun muaccel hale
getirilmediği tespit edilmiş olup, temerrüde düşmediğinden işlemiş faiz talep
edemeyeceği, ancak Sayın Mahkemece işlemiş faiz alacağının kabulü halinde; 9.382,63
TL hesaplandığı, davacının icra takibinde 3.440,61 TL işlemiş faiz talep ettiği, talebe
bağlılık ilkesi gereği 3.440,61 TL işlemiş faiz talep edebileceği,
şeklindeki kök raporlarda arz edilen kanaat geçerliliğini korumaktadır."
sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda dosya yeni bir heyete tevdi edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 05/06/2026 tarihli ek raporda özetle" Delillerin takdiri ve değerlendirmesi Mahkemenin Sayın Hakimine ait
olmak üzere;
1- Faturaya konu reklam hizmetine ilişkin tarafların edimlerini eksiksiz ifa edip
etmediklerinin tespiti, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle mümkün değildir. Davalı
tarafından gönderilen elektronik posta mesajlarında, Davacı’nın hizmet sunumunda
gecikmeler yaşadığı belirtilmiş olmakla birlikte, gecikmenin ne kadar olduğunun, neden
kaynaklandığının, gerçekten gecikme olup olmadığının tespitinin, dosya kapsamındaki
bilgi ve belgelerle mümkün olmadığı,
2- Davacı’dan talep edilen bir işin temininde gecikme olup olmadığının tespiti için, o iş ile
ilgili davalı tarafından gönderilen ve üzerinde işin teslim edilmesinin talep edildiği tarih
bilgisini içeren “brief/iş talep formu” vb bir belge gerektiği, bu yönde bir belgeye dosya
içeriğinde rastlanmadığı,
3- 4 Mart-5 Nisan dönemine ait davacı tarafından gönderilmiş ve içeriğinde yapılan
çalışmaların aktarıldığı 41 adet elektronik posta iletisine karşılık, aynı döneme ilişkin
olarak davalı tarafından sadece 3 adet gecikme bildiren elektronik posta iletisi
bulunduğu, gecikmelerin nedenleri ve ne kadar olduğu bilinmemekle birlikte, söz
konusu yoğun tempo içinde (sektör genel temayülleri göz önünde bulundurulduğunda)
son derece normal karşılanabilecek kadar az gecikme olduğu,
4- Davacı tarafın 2024 yılı ticari defterlerinin 6102 SY 64.md.sinin 3.fıkrası son cümlesi
kapsamında 06 Haziran 2013 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 28669 ile yapılan değişikliğin
15/a md.si kapsamında tasdiklerinin süresi içersinde yapıldığı, HMK 222./2 maddesi
kapsamındaki koşulları taşıdığı,
5- Davalı şirketin, 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri yasal
süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, HMK 222./2 maddesi
kapsamındaki koşulları taşıdığı,
6- Davacının sunulan kayıtları uyarınca davalının 488.498,57 TL davalı borcu mevcut
olduğu, davalının kayıtlarında bakiye bulunmadığı belirlenmiş olup,
- Davacının tanzim ettiği 1.545.768,74 TL tutarındaki 5 adet faturanın ve 1.545.768,74 TL
davalı ödemesinin her iki taraf kayıtlarında mevcut olduğu,
- Davacının 2 adet 11.02.2024 tarihli 334.598,59 TL ve 29.03.2024 tarihli 153.900,00 TL
tutarındaki faturalarının davalıda kayıtlı olmadığı, kayıtlardaki farkın bu iki faturadan
kaynaklı olduğu,
- Davacının kayıtlarında bulunan davalıda olmayan 11.02.2024 tarihli 334.598,59 TL
tutarındaki faturaya ilişkin “......... : Döviz kurundan dolayı
yanlış kesildiği için karşılıklı iptal edilen fatura. (Reklam filmi çekimine ait.)” hususları
bildirilmiş olup, bu hususta e-arşiv fatura sistem de söz konusu faturaya ilişkin iptal
kabul edildiği şerhi mevcuttur. Davacı tarafından iş bu faturanın takibe konu
edilmediği,
- Davacının kayıtlarında bulunan davalı kayıtlarında olmayan 29.03.2024 tarihli
... nolu 153.900 TL bedelli faturaya ilişkin e-arşiv portal dökümünde
onaylı olduğu hususunda ekran görüntüsü sunulduğu, davacının icra takibinde 153.900
TL üzerinden takip talebinde bulunduğu ,
7- Gelen BA / BS formları uyarınca taraf kayıtlarında görülen ihtilaf olmayan 5 adet
faturanın her iki taraf kayıtlarında mevcut olduğu ve BA / BS formları ile vergi dairesine
beyan edildiği,
8- Her ne kadar davacı kayıtlarında görülse de iptal olduğu bildirilen 11.02.2024 tarihli
334.598,59 TL tutarındaki faturanın BA / BS formlarında beyan edilmediği, davacının bu
faturaya ilişkin talebi bulunmadığı,
9- Taraflar arasında ihtilaf olan, davacının takibe konu ettiği, davacının sunulan
kayıtlarında kayıtlı, davalı davacıya ilişkin sunulan hesabında kayıtlı olmayan
29.03.2024 tarihli ... nolu 153.900 TL bedelli faturanın ise davacı ve
davalı BA/ BS formları uyarınca davacı ve davalı tarafından vergi dairesine beyan
edildiği,
Bu kapsamda davacının tanzim ettiği 1.699.668,7 TL (KDV hariç 1.490.937,49 TL )
tutarındaki 6 adet faturanın davacı ve davalının vergi dairesine beyan ettiği,
10- Dosyaya gelen BA / BS formları incelemeleri neticesinde , davacıya ait 6 adet toplam
KDV dahil 1.699.669 TL (KDV hariç 1.490.937,49 TL) tutarındaki faturaların her iki
tarafça vergi dairesine beyan edildiği, davacı ve davalı kayıtlarda tespit edilen
1.545.769 TL davalı ödemesinin düşümü neticesinde 153.900,00 TL davacı alacağı
kaldığının hesaben belirlendiği, söz konusu alacak tutarının davacının en son tanzim
ettiği 29.03-2024 tarihli-... nolu 153.900,00 TL tutarındaki faturadan
kaynaklı olduğunun belirlendiği,
1- Sözleşme gereğince işin yapıldığını ispat külfetinin davacıda olduğu, davaya konu fatura
davalı defterlerinde kayıtlı değilse de tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu tespit
edilmiş olup davacı tarafça faturaya konu hizmetin verildiğinin kabulü halinde davaya
konu faturayı talep edebileceği,
2- Sayın mahkemece faturaya konu hizmetlerin verildiğinin kabulü halinde faturadan
kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle icra inkar tazminatı
talep edilebileceği"
sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin ...... tarih ve ....... sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim edildiği ve fatura konusu alacağa hak kazanıldığını ispat etmeye yeterli değildir. Ancak somut olayda, taraflar arasında davalı şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı çok sayıdaki sipariş sözleşmeleri kapsamında, davacı satıcı şirket tarafından davalı alıcı şirkete ürünlerin teslim edildiği, buna dair faturaların ve sevk irsaliyelerinin düzenlendiği, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği ve delil niteliğine haiz olduğu ve özellikle faturalarla ilgili BA ve BS formlarının ilgili vergi dairesine bildirildiği ve faturaların davalı defterlerinde yer aldığı dikkate alındığında, davacı tarafın takibe konu etmiş olduğu alacak iddiasını ispat ettiğinin kabulü isabetli bulunmuştur. Karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin aksine iddiaları ve istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi, .... Esas, .... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Tarafların defterleri üzerinde SMM bilirkişisi ve sektör bilirkişisi ile inceleme yapılmış olup iki farklı heyetten rapor alınmıştır. Dosyada mevcut ..... tarihli kök rapor ile ... tarihli kök raporda taraf şirketlere ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, hizmete konu faturaların her iki tarafın da defterlerinde yer aldığı, davalı tarafın BA kaydında faturaların kayıtlı olduğu, BA ve BS formlarının ilgili vergi dairesine bildirildiği ve faturaların davalı defterlerinde yer aldığı, bu hali ile davacının hizmeti ifa ettiği, her ne kadar davalı taraf hizmetin kötü ifa edildiği iddiasında bulunmuş ise de buna ilişkin dosya kapsamında belge olmadığı, bu konuda kötü ifanın davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, yemin deliline da dayanılmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın takibe konu etmiş olduğu alacak iddiasını ispat ettiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Tarafların ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan 153.900-TL asıl, 3.440,61-TL toplam 157.340,61-TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 31.468,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 10.747,93-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.686,99-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 8.060,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 2.686,99-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 3.175,39-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 15.375,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/07/2026
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.