Kamu kurumu tarafından sağlık hizmeti sunucusunun alacaklarından yapılan haksız kesintilerin iptali ve iadesi davasında bilirkişi raporu esas alınarak verilen hükmün onanması.
Özet: Bir sağlık hizmeti sunucusu, bir kamu kurumu tarafından, sunduğu sağlık hizmetleri için yapılan ödemelerden "yersiz ödeme" iddiasıyla haksız yere kesilen tutarların iptali ve iadesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak davacının talebini kısmen kabul edip kesintilerin büyük kısmını haksız bulurken, temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme, bilirkişi raporunu denetime elverişli bularak davalı kamu kurumunun temyiz talebini reddetmiş ve alt mahkemelerin kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1720 E., 2025/2156 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/31 E., 2024/266 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili şirketin davalı Kurum ile Özel sağlık Hizmeti sunucularından sağlık hizmet alım sözleşmesi imzaladığını, davalı Kurum tarafından müvekkili şirketin sunduğu sağlık hizmetlerinden acil serviste sunulan sağlık hizmetinin, acil sağlık hizmeti olmadığı ve yine ayakta yatan hastalar olmak üzere poliklinikte sunulan bir kısım sağlık hizmetlerinin ayrı ve başkaca sağlık hizmeti içerisinde bulunduğundan bahisle, 01.12.2021-21.12.2021 tarihlerindeki sağlık hizmetlerinde yapılan incelemede yapmış oldukları ödemeleri yersiz ödeme kapsamına alarak müvekkili şirketin davalı nezdinde doğmuş olan alacaklarından hukuka aykırı şekilde kesinti yapıldığını ileri sürerek; davalı Kurumun yersiz ödeme kapsamındaki işleminin iptali ile kesilmiş olan 140.202,85 TL'nin kesinti tarihi olan 02.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; yapılan işlemlerim Kurum mevzuatına uygun olduğunu, ticari faiz talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yatarak kadın hastalıkları ve doğum branşında 1.066,03 TL kesintinin ve yatarak kardiyoloji branşında 1.703,77 TL kesintinin yerinde olduğu; örnekleme yöntemine göre yapılan hesaplamada davacı hastanenin 2021 yılı Aralık ayı faturasında davalı Kurumun yaptığı toplam 130.584,14 TL asıl alacak kesintisinden 8.368,68 TL kesintinin yerinde; 122.215,46 TL kesintinin ise yersiz olduğu, 9.618,71 TL' lik faiz kesintisinin ise Kurumun geç inceleme yapmasından kaynaklı olduğu, davacının asıl alacak ve faiz kesintisine yönelik toplam 131.834,17 TL yönünden talebinin kabul edilebilir olduğu, davadan önce usule uygun temerrüt bulunmadığı, davaya konu işin davacı yönünden ticari nitelikte olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından yapılan kesinti işleminin 131.834,17 TL yönünden yerinde olmadığının tespiti ile 131.834,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak ve yoruma dayalı olarak hazırlandığını, itirazlarının ve ek rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, hasta bazlı değerlendirmelerin gerekçe içermediğini, uzmanlık alanlarına göre yeteri kadar hekimin heyette yer almadığını, dava konusu işlemin cezai işlem olmayıp yasa ve mevzuata aykırı faturalanan hizmet bedelleri olduğunu, sözleşme imzalamakla davacının sözleşme koşullarını kabul etmiş sayıldıklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iptali ve iadesi istemine ilişkindir.Temyiz edenin sıfatı gözetilerek yapılan incelemede hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflar arasındaki Protokol maddeleri ve SUT hükümlerine göre değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.