Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf sonrası temyizi üzerine Yargıtay tarafından onanması, sanık müdafisinin tüm iddialarının reddi.
Özet: Sanık müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın suça iştirak etmediği, suç kastı taşımadığı, kanıt yetersizliği, cezanın orantısızlığı ve iyi hal indirimi uygulanmaması gibi iddialarla beraat veya lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, ilk derece mahkemesi kararını onayan bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek istemi esastan reddedilmiş ve mahkumiyet hükmü onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/29196 E.  ,  2026/3910 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1305 E., 2023/126 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 02.02.2023 tarihli ek kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanık müdafiine usulüne uygun tebliğ edilen ek kararın temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığa atılı suça ilişkin maddi ve manevi unsurların oluşmadığına, somut olayda sanığın herhangi bir iştirakinin bulunmadığına, katılana ait evin içine dahi girmediğine, suç kastıyla hareket etmediğine, katılanın çalındığını iddia ettiği altın küpe ve yüzüğe dair hiçbir bilgi ve belgenin de dosya içerisinde bulunmadığına, yalnızca katılanın beyanıyla cezalandırılmaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, katılanın zararının azlığı nazara alınmadan, üst hadden cezalandırma yapıldığına, gerekçe gösterilmeden iyi hal indiriminin uygulanmadığına, verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.