6102 Sayılı Kanunun Geçici 7. Maddesi Uyarınca Resen Terkin Edilen Şirketin, Rücuen Tazminat Davasında Taraf Teşkilinin Sağlanması Amacıyla Talep Edilen İhyası Davası.
Özet: Bir başka davada taraf teşkilinin sağlanması için mahkemece verilen kesin süre üzerine, müvekkilinin rücuen tazminat davasında hasım gösterdiği ve beş yıl aralıksız genel kurul yapmadığı gerekçesiyle ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyasını talep eden davacıya karşılık, davalı ticaret sicil müdürlüğü, terkin işleminin ilgili mevzuata uygun olduğunu, davanın açılmasına kendilerinin sebep olmadığını ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/465 EsasKARAR NO : 2026/513DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 06/05/2026KARAR TARİHİ : 10/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---------- Şirketini hasım göstererek ---------- esas sayılı dosya ile rücuen tazminat/tahsilat davası açtığını, ancak -------- Şirketinin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiklerini, devam eden davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince 06.04.2026 tarihli celsesinde taraflarına ---------- Şirketi yönünden ihya davası açılıp dosya numarasının bildirilmesi için 1 aylık kesin süre verildiğini, aksi halde dava şartına bağlı usulden red kararı verileceği ihtarının yapıldığını belirterek 09.10.2014 tarihinde re’sen terkin olunan ---------- Şirketi’nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı---------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve---------- sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ---------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ----------- Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve ----------- sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “Aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması“ gerekçeleriyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2014 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, tek başına müvekkil Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmeyeceğini,taraf teşkilinin sağlanması istenen, huzurdaki davanın sebebi olan davanın da şirket re'sen terk edildikten sonra açılmış olup, re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığını, davacı vekilince re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştirİNCELEME ve GEREKÇE: : Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 10/06/2026 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. İhyası istenen şirketin sicil dosyası getirtilmiş şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olup mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Şirketin aralıksız son 5 yıla ait genel kurullarını yapmaması nedeniyle resen terkin kapsamına alınarak, 09/12/2014 tarihinde resen terkin edildiği görülmüştür.--------- esas sayılı dosyasında, bu dosyada davacının ihyası talep edilen şirket yanı sıra diğer davalılar aleyhine rücuen tazminat davası açtığı, mahkemenin 09/04/2026 tarihli ara karar ile davacı vekiline ihya davası açmak üzere süre verdiği anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, ------------ sayılı ilamı ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, ----------- sayılı kararı ile,13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir . 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere ---------- Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir.Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, TTK geçici 7. Mad uyarınca resen terkin olan -------- ŞİRKETİ'nin -------- esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama ve kararın infazı aşamaları ile sınırlı olmak üzere geçici ihyasının ve ek tasfiyesinin gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne, -------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün--------- sicil numarasında kayıtlıyken TTK geçici 7. Mad uyarınca resen terkin olan ---------- ŞİRKETİ'nin ---------- esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama ve kararın infazı aşamaları ile sınırlı olmak üzere geçici ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere resen şirketin terkin öncesinde yetkilisi olan --------- tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret taktirine yer olmadığına, kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına karar verilmiş, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olup ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması uygun görülmüş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün -------- sicil numarasında kayıtlıyken TTK geçici 7. Mad uyarınca resen terkin olan ---------- ŞİRKETİ'nin --------- esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama ve kararın infazı aşamaları ile sınırlı olmak üzere GEÇİCİ İHYASINA,Şirketin ticaret siciline tesciline, Ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere resen tasfiye memuru olarak --------- tasfiye memuru olarak ATANMASINA, ücret taktirine yer olmadığına,Kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına,2-Davacı tarafça peşin olarak yatırıldığından, tekrar harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026