Eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın temliki sonrası itirazın iptali davasında, temlik alanın borçluya başvurma yükümlülüğü ve temlik edenin sorumluluk kapsamı değerlendirilmesi.
Özet: Davalının dava dışı bir idareden olan alacağını davacıya temlik etmesi sonrası, idarenin ödeme yapmaması üzerine davacının temlik edene karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, alacak temlikinde temlik alanın öncelikle alacağın asıl borçlusu olan idareye karşı tüm hukuki yolları tüketmesi gerektiğini, sadece başvuruda bulunmanın veya idarenin ödemeyi reddetmesinin yeterli olmadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiş; Yargıtay ise davacının temyiz itirazlarını yerinde bulmayıp, Türk Borçlar Kanununun 191/2 maddesindeki, alacak bir edim karşılığı olmaksızın devredilmişse devredenin borçlunun ödeme gücünden sorumlu olmadığı yönündeki ilkeye atıfla, alt mahkemelerin kararlarını onamıştır.
6. Hukuk Dairesi         2025/2311 E.  ,  2026/1488 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1776 E., 2025/819 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.)
SAYISI : 2022/682 E., 2023/263 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, dava dışı idare ile imzaladığı sözleşme kapsamındaki 750.000,00 TL alacağını davacıya temlik ettiğini, ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek Erzurum 4. İcra Dairesi'nin 2021/4754 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin sona erdiğini, davalının davacıdan belirtilen miktar kadar alacağının olmadığını, davalı ile dava dışı idare arasında imzalanan sözleşme konusu işin tamamlanıp tamamlanmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu alacağın davalının dava dışı idareden olan alacağının davacıya devrine ilişkin alacağın devri sözleşmesi olduğu, alacağın devrine konu edilen alacağın temlik edenin borçlusundan talep edilmesinin gerektiği, temlik alanın, temlik edenin borçlusuna karşı alacağın ödenmesi için gerekli hukuki yollara başvurmuş olması ve buna rağmen alacağın ödenmemiş olmasının gerektiği, temlik edenin borçlusunun ödeme gücünün bulunmadığının tespiti halinde temlik edene başvuruda bulunulabileceği, davacı temlik alan tarafından davalı temlik edenin borçlusu dava dışı idareye karşı alacağın ödenmesi için hukuki yolların tüketilmediği, başvuru yapılmasının yeterli olmadığı, başvurunun reddi halinde hukuki yolların tüketilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacağın devri sözleşmesine konu işin feshedildiğini, fesih tarihine kadar 5 ve 6 numaralı hakedişlerin ve fesih nedeniyle 7 numaralı hakedişin düzenlendiğini, 8 numaralı hakedişin düzenlenmediğini, geçici kabul ile kesin kabulün yapılmadığını, 6 numaralı hakedişten davacıya ödeme yapıldığını, 5 ve 7 numaralı hakedişten ödeme yapılmadığını, davalının dava dışı idarede alacağın devrine konu hakediş alacağının doğmasının mümkün olmadığını, dava dışı idareye yapılan başvuru sonucunda kalan alacaklar için ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, alacağın devri sözleşmesi ile borcun kabul edildiğini ancak gelinen aşamada yapılan ödemenin bulunmadığını, alacağın devrine dayanak davalı ile dava dışı idare arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, dava dışı idare tarafından 175.000,00 TL ödeme dışında bir ödemenin bulunmadığını, dava dışı idare tarafından ödeme yapılmayacağının beyan edildiğini, bu beyanın ödemenin reddi niteliğinde bulunduğunu ve temlik edene başvurma hakkının doğduğunu, davalının dava dışı idareden alacağının bulunmadığını, davacı alacağının dava dışı idare tarafından ödenmesinin mümkün olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine konu alacağın devri ve sözleşmenin feshi nedeniyle ödenmeyen alacak için temlik edene başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizce resen yapılan incelemede,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 191/2. maddesi "Alacak bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş ya da kanun gereğince başkasına geçmişse, devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir." hükmünü içermektedir.
Temlik eden davalı ile temlik alan davacı arasında 26.06.2019 tarihinde "davalı yüklenici ile dava dışı idare arasında imzalanan ... İlçe Jandarma Komutanlığı Hizmet Binası ve Tesisleri Yapım İşi Sözleşmesi'ne konu 5, 6, 7 ve 8 numaralı hakedişlerden kaynaklanan toplam 750.000,00 TL hakediş alacağının" devri hususunda noterde alacağın devri - temlikname başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde, alacağın bir edim karşılığı olmaksızın devredildiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki devrin bir edim karşılığı olmaksızın yapılması nedeniyle temlik alan davacının temlik eden davalıya başvurma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması ve Bölge Adliye Mahkemesince bu gerekçenin kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4. maddesi hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.