Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin, arı kovanı sigorta sözleşmesinden kaynaklanan fırtına zararı tazminatı talebinde husumet ve bilirkişi çelişkileri üzerine istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, arı kovanlarında fırtına nedeniyle oluşan zararın devlet destekli arıcılık sigortası kapsamında olduğunu ve sigortacının haksız yere tazminat ödemeyi reddederek bal üretiminde ek zararlara yol açtığını ileri sürerek tazminat talep ederken, davalı ise poliçedeki dain-i mürtehin kaydı nedeniyle davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, talebin teminat dışında kaldığını ve davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu savunmaktadır; ilk derece mahkemesi ise arı ölümlerinin sebebinin netleştirilmesi ve poliçe kapsamının belirlenmesi için çelişkili önceki raporlar üzerine yeni bir bilirkişi raporu almıştır.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO: 2026/1231 KARAR NO: 2026/1435T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 08/04/2026NUMARASI: 2025/320Esas 2026/329KararDAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 24/06/2026Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/320 Esas 2026/329 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında ... -... dönemi için müvekkiline ait arı kovanları için devlet destekli arıcılık sigorta sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile verilen teminatlar arasında fırtına teminatının da yer aldığını, olayın davalı tarafa bildirildiğini, ... eksperi tarafından olay yeri fotoğrafları çekildiğini, olaya ilişkin fotoğrafların ...den istendiğini, ancak müvekkiline fotoğrafların verilmediğini, olay yeri incelemesi ve çekilen fotoğraflar sonrasında zararın fırtına nedenli olmadığını ileri sürerek ... tarafından tazminat ödemesinin reddedildiğini, arabulucaya başvuru yapıldığını sonuç alınamadığını, TTK madde 1409 gereği sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu, ancak davalı tarafından olayın fırtına kapsamında olmadığını gösterir herhangi bir delilin müvekkiline sunulmadığını, herhangi bir açıklama yapılmadığını, teminat kapsamında olmadığı iddiası söz konusu ise ispat yükü davalıya ait olduğunu, TTK madde 1427 gereği sigorta tazminatı rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. Maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olacağını, riskin gerçekleştiğini müvekkilinin...e bildirdiğini, ...in gerekli incelemeleri tamamladıktan sonra 02/03/2022 tarihli yazısı ile tazminat ödemesini reddettiğini, 02/03/2022 tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, davalı tarafından haksız bir şekilde zamanında sigorta tazminatının ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin sigorta sözleşmesinden bağımsız olarak ek zararlar ortaya çıktığını, müvekkilinin gezgin arıcılıkla uğraştığını, gezgin aracı olduğundan dava konusu sigorta sözleşmesinde risk belli bir bölge ile sınırlandırılmadığını, sözleşme süresi içinde hangi bölgede olursa olsun arı ölümü için teminat alındığını, zamanında ödenmeyen sigorta tazminatı nedeniyle müvekkili tarafından telef olan arıların ikamesi sağlanamayınca bir sezon içinde ardıl şekilde gerçekleşen bal üretimininde gerçekleşmediğini belirterek ödenmeyen sigorta tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ödenmeyen sigorta tazminatı nedeniyle Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde doğan munzam zararın, avans faiziyle birlikte temrrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsilini, davalı elinde bulunan ancak müvekkiline verilmeyen olay yeri fotoğraflarının iddialara dayanak teşkil etmek üzere dosyaya ibrazının sağlanmasını, dosyanın bilirkişiye tevdi ile bedel artırım hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, davaya konu ... numaralı poliçede ...A.Ş .../Kayseri şubesi lehine dain-i mürtehin kaydı bulunduğunu, poliçe üzerinde rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkında öncelik hakkı bulunduğunu, bu nedenle davacının ancak banka şubesinin kayıtsız ve şartsız olarak açık muvafakatının almak kaydıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından öncelikle dain-i mürtehin kurumunun açık muvafakatinin alınması, aksi takdirde, mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı tarafın taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili kurumun hiçbir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının talep ettiği faiz türüne itirazlarının bulunduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizce kaldırma kararı sonrası yeniden incelemeler yapılmış ve ilk iki heyet raporunun değerlendirmeler yönünden çelişkiler içermesi nedeni ile çelişkilerin giderilmesi ve dava konusu talebin poliçe kapsamında olup olmadığının tespiti için yeni bir heyetten rapor alınması yoluna gidilmiş ve alınan son 22/01/2026 tarihli heyet raporunda da; arı ölümlerinin ölüm sebeplerinin net ortaya konulmaması sebebiyle arı ölümlerini fırtına kaynaklı girdap (...) olduğuna dair ve hangi tarihte öldüğüne dair kesin bir kanıt olmaması, arı ölümlerinin ölüm sebebi için ölen arılarla ilgili olarak Laboratuvar tahliline ihtiyaç olmasına rağmen dosyada olmaması, Eksper raporu, Fotoğrafların incelenmesi ve kovanların zayıf olması, ... Paraziti, Ruhsatsız ilaç kullanımı sebebiyle oluşan arı ölümlerinin sigorta kapsamında bulunmadığı, buna bağlı olarak herhangi bir zarar tazminat hesabına gerek olmadığının belirtildiği görülmekle denetime elverişli söz konusu rapora itibar edilmiş ve dava konusu talebin yerinde olmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiş ve "1-Davanın REDDİNE," dair karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen fırtına nedeniyle arı kovanları zarar gören Müvekkilin, Devlet Destekli Arıcılık Sigortası kapsamındaki tazminat talebi Davalı tarafından reddedilince iş bu dava açıldığını, dava önce husumet yokluğu nedeniyle reddedilmişse de yaptığı itiraz üzerine karar bozulduğunu, dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğini, bozma sonrası dosya bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişi heyeti raporunda fırtınanın olduğu kabul etmişse de Yerel Mahkeme, zararın oluşmasında Müvekkilin kusuru da olduğu gerekçesi ile davayı reddettiğini, karara ikinci kez itiraz edilerek müvekkilin kusurlu olmadığı gerekçeleriyle ortaya konduğunu ve Karar ikinci kez bozulduğunu, ikinci bozma sonrası kök rapor hazırlayan bilirkişi heyetinden ek rapor alındığını, raporda fırtına yine kabul edilmiş hatta bu defa Müvekkilin her türlü tedbiri aldığı ve arıların fırtına öncesi canlı olduğunun sabit olduğu belirtilmiş ancak zarar fırtınanın yarattığı anaforla olduğu belirtilerek sorumluluk yoktur dendiğini, fırtına zaten anaforu yarattığından ve fırtınanın içindeki anafor fırtınadan ayrılamayacağından ek rapora itiraz edildiğini, dosyanın ... Bilirkişi Listesinden atanan heyete verilmiştir ve alınan raporda; mücbir sebep niteliğinde fırtınanın gerçekleştiği ve bu durumun genel şartlar gereği teminat altında olduğu ve davalının da gerçekleşen zarardan sorumlu olduğu belirtildiğini, yerel mahkeme bu defa dosyayı ... Bilirkişi Listesinden atanan heyete gönderdiğini, alınan raporda, gerçekleşen fırtınanın ortaya çıkan zararı doğurmaya yeterli olmadığı, gerçek ölüm nedeninin ancak laboratuvar araştırması ile belli olabileceği, arıların fırtına öncesi ölmüş olmasının muhtemel olduğu, ruhsatsız ilaç kullanıldığı belirtilerek davalının sorumlu olmadığı belirtildiğini, ... Bilirkişi heyet raporuna gerekçeleri konularak ve rapordaki çelişkiler tek tek gösterilerek itiraz edilmişse de Yerel Mahkeme itirazları kabul etmediğini ve son alınan rapora göre karara çıkarak yine davayı reddettiğini, genel şartlarda fırtınaya bağlı olarak arı ölümü için teminat verildiğini , fırtınanın ne olduğu açıklandığını, dava konusu olay da genel şartlardaki firtina tanımlamasına uygun geliştiğini, bilirkişi heyeti normal rüzgâr ile mücbir neden sayılan fırtınayı herhalde birbirine karıştırdığını, mücbir neden sayılan bir olayın tek başına zarara neden olmayacağı ileri sürmek mantık dışı olduğunu, mücbir neden zaten çok büyük kaçınılmaz, önlenemez olaylar olduğunu ve mücbir neden olan bir durumun tek başına arıya zarar vermemesi düşünülemediğini, dosyaya daha önce delil olarak sunduğu belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkilin kendisinin olmadığı zamanlarda kovanlarla ilgilenmesi için birisi ile anlaşmış olup arıların durumları hakkında da sürekli zaten bilgi aldığını, yapılan açıklamalar çerçevesinde, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/320 esasında verdiği 2026/329 sayılı Karar karşı istinaf talebinin kabulünü, zararın tespit edilmesini bedel arttırım hakkı saklı kalmak kaydıyla arz ve talep etmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, devlet destekli arıcılık (...) sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda iken; kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarihli ve 1997/11-772 E., 1997/1043 K., 16.12.1998 tarihli ve 1998/11-872 E., 1998/905 K., 08.12.2010 tarihli ve 2010/17-596 E., 2010/641 K., 22.12.2010 tarihli ve 2010/17- 655 E., 2010/688 K., 05.06.2015 tarihli ve 2013/17-2303 E., 2015/1497 K., 17.01.2019 tarihli ve 2017/17-1084 E., 2019/18 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Burada fırtına gerçekleştiği tartışmasızdır. Tartışma riziko sonucu oluşan hasarın teminat içinde kalıp kalmadığı hususudur.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda meteoroloji yazılarından fırtınanın olduğu, Ancak, Teminat Kapsamındaki Haller ve Kayıplar Bölümündeki Fırtına kapsamındaki maddede; “Yağmur, Kar ve Dolu ile beraber olsun veya olmasın; münhasıran, fırtına (10 metre yükseklikte ve hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgârlar) etkisiyle veya fırtına sırasında rüzgârın sürüklediği veya attığı şeylerin çarpma etkisiyle meydana gelen zararları” dendiğinden, bu maddedeki kapsam içerisinde bahsedilen Çarpma, sürüklenme, devrilme vb. nedenlerle bir zararlanmanın olmadığı, fırtına nedeniyle girdap oluştuğu, arı giriş deliklerinin kapatılması gerektiği ama kapatılmadığı, zararın fırtına etkisiyle ortaya çıkan girdaba bağlı yaşandığı, fırtına etkisiyle çarpma, sökülme, devrilme gibi olaylar olmadığı, oluşan arı ölümlerinin sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığının belirtildiği, bu nedenle davacının tazminat talebinin oluşan zararın poliçe teminatı kapsamında kalmadığı anlaşılmakla reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/320 Esas 2026/329 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafında yapılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 24/06/2026