Bakırköy Ticaret Mahkemesinde yetkili araç servisinin bakım-onarım faturası alacağı ve hatalı işlem iddialarına dayalı icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı yetkili araç servisi, davalı şirketin aracına yaptığı bakım ve onarım hizmetleri karşılığında düzenlenen faturaların eksik ödenmesi ve bakiye borcun ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini talep ederken, davalı ise aracında meydana gelen arızanın davacının ilk yaptığı eksik veya hatalı işlemden kaynaklandığını, bu nedenle yeni ödeme talebinin haksız olduğunu savunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/403 Esas
KARAR NO : 2026/539 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/05/2025
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkil arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen ... tarihli ... No'lu Ve ... tarihli ... Nolu faturalara ilişkin borcun eksik ödenmesi üzerine taraflarınca Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında genel haciz yoluna dayalı icra takibi başlatıldığını, öncelikle sayın mahkemeye haklı taleplerimizi somutlaştırabilmek adına müvekkilimiz ile davalı arasında geçen sürecin Müvekkil şirket, araç bakım-onarım-yenileme işlemlerini yapan bir ... yetkili araç servisi olduğunu, davalı şirket,"..." plakalı aracın bakım ve onarım işlemleri için 22/08/2024 tarihinde müvekkilimiz ile irtibata geçmiş ve tarafların tüm hususlar üzerindeki irade beyanlarının uyuşması neticesinde aralarında sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğunu, bu kapsamda müvekkilimiz şirket mezkur aracın bakım-onarım işlerimlerini yapacak davalı şirket ise buna karşılık 176.470,00 TL ödeme yapacağını, müvekkil söz konusu sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini ifa etmiş ve bu işlemlerden kaynaklı olarak davalı tarafa ... tarihinde ... nolu faturayı göndermiş olduğunu, daha sonra, davalı taraf 175.000,00 TL borcuna ilişkin 07/11/2024 tarihinde 100.000,00 TL kısmi ödeme yapmış olduğunu, işbu ödemeye ilişkin dekont mevcut olup talep edilmesi halinde mahkemeye sunulacağını, davalı taraf, bakiye kalan 75.000,00 TL borcunu da en kısa sürede ödeyeceğini bildirmiş müvekkilimiz şirket de aralarındaki ticari hukuka güvenerek davalının beyanlarına itibar etmiş olduğunu, fakat bugüne değin söz konusu bakiye borca ilişkin hiçbir ödeme yapılmamış olduğunu, sonraki süreçte davalının aracında önceki arızalardan bağımsız bir arıza meydana gelmiş ve davalı taraf mezkur aracı müvekkil şirket servisine getirerek arızanın giderilmesini istemiş olduğunu, taraflar işbu yeni arızaya ilişkin olarak yapılacak işlemler ve ödenecek ücret konusunda anlaşmış olduklarını, buna göre müvekkilimizin yapacağı işlemler karşılığında davalı şirket 40.000,00 TL ödeme yapacağını, Müvekkil şirket yine tüm edimlerini ifa ederek davalıya ödemesi gereken 40.000,00 TL bedelli ... nolu faturayı ... tarihinde göndermiş olduğunu, müvekkil şirket, araç bakım-onarım-yenileme işlemlerini yapan bir ... yetkili araç servisi olduğunu, davalı şirket, "..." plakalı aracın bakım ve onarım işlemleri için 22/08/2024 tarihinde müvekkilimiz şirket ile mail yolu ile iletişime geçmiş olduğunu, bu kapsamda 22/08/2024- 03/09/2024 tarihleri arasında mailleşmeler sağlanmış 03/09/2024 tarihinde ise davalı taraf ilgili aracı müvekkilimiz şirketin servisine göndermiş olduğunu, işbu tarih itibari ile araç test sürüşleri yapılarak aracın eksiklik ve arızaları net olarak belirlenmiş ve müvekkillimizce davalı tarafa mail üzerinden bildirilmiş olduğunu, açıkladığımız sebepler ve mahkemece re'sen gözetilecek hususlar ile birlikte; öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı şirketin adına kayıtlı araçlar, taşınmazlar, banka hesapları, 3. Kişi nezdinde bulunan hak ve alacakları hakkında takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi, haklı davamızın kabulü ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Dosyasındaki takibe yaptığı haksız itirazının şimdilik 500,00 TL kısım üzerinden iptali ile takibin devamına, davalının, takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkil şirket ... plakalı araçta oluşan arızanın giderilmesi için anlaşma yapılmış olduğunu, araç davacı şirkete teslim edilmiş ve ekte sunulan servis fişinden de anlaşılacağı üzere araçta bir sürü parça değişimi yapılmış olduğunu, davacı şirket tarafından aracın arızasının giderildiği söylenerek araç müvekkilime teslim edilmiş olduğunu, ancak aradan kısa bir süre geçtikten sonra araç sürekli yağ eksiltmeye başlamış olduğunu, bu durumun tekrar davacı şirkete iletilmiş ve araç tekrar davacı şirkete tamir için bırakıldığını, davacı taraf araç motorunun indirilmesi ve motorun rektefe edilmesi gerektiğini söyleyerek müvekkilden anlaşma bedelinin dışında tekrar bir bedel talep ettiğini, müvekkilinin de hali ile kısa bir süre önce davacı tarafın bakım ve bir dizi parçasını değiştirdiği araçta neden böyle bir arıza meydana geldiğini sorgulamış ve davacı tarafın eksik ve hatalı işlem yaptığını, bu sebeple araçtaki arızanın da motora kadar sirayet ettiğini öğrendiğini, müvekkil şirket araçlarının periyodik bakımları ile tüm arıza giderme işleri yıllardır davacı şirket tarafından yapılmakta olduğunu, bu sebeple tamir için bırakılan dava konusu ... plakalı aracın önceki tüm bakımları da davacı şirket tarafından yapıldığını, dava konusu araç davacı şirket uhdesinde bulunmakta olduğunu, müvekkil şirket aracın kendisine teslimini defalarca talep etmiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından aracın motoru indirilmiş ve araca el konulmuş olduğunu, davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkil şirkete gönderilen 07.01.2025 tarihli mailde; aracın çalışır vaziyette kendilerine teslim edildiğini ve aracın kendi uhdelerinde olduğunu ikrar etmekte olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde iddia ettiğinin aksine müvekkil şirketten 175.000TL faturadan kalan kısmi bakiye dışında herhangi bir fatura alacağı bulunmamakta olduğunu, bu alacak da aracın tamir edilip müvekkilime teslim edilmesi durumunda ödeneceği defalarca davacı tarafa bildirilmiş olduğunu, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, Taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 26/02/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 115.000,00-TL ... , ... SAYILI FATURALARA İSTİNADEN KALAN BAKİYE ASIL ALACAK (İstenen: Yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi)
10.000,00
TL 27.09.2024 VE 25.12.2024 TARİHİNDEN İTİBAREN İŞLEMİŞ FAİZ
125.000,00
TL Toplam Alacak
yönünden 03/01/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 06/01/2025 tarihinde borca ve yetkiye, tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu ... ve ... numaralı faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davalının iddiası gibi eksik hatalı işlem olup olmadığı, araç onarım işlemine ilişkin hizmette ayıp olup olmadığı, ayıp yok ise davacının tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 08/06/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Delillerin takdiri ve değerlendirmesi mahkemenin sayın hakimine ait olmak üzere Sayın Mahkeme’nin kararı doğrultusunda verilen görev çerçevesinde iş bu bilirkişi heyeti raporun değerlendirilmek üzere dosya kapsamında ibraz edilen belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde; dava konusu araçta sonradan ortaya çıkan turbo revizyonu ve motor rektifiye ihtiyacının, daha önce gerçekleştirilen bakım ve onarım işlemleriyle teknik olarak ilişkili olmadığı, . ancak turbo revizyonu ve motor rektifiye onarımların fiilen tamamlanmadığı tespit edildiğinden, 25.12.2024 tarihli 40.000,00 TL bedelli faturanın talep edilemeyeceği, buna karşılık, 27.09.2024 tarihli faturaya konu onarımların gerekli ve piyasa rayicine uygun olduğu, davalının yaptığı 100.000,00 TL ödeme sonrasında bakiye alacağın 75.000,00 TL olduğu, ayrıca aracın mevcut haliyle çalışır durumda olmadığı, yeniden çalıştırılabilmesi için turbo revizyonu ve motor rektifiye işlemlerinin tamamlanmasının teknik olarak gerekli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, heyetimizdeki teknik üyenin tespitleri doğrultusunda davacı tarafından ilk faturaya ilişkin işin yapılıp teslim edildiğinin kabulü gerektiği, dosya kapsamında 24.09.2024 tarihli ve taraflarca imzalı satın alma ve sipariş formunda ödeme şekli “15 gün ödeme” olarak belirtilmiş olup taraflarca ödeme günü kararlaştırıldığının kabulü halinde 27.09.2024 tarihli faturanın düzenlenmesinden 15 gün sonra davalının temerrüde düştüğünün kabulü halinde takip öncesi işlemiş faizin 8.613,18 TL olarak hesaplandığı, davaya konu fatura alacakları araç bakım ve onarımına ilişkin olduğundan alacağın likit olup olmadığı, hususlarının mahkemenin takdirinde olduğuna ilişkin" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkememizce Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu ... ve ... numaralı faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davalının iddiası gibi eksik hatalı işlem olup olmadığı, araç onarım işlemine ilişkin hizmette ayıp olup olmadığı, ayıp yok ise davacının tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu hususunda toplanmış olup bu hususta yaptırılan bilrkiişi incelemesi sonucunda düzenlenen 08/06/2026 tarihli raporda davacının hizmeti ifa ettiği ile 75.000,00-TL bakiye alacağının olduğu tespit edilmiş olup dosya kapsamı itibari ile de gerek tanık beyanları gerekse de rapor ile alacaklı 75.000,00-TL alacaklı olduğunu ispat etmiştir. Ancak davacı davasını 13/05/2025 tarihinde kısmi dava olarak açmış olup 18/06/2026 tarihinde ıslah dilekçesini dosyaya sunmuş olup ıslah edilen miktar yönünden itirazın iptali davasına ilişkin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup mahkemece bu sürenin resen gözetilerek, ıslah edilen kısım yönünden davanın hak düşürücü süreden reddi gerekmiştir. (Yargıtay .....H.D .... Esas- .... Karar sayılı ilamı ve Yargıtay ...... HD.nin .... Esas - ...... Karar sayılı ilamı aynı yöndedir) Dava dilekçesine konu 500,00-Tl bakımından ise davacının davasını ispatladığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile ıslah dilekçesi de dikkate alınarak 500,00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak sureti ile avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Davacının ıslah talebi yönünden; hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 100,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve yargılama devam ederken yatırılan 1.273,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.888,40-TL harçtan mahsubu ile 1.156,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 732,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 20.610,00-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 0,66'sı olan 136,03-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye ücretin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-Davalı tarafından yapılan 420,00-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 99,34'ü olan 417,23-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye ücretin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 30,36-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4.569,64-TL'sinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına,
9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/07/2026
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim ....
¸e-imzalı