Kooperatif üyeliğinin usulsüzlük iddiasıyla iptali isteminin, derdestlik ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı kooperatif, bir üyenin usulsüz ortaklığı ve aidat ödeme eksikliklerini ileri sürerek üyeliğinin iptalini istemiş, davalı ise aynı konunun derdest bir başka davada yargılandığını ve ortaklığının önceki kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, üyeliğin devam edip etmediği hususunun başka bir derdest davada yargılamaya konu olması sebebiyle davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf incelemesinde tespit davalarının hukuki ilişkiler hakkında açılabileceği ve aynı konuda derdest dava olduğu hususlarını dikkate almıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1172 E., 2025/1391 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2024/324 E., 2025/164 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı kooperatif dava dilekçesinde; Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/183 E., 2023/2757 K. sayılı 07.12.2023 tarihli kararı ile davalı ... üyeliğinin usulsüzlüğünün tespitine hükmen karar verildiği ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yasa ve anasözleşmeye alenen aykırı hareket ettiği, davalının ortaklıktan çıkarılmasına dair derdest dava ve soruşturma dosyası bulunduğu, davalının bir kısım aidatlarını hiç ödemediği, bir kısmını ise zamanında ödemediği belirtilerek, davalı ... üyeliğinin usulsüzlüğünün tespitine hükmedildiğinden bahisle (...) no.lu ... üyeliğinin iptalinin tesciline, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak üzere davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı hakkında aynı gerekçeler ile Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/35 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan dava mevcut olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazları bulunduğunu, yine davalı hakkında 2008 yılında da ortaklıktan ihraç kararı alınmış olup, alınan ihraç kararının iptali istemiyle Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/172 Esas, 2010/90 Karar sayılı kararı ile müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptal olunduğunu ve kararın onanarak kesinleştiğini, davalının ortaklığı ile ilgili olarak ilk ortaklık tarihinden (1991) usulsüzlük iddiası sürülmekte ise de davalının ortaklığı hakkında 2012 yılında kesinleşmiş olan bir mahkeme kararı olduğunu, kanun ve kooperatif anasözleşmesinde ortaklıktan çıkarmanın şekil ve şartları açıkça düzenlenmiş olup, kooperatif ortağı hakkında yasa ve anasözleşmede sayılan hallerin dışında herhangi bir nedenle ortaklıktan çıkarma kararı alınamayacağı gibi, mahkemenin de dava dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kooperatif ortağı hakkında ortaklığın sonlandırılması yolunda karar almasının söz konusu olamayacağını, davalının, davacı kooperatifin kurucu ortağı ve kurucu denetim kurulu üyesi olduğunu, bu hususun kooperatif anasözleşmesi ile sabit olduğunu, davacı kooperatif kurucu ortağı olan vekil eden kuruluştan bir müddet sonra ortaklık payını devrederek ortaklıktan ayrıldığını, sonrasında kooperatif ortaklarından ...’den devir aldığını ve devir aldığı ortaklık payı ile ilgili tüm yükümlülüklerini de bugüne kadar yerine getirdiğini, davalının devir almak suretiyle edindiği davaya konu ortaklık payı ve bu paya bağlı daire üzerinde oluşan hak sahipliğinin bilirkişi ... tarafından hazırlanan ve davacı kooperatifin 21.06.2001 tarihli genel kurulunda gündemin 7. maddesi ile onaylanarak kesinleşen 23.06.2001 tarihli hak sahipliği listesi ile de sabit olduğunu, bu konuda Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/183 E. sayılı dosyasında alınan 07.12.2013 tarih ve 2023/275 K. sayılı kararın henüz kesinleşmediğini, kooperatif yönetiminin kişisel husumet güttüğünden bu davaları açtığını, davalının ortaklık payını 2014 yılında noter aracılığı ile ...na devrettiğini, ancak devir işlemine rağmen ortaklığın davalının uhdesinde olduğunu, kooperatif ortaklığına ilişkin devir kararının kooperatif yönetimince usulüne uygun devir kararı alınmadıkça tüm sonuçları ile mevcut ortak hakkında hüküm doğuracağını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/85 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada da genel kurul kararının iptalinin talep edildiği görülmekle, yapılan yargılama sonucu davalının kooperatif üyeliğine ilişkin durum kesinleşeceğinden ve davacının genel kurulca alınan ihraç kararının ardından, usulsüz üyeliğin tespitini istemekte 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesine göre hukuki yarar bulunmadığı değerlendirilmekle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen işbu dava gibi tespit davalarının konusu maddi vakıalar değil, yalnız hukuki ilişkiler olabileceği, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/85 E. sayılı dosyası üzerinden üyeliğin devam edip etmediğinin hali hazırda dava konusu olduğu, bu dava ile üyeliğin devam edip etmediğinin ortaya konacağı, üyeliğin sona erdiği tarihin tespitinde davacının HMK'nın 106/2. madde hükmünde belirtilen korunmaya değer güncel bir yararının bulunmadığı ve buna dair somut bir gerekçenin ispat da edilemediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/183 E., 2023/2757 K. (yeni numarası 2025/373 Esas) sayılı dosyasında verilen kararda; dava konusu taşınmaz ve taşınmaz hakkındaki usul yönünden yönetim kurulu kararı ile davacı ...'nun 623 no.lu ortak olarak ortaklar hissesine eklenmesine yönelik kararların usulsüz olduğunun tespitine karar verildiğini, bu durumda usulsüzlüğünün tespitine hükmedildiğinden bahisle (...) no.lu ... üyeliğinin iptalinin tesciline karar verilmesi gerektiğini,b. Davalının bir kısım aidatlarını hiç ödemediğini, bir kısmını ise zamanında ödemediğini, ortaklığını 3. kişiye devrettiğini, bundan kooperatife bilgi verilmediğini,c. Davalı hakkında alınan ihraç kararının iptali konusunda yargılamaya devam edildiğini,d. Davalının üyeliğinin kronolojik gelişimine bakıldığında da üyeliğinin usulsüz olduğunun görüleceğini,e. Dolayısıyla; ...'ın (...) no.lu üyeliğinin mevcut belgelere göre yasal olup olmadığının tespitine re'sen karar verilebileceğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin iptalinin tescili istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.