Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü, kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi ve hak yoksunluğu kurallarının hatalı uygulanması gerekçesiyle bozdu.
Özet: Temyiz mahkemesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, sanık müdafiinin kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden doğrudan erteleme kararı verilmesi ve 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince ertelenen kısa süreli hapis cezası alan sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi olmak üzere iki önemli hukuka aykırılık nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/111 E., 2024/262 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1. Sanık müdafiinin, lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebinin, sanık hakkında daha lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği hâlde, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi,2. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.