Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarında etkin pişmanlık, değer azlığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulama hatalarına dair Yargıtay incelemesi.
Özet: Mahkeme, hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesinde, bazı şikayetçilere yönelik suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, zararın giderilme şekli ve çalınan eşyanın değerinin azlığı değerlendirmesi gibi usuli hatalar bulunduğunu belirtmesine rağmen bu hükümleri onamış; ancak aynı suç işleme kastıyla birden fazla kez gerçekleştirilen hırsızlık eylemlerinde zincirleme suç hükümleri yerine ayrı ayrı hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bu yönüyle bozmuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/654 E., 2025/544 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I) Sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme ile şikâyetçiler ...'a ve ...'e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeŞikâyetçi ...'ün bozma sonrası yapılan 31.10.2023 tarihli duruşmadaki beyanına göre; sanığın babası tarafından olaydan bir süre sonra zararın giderilmek istendiği, şikâyetçinin ise zararın karşılanmasını kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme suçu bakımından zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; sanığın, şikâyetçi ...’a ait iş yerinden 60-70,00 TL para çaldığı, dosya içerisinde mevcut 27.05.2014 tarihli tutanağa göre, kolluk görevlilerince yakalanan sanığın üst aramasında ele geçen paranın 49,50 TL’sinin şikâyetçiye teslim edildiği, ancak sanığın bahsi geçen paranın kendisine ait olduğunu, suça konu işyerinden çaldığı parayı açık kimlik bilgilerini bilmediği ... ve ... adlı kişilere verdiğini beyan ettiği, bozma ilâmından sonra yürütülen yargılama sırasında şikâyetçinin, zararının tamamının soruşturma aşamasında sanığın babası tarafından giderildiğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; dosya içerisindeki Teslim ve Tesellüm Tutanağı içeriği de dikkate alındığında, sanık tarafından soruşturma aşamasında gerçekleştirilen iadenin kısmi iade niteliğinde olduğu belirlendiğinden; sanık hakkında, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı adı geçen şikâyetçiden sorulduktan sonra sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçu bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; sanığın şikâyetçi ...'e ait simitçi büfesinden 42,00 TL para ile 100 TL değerinde akü çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda; suç tarihi itibarıyla suça konu eşyaların değerinin az kabul edilmesinin olanaklı olmadığı gözetilmeden sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uyarınca uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini ile şikâyetçinin mala zarar verme suçundan doğan zararın giderilmesi söz konusu olmadığından sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme suçundan tayin edilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık hakkında, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösteren şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "168/1-4" yerine "168/1" maddesi şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,II) Sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümler ile şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeDosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın, şikâyetçi ...’e ait iş yerine aynı suç işleme kararının icrası kapsamından aynı gün saat 00. 28... .57'de iki kez girdiği, ilk girişinde yazar kasanın alt bölümü ile 10 TL parayı çaldığı, ikinci girişinde ise buzdolabındaki birkısım malzemeleri yediği ve işyerindeki televizyonu yerinden sökmesine rağmen taşıyamadığı için olay yerinden alamadığı somut olayda; hırsızlık suçu bakımından tek bir suçtan hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik yazılı şekilde hırsızlık suçundan iki kez mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Şikâyetçi ...'ün bozma sonrası yapılan 31.10.2023 tarihli duruşmadaki beyanına göre; sanığın babası tarafından olaydan bir süre sonra zararın giderilmek istendiği, şikâyetçinin ise zararın karşılanmasını kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçları bakımından zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapıldıktan sonra etkin pişmanlık iradesinin sanık lehine yorum yapılarak soruşturma aşamasında tezahür ettiği de dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Dairemizin 12.04.2022 tarihli bozma ilâmında belirtildiği üzere; sanığın, şikâyetçi ...’e ait işyerinden, 10 TL bozuk para ile yazar kasanın alt bölümünü çalması ve buzdolabındaki birkısım malzemeleri yemesi şeklindeki eylemi bakımından, suça konu malzemelerin değeri sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçları bakımından yazılı şekilde hükümler kurulması, 4. Kabule göre de; sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik gece vakti işlenen hırsızlık suçu bakımından; 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 145. mddesi gereği 1/2 oranında indirim yapılırken 1 yıl 1 ay yerine 2 yıl 2 ay; 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılırken 4 ay 20 gün yerine 8 ay 20 gün ve devamında da 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 3 ay 26 gün yerine 7 ay 6 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini, 5. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan alt sınırdan hüküm kurulduğu hâlde, suçun gerektirdiği cezanın alt sınırın 6 ay hapis cezası olmasına rağmen Mahkemece teşdit gerekçesi gösterilmeksizin sanığın takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,6. Sanık hakkında Mahkemenin, 18.11.20 14... .07.2019 tarihli kararlarının yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, bu hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan tayin olunan 5 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında yazılı şekilde 1 yıl hapis cezasına hükmolunması, 7. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkrasında suçun iş yeri dokunulmazlığının ihlâli olarak belirtilmesine rağmen, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/2. maddesi yerine, aynı Kanun'un 116/1. maddesi olarak yazılması ile gerekçeli karar başlığında suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlâli yerine konut dokunulmazlığını ihlâl etme olarak gösterilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.