Otel konaklama hizmetleri faturalarının ödenmemesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, ticari ilişki, hizmet ifası ve takas-mahsup iddiaları inceleniyor.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı konaklama işletmesi, davalının turizm sitesi aracılığıyla yönlendirdiği müşterilere sunulan hizmetler karşılığında düzenlenen ve ödenmeyen 57.414,40 TL tutarındaki 27 adet e-faturanın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir. Davalı ise hizmetin verilmediğini, faturanın hizmet ifasını kanıtlamadığını, kendi komisyon ve fatura alacakları bulunduğunu ileri sürerek takas-mahsup talebinde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir. Dava, sunulan deliller ve bilirkişi raporları ışığında tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde değerlendirilmektedir.

T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/290 EsasKARAR NO :2026/548 KararDAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ:22/04/2025KARAR TARİHİ:06/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin 22/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.’nin turizm sektöründe faaliyet gösteren bir konaklama işletmesi olduğunu, davalı ... Ticaret ve Turizm A.Ş. ile otelde konaklayacak müşterilerin yönlendirilmesine ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki kapsamında konaklama hizmetlerine dair faturaların düzenli olarak davalı adına tanzim edilip tebliğ edildiğini, ancak 13.11.2024 ve 08.01.2025 tarihli, ... seri numaralı toplam 27 adet e-fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, söz konusu fatura alacaklarının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalının yasal süresi içinde borca ve takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olup borcun ödendiğine ya da fatura bedellerinin iade edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, rezervasyon kayıtları ve faturalarla alacağın açık, belirli ve ticari defterlerle ispatlanabilir nitelikte olduğunu, dava şartı olarak 6325 sayılı Kanun uyarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığının son tutanakla tespit edildiğini, davalının itirazının tahsilatı geciktirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olduğu gerekçesiyle İİK m.67 uyarınca dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 26/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davayı ve dava dilekçesindeki tüm beyan ve iddiaları tamamen reddettiklerini, müvekkili şirketin www.otelz.com alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, davacıya ait “...” isimli konaklama tesisine ait odaların müvekkil şirkete ait internet sitesi üzerinden satışı için taraflar arasında internet ortamında online sözleşme akdedildiğini ve sözleşmede komisyon ile komisyon şartlarının belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmadığını ve muaccel bir borç bulunmadığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkiline vermediğini ve müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, öncelikle faturaya konu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, faturanın tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz ifa edildiğini göstermeyeceğini, Yargıtay’ın 3. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2005 tarihli ve 2005/8385 E., 2005/9627 K. sayılı kararı ile 11. Hukuk Dairesi’nin 05.05.2005 tarihli ve 2004/7832 E., 2005/4738 K. sayılı kararı uyarınca faturaya süresinde itiraz edilmemesinin yalnızca fiyat ve adet yönünden içeriğin kabulü anlamına geldiğini, hizmetin yapıldığının ayrıca ispatlanması gerektiğini, hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının bu iddiasını destekler herhangi bir kanıt sunmadığını, ayrıca müvekkilinin davacıdan komisyon ve fatura alacaklarının bulunduğunu ve bu alacaklar yönünden takas-mahsup talebinde bulunduklarını, müvekkil alacaklarının ticari defter incelemesiyle sabit olacağını belirterek; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını, yapılacak inceleme sonucunda davanın reddini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeniyle %20’den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER:-.... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,-Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 24/02/2026 tarihli bilirkişi kök raporu ve 05/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporu,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... Taahhüt Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlusunun ... Ticaret Ve Turizm Anonim Şirketi olduğu, takip konusu alacak miktarının 57.414,40TL olduğu, ödeme emrinin borçluya 08/02/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun 07/02/2025 havale tarihinde İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 24/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "....... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasında, 13.11.2024 ve 08.01.2025 tarihli ... seri numaralı e-faturalardan kaynaklandığı belirtilen toplam 57.414,40 TL asıl alacağın tahsili amacıyla 22.01.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davalı hesabının 320.Z.01 Satıcılar hesabında izlendiği ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 42.092,47 TL alacaklı göründüğü, sonrasında davalı tarafından düzenlenen 31.01.2025, 28.04.2025 ve 25.07.2025 tarihli 4 adet faturanın kayıtlara alınmasıyla bakiyenin 27.629,13 TL’ye düştüğü, Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacı hesabının 120-06-0239 Alıcılar hesabında izlendiği ve takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan 33.153,93 TL alacaklı göründüğü, sonrasında davalı tarafından davacı adına düzenlenen 31.01.2025, 28.04.2025 ve 25.07.2025 tarihli 4 adet faturanın kayıtlara alınmasıyla bakiyenin 18.690,58 TL’ye düştüğü, 2024 ve 2025 yıllarına ait karşılaştırmalı BA/BS formlarında; ... Ticaret ve Turizm Anonim Şirketi bakımından 2024 yılında 953 adet belge karşılığında toplam 1.679.380,20 TL tutarında bildirim bulunduğu ve karşı tarafta da yine 953 adet belge ve 1.679.380,20 TL tutarında bildirim yer aldığı, 2025 yılında ise 11 adet belge karşılığında 39.077,65 TL tutarında bildirim bulunduğu ve karşı tarafta da yine 11 adet belge ve 39.077,65 TL tutarında bildirim yer aldığı; bu yönüyle BA/BS bildirimlerinde taraf beyanlarının aynı/uyumlu olduğu, Taraf kayıtları arasındaki farklılığın; 2024 yılından 2025 yılına geçişte davalı defterlerinde yer alan 8.938,54 TL tutarındaki açılış/devir kaydının davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, bu farkın davacı kayıtlarında yer alan bazı ödemelerin düzenlenen faturalarla eşleştirilerek kapatılmamasından kaynaklandığı, ayrıca davacı defterlerinde görülen 16.798,80TL tutarlı ödeme kaydının davalı defterlerinde yer almadığı belirlenmiş, Bu tespitler dikkate alındığında, kayıt bütünlüğü ve karşılaştırılabilirlik yönünden davalı defter kayıtlarının esas alınabilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş olup..." şeklinde olup, tarafların itirazları üzerine hazırlanan 05/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"..Sayın Mahkemenin 01/04/2026 tarihli ara kararı doğrultusunda, davacı vekilinin bilirkişi kök raporuna itirazları, kök raporda yapılan mali tespitler, tarafların ticari defter ve cari hesap kayıtları ile dosya kapsamındaki mevcut belgeler birlikte yeniden değerlendirilmiş olup; 1. .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından 22/01/2025 tarihinde 57.414,40 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, 2. Kök raporda incelenen davacı ticari defterlerinde, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 42.092,47TL alacaklı göründüğü, 3. Kök raporda incelenen davalı ticari defterlerinde ise takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 33.153,93 TL alacaklı göründüğü, 4. Davacı ve davalı kayıtları arasındaki 8.938,54 TL farkın, 2024 yılından 2025 yılına devreden açılış/devir kaydı ile ödeme-fatura eşleştirmelerindeki farklılıktan kaynaklandığı, bu farkı ortadan kaldıracak yeni ve somut bir muhasebe belgesinin ek rapor aşamasında dosyada tespit edilemediği, 5. Davalı tarafından düzenlenen ... numaralı 4 adet faturanın takip tarihinden sonra kayıtlara giren faturalar olduğu; bu nedenle bu faturaların takip tarihi itibarıyla alacak-borç hesabını azaltan kayıtlar olarak değerlendirilmemesi, ancak takip sonrası cari hesap bakiyesi bakımından ayrıca dikkate alınması gerektiği, 6. Davacı vekilinin iade faturası düzenlendiğine ilişkin beyanının, mevcut dosya ve kök rapor incelemesine esas alınan ticari defter/cari hesap kayıtlarında tarih, numara, tutar ve mahsup bağlantısı itibarıyla doğrulanabilir nitelikte somut bir muhasebe kaydıyla teyit edilemediği; bu nedenle mevcut belgeler kapsamında iade faturası iddiasının takip tarihi itibarıyla tespit edilen bakiyeleri değiştirmediği, 8. Takip tarihinden sonraki 4 fatura dikkate alındığında davacı kayıtlarında bakiyenin 27.629,13 TL’ye, davalı kayıtlarında ise 18.690,58 TL’ye düştüğü; ancak bu tutarların takip tarihinden sonraki cari hesap durumunu gösterdiği ve takip talebindeki asıl alacağın takip tarihi itibarıyla hesabında esas alınmaması gerektiği, 9. Takip tarihi itibarıyla mali yönden yapılabilecek tespitin; davacı defterlerine göre 42.092,47 TL, davalı defterlerine göre 33.153,93 TL olduğu; hangi kayıt setinin hükme esas alınacağı, faturaların hukuki niteliği, iade/itiraz beyanlarının hukuki sonuçları, faiz, icra inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hususlarında nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu hususları Sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, her ne kadar davalı tarafından düzenlenen faturalar takip tarihinden sonra düzenlenmesi nedeniyle hesaba katılmamış ise de; davacı tarafın açılış ve devir kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması nedeniyle lehe delil olarak değerlendirilemeyeceğinden davalı defter kayıtları dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde takibin 33.153,93TL üzerinde kısmen devamına, yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 33.153,93TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-)Asıl alacağın %20 si olan 6.630,78TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-)Alınması gerekli 2.264,74TL karar harcından peşin alınan 980,50TL harcın mahsubu ile hesaplanan bakiye 1.284,24TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-)Davacı tarafından dava açılırken yatırıldığı anlaşılan 980,50TL peşin harç, 615,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.595,90TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-)Davacı tarafından yapılan 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 995,00TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 8.995,00TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 5.194,16TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 33.153,93TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-)Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 24.260,47TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-)Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL nin kabul red oranına göre 1.943,96TL sinin davacıdan, 2.656,04TL sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,9-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/07/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır