Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesindeki eser sözleşmesi kaynaklı alacak davasında alt yüklenici feshinin hukuka uygunluğu ve ödenmeyen hakedişlerin tahsili mücadelesi.
Özet: Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, alt yüklenici davacı şirket, ana yüklenici davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshettiğini ve idareden tahsil ettiği hakedişlere rağmen kendisine ödeme yapmadığını ileri sürerek, hakediş alacağı, gecikme tazminatı ve cari hesap alacaklarının ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir; davalı ana yüklenici ise, davacının teminat mektubunu yenileme gibi temel yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve idarenin işi ödenek yetersizliği nedeniyle durdurması gibi haklı nedenlerle sözleşmeyi feshettiğini savunarak iddiaları reddetmektedir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/298 Esas - 2025/757

T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2020/298 Esas
KARAR NO : 2025/757
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2020
KARAR TARİHİ : 13/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 16.03.2017 tarihinde, ..... tarafından davalı şirkete ihale edilen " ....." konusunda alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ..... . Noterliği'nin 05.10.2018 tarih ve ..... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirketin kendisinde bir alacağının olmadığını, kendi şirketlerinin de idareden hak ediş alamadığını, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından kesilen ... sayılı son faturanın hükümsüz olduğunu, aradaki sözleşme gereği hakedişi aldıktan 3 gün sonra müvekkili şirkete ödeme yapılabileceğini bildirdiğini, yaklaşık 1 ay sonrada ..... Noterliği'nin 08.11.2018 tarih ve ..... Yevmiye numaralı ikinci ihtarnamesinde İdare'nin ödenek yetersizliğinden dolayı yapım işine ara verdiğini bildirdiğini , müvekkili şirketin borçlarından dolayı İdare'ye haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, müvekkili şirketin ödemesi gereken ..... borçlarının davalı şirketçe ödendiğini, müvekkili şirketçe davalı şirkete verilen teminat mektubunun süresinin bittiğini ve yenilenmediğini, davalı şirketin itibarının zedelendiğini, teminat mektubunun 10 gün içinde yenilenmesi veya 1.250.000-TL teminat verilmesi gerektiğini, İdare'ye ihbar olunan borçların ödenmesi gerektiğini ve işbu sayılanların tümünün yapılmaması durumunda alt yüklenici sözleşmesinin tek taraflı feshedileceğinin bildirildiğini, ikinci ihtarnameden 12 gün sonra davalı şirketin ...... Noterliği'nin 20.11.2018 tarih ve ..... Yevmiye numaralı üçüncü ihtarnamesinde müvekkili şirketin teminat mektubunu yenilemediği veya yeni bir teminat göstermediği ayrıca İdare'ye ihbar olan borçları ödemediğinden bahisle İdare " ....." sözleşmesini tek taraflı feshettiğini bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından ..... . Noterliği'nin 20.11.2018 tarih ve ..... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teminat mektubu şartının zaten bulunmadığı ve ilgili borçlar dolayısıyla sözleşme kapsamında feshin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunun ve İdare tarafından davalı şirkete yapılan hakediş göz önüne alınarak 1.285.874,83-TL'nin müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine davalı şirketin ..... . Noterliği'nin 29.11.2018 tarih ve ..... Yevmiye numaralı dördüncü ihtarnamesinde, her ne kadar sözleşmede teminat mektubu verilmesine dair bir ibare olmasa da daha önce şirketçe teminat mektubu verilmesi ile artık bu iradenin oluştuğu ve teminat mektubunun yenilenmesi veya yeni bir teminat verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin mali durumunun iyi olmadığını dolayısıyla davalı şirketin, bu durumlardan ötürü zor duruma düşeceğini, yapılan borç hesabının hatalı olduğunu, müvekkil şirketçe öne sürülen hakedişe girmeyen alacak için ilgili yerde tutanak tutulması gerektiğini bildirdiğini, davalı şirketin sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın tek taraflı olarak feshettiğini, davalı şirketin idare'den hakediş tahsil etmesine rağmen müvekkili şirkete ödeme yapmamak adına kötüniyetli olarak hareket ettiğini, temerrüde düşmüş olmasına rağmen kötüniyetli olarak borcunu ifa etmediğinden dolayı gecikme tazminatı ödemek zorunda olduğunu, cari hesaptan da müvekkili şirkete ödemesi gereken miktar bulunduğunu, belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kdv hariç 1.010.406,64- TL hakediş alacağının, 172.179,38-TL gecikme tazminatının, 43.206,33-TL cari hesap alacağının ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ..... için davacı ile 16.03.2017 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması aşamasında davacı şirket tarafından müvekkiline, müvekkili tarafından da İdareye sunduğuyla paralel olacak şekilde 21.06.2017 tarihinde teminat mektubu verildiğini, bu teminat mektubunun süresinin 21.06.2018 tarihinde sona ermesi ve davacının acze düşüyor olması nedeniyle teminat mektubunun yenilenmesinin defalarca hem sözlü hem de yazılı olarak talep edildiğini, davacının teminat mektubunun süresini uzatması gerekirken bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasının haklı bir fesih nedeni olduğunu, davacı şirkete 08.11.2018 tarihinde idarenin ödenek yetersizliği nedeniyle yapım işine ara verildiğini, talep edilen yükümlülüklerin davacı tarafça yerine getirilmemesi nedeniyle 20.11.2018 tarihinde alt yüklenici sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bu durumun 21.11.2018 tarihinde idareye bildirilerek davacı şirketin alt yüklenici olurunun iptal ettirildiğini, bu şekilde de müvekkilinin, davacının daha fazla borcunu ödeyerek zarara girmesinin engellendiğini, idarenin yapım işine ara vermesi akabinde sözleşmenin feshi nedeni ile davacı şirket aleyhine bir durum doğmadığını, davacının alacaklılarının hem müvekkiline hem de İdareye başvurularının baş edilemez bir yoğunluğa ulaşması ile acze düştüğünün anlaşıldığını, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, müvekkilince vergisel kesintilerden sonra davacının borçlarının ödendiğini, davacı adına 331.779,44.TL ödeme yapıldığını, işin tasfiyesinin devam etmesi nedeniyle davacı adına yapılması gerekli ödemeler olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Asli ... ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti vekili tarafından sunulan 01/09/2020 tarihli dilekçede özetle; asıl davanın temelinin 16.03.2017 tarihinde taraflar arasında imzalanan ..... ..... sözleşmesi olduğunu, sözleşmesel ilişki devam ederken davacı... Ltd. Şti'nin ..... 'nin 01.10.2018 tarih ve ..... yevmiye numaralı alacağın devri (temliki) işlemiyle davalı ... Ltd. Şti.'nden alacağının 1.000.000,00 (Bir milyon) TL'sini müvekkili şirkete temlik ettiğini belirterek; 1.000.000,00 TL'nin alacağın devri tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Temlik alan davacılar vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde özetle; asıl alacağın 360.000,00 TL kısmı için ..., 230.000,00 TL kısmı için ..., 435.000,00 TL kısmı için ..., 120.000,00 TL kısmı için .... San ve Tic. Ltd. Şti ve 65.000,00 TL kısmı için .... San. Tic. Ltd. Şti adına hüküm kurulmasını , avans faizi oranında faiz ile birlikte alacaklarının ödenmesini talep etmiş, 24/03/2021 tarihli dilekçesi ile de davacı tarafından dava bedelinin 16.500,00 TL'lik bölümünü müvekkili ...'ya temlik ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davanın, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle bakiye imalat bedelinin ve cari hesap bakiyesinin tahsili, müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yargılama sırasında ..... Mahkemesi'nin 29.04.2021 tarihli ve ..... sayılı kararı ile davacı şirketin iflasına karar verilmiş olup, verilen karar 27.02.2023 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 15/01/2025 havale tarihli raporda sonuç olarak; davacının mali acz içinde olduğu ve uhdesindeki işi yapabilecek durumda olmadığı değerlendirildiğinden, davalının davaya konu sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı hususunda takdirinin mahkemeye ait olduğu, mahkemece sözleşmenin feshinin haksız olduğunun kabul edilmesi halinde haksız feshi kapsamında kar mahrumiyeti ya da menfi zarar ile ilgili bir talebine rastlanmadığı, davacının taraflar arasında düzenlenmiş olan hakkedişlerde, davacı alacağının hesap yöntemine dair talebi incelendiğinde, taraflar arasında 11 adet hakediş düzenlendiği, düzenlenmiş olan 11 adet hakedişte de davacı alacağının aynı şekilde hesaplandığı, bu 11 hakedişe davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmamış olduğundan, davacının alacağının ödenmesi hesabı için taraflar arasında bir teamül oluştuğu göz önüne ve alındığında, ayrıca taraf ticari defter kayıtlarına göre de davacının bakiye hak ediş alacağının tespit edilmediği, bir önceki maddeye bağlı olarak davacının gecikme tazminatı alacağının tespit edilmediği, yine tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının cari hesaptan kaynaklı olarak davalıdan herhangi bir alacağının tespit edilmediği bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine düzenlenen 20/05/2025 tarihli ek raporda, , kök raporlarında herhangi bir değişiklik yapmaya gerek olmadığı belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin, hakkında çok sayıda haciz işlemi başlatılması nedeniyle mali acz içine düştüğü, bilahare ..... Esas sayılı dosyasında 29.04.2021 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği , sözleşmedeki edimlerini yerine getiremediği, davalı şirketin feshinin haklı olduğu, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre de bakiye hakediş alacağının bulunmadığı, ödemelerde gecikmenin sözkonusu olmadığı, sözleşmenin feshi haklı olmakla diğer zarar kalemlerinin talep edilemeyeceği anlaşılmakla asıl dava ile asli müdahale davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Davanın REDDİNE,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 20.933,47 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 20.318,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin ... ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti 'den ve temlik alan davacılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 189.610,93 TL vekalet ücretinin davacılardan ( ... ... İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti 'den ve temlik alan ) alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
Dair, Temlik alanlar vekili Vekili Av. ..... , Davalı Vekili Av. ..... , Asli ... Vekili Av. ..... yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ..... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/11/2025
Başkan .....
¸e-imzalıdır.
Üye .....
¸e-imzalıdır.
Üye .....
¸e-imzalıdır.
Katip .....
¸e-imzalıdır.