12. Ceza Dairesi, avukatın haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle talep ettiği koruma tedbirleri tazminatında maddi ve manevi zarar hesaplama yöntemlerinin yetersizliğini değerlendiriyor.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, avukat olan davacının 196 gün süren tutukluluğu sonucunda beraat etmesinin ardından, alt mahkemelerce hükmedilen maddi tazminatın davacının gelir vergisi beyannameleri, asgari ücret veya tutukluluk nedeniyle feshedilen sabit ücretli sözleşmelerden kaynaklanan gelir kayıpları üzerinden doğru şekilde hesaplanmadığı; manevi tazminat miktarının ise davacının sosyal ve ekonomik durumu, olayın niteliği, tutukluluk süresi ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınarak makul bir seviyede belirlenmesi gerektiği belirtilerek, maddi ve manevi tazminatın yeniden değerlendirilmesi için karar bozulmuştur.
12. Ceza Dairesi         2022/7158 E.  ,  2026/3470 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1928 E. 2021/3671 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el konulan cep telefonun iade edilmemesi nedeniyle 530.000,00TL maddi ve 1.000.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 68.220,50TL maddi ve 70.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında ve gerekçede "70.000,00TL" olarak belirlenen manevi tazminat miktarının "35.000,00TL" ye indirilmesi sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/212 Esas – 2018/8 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 15.06.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 196 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.01.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Avukat olan davacının 15.06.2017-28.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı anlaşılmakla; davacının 2017 yılı gelir vergisi beyannamesine göre aylık ortalama kazancı tespit edilerek, maddi tazminatın bulunan aylık ortalama kazanç üzerinden belirlenmesi gerektiği, dosya kapsamında gelen bilgi ve belgelerden 2016 yılı gelir vergisi beyannamesine göre 8.155,00TL zarar ettiği, 2017 yılı gelir vergisi beyannamesine göre 29.129,00TL zarar ettiğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında, maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine ve dosya kapsamında yer alan belgelere göre davacının .... Şti ile.... ile arasında tutuklanmadan önce yapmış olduğu süreli ve sabit ücretli sözleşmelerin tutuklandıktan sonra feshedildiği ve vekillikten azledildiğinin anlaşılması karşısında bu şekilde tutuklanması nedeniyle sabit gelir elde ettiği kazançlarından mahrum kaldığının tespiti halinde azil tarihleri ve davacıya son ödeme yapılan tarihler dikkate alınarak hesaplanmak suretiyle, belirtilen zarar kalemlerinin de hesaplanan gelir kaybına ilişkin maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.04.2026 tarihinde karar verildi.